16 Aralık 2019
4 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 31 dk
Güneş'e kalan süre
İmsak 06:43 Güneş 08:15 Öğle 13:04 İkindi 15:23 Akşam 17:44 Yatsı 19:10

İzzet Çapa

Duyduğuma göre evleri boyuyormuşsun...

Kimileri şikayet ediyormuş üç küsur saatlik süresinden ama ben peşin peşin söyleyeyim değil üç, on üç küsur saat bile olsa yine gözümü kırpmadan seyrederdim…
Üstelik de gurbet ellerde, kendi oda koşullarımdan çok uzaklarda…
Ama hakikaten de bir Hollywood gövde gösterisi gibiydi…
Sinema tarihinin yaşayan en büyük oyuncularının resmigeçidiydi…
Bir yanıyla da adeta bütün benzer konulu Yeşilçam yapımlarına selam çakan Ertem Eğilmez’in efsane Arabesk’i lezzetindeydi…
De Niro’yla Pacino’yu karşılıklı izlemek, ‘Everybody Loves Raymond’ın Ray Romano’su ile ‘Sopranos’un Silvio’su, müthiş ‘Lilyhammer’ın Frank Tagliano’su Steven van Zandt’ı aynı filmde görebilmek, Goodfellas’tan neredeyse otuz yıl sonra Joe Pesci ile hasret giderebilmek gerçekten de müthişti…
Film, yakın Amerikan tarihine de bir bakış gibiydi…
Scorsese bize, Kennedy Suikasti’nden Domuzlar Körfezi Çıkartması’na, ünlü sendikacı Hoffa’nın kayboluşundan, Amerikan mafya tarihinin detaylarına uzanan bir görsel tur attırdı…
İkinci Dünya Savaşı’nda görev alan eski bir asker olan ve De Niro ile hayat bulan ‘Frank Sheeran’ karakteriyle, hem onun hayatına bir yolculuk yaptık, hem de Amerikan suç tarihine…
Hem de ne tur…
İlmek ilmek işlemiş filmi Scorsese…
Bir ‘sinema manifestosu’ haline getirmiş…
Belki de bu yüzden The Guardian ‘Sıkı Dostlar’dan bu yana Martin Scorsese’ın en iyi filmi. Şiddet, ihanet ve duygusal iflasla ilgili olağanüstü oynanmış, harika çekilmiş bir başyapıt’ demiş…
Aynen katılıyorum ve hatta artırıyorum…
Sinema tarihinin çekilmiş ve gelecekte de mutlaka adından çok bahsedilecek en önemli filmlerinden biriydi ‘The Irıshman’…
Bu yaşa geldim, ilk defa bir film bitti diye üzülüyorum…
Bu yaşa geldim, ilk defa bir mafya filmi izlerken gözyaşı döküyorum…
Kim bilir belki de birlikte yaşlandığımız oyuncuları seyrettiğimdendir…
Peki ya yazının başlığındaki ‘evleri boyama’ meselesi…
O da siz filmi izleyince cevap bulacak bir soru olarak kalsın…
Bu yazı hiçbir işe yaramasa bile, en azından filme kendi çapında, naçizane bir teaser’lık yapsın…
Eminim izleyince siz de bana hak vereceksiniz…

Yorumlar
Diğer Yazıları