19 Haziran 2018
26 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
3 sa 55 dk
İkindi'ye kalan süre
İmsak 03:24 Güneş 05:25 Öğle 13:11 İkindi 17:10 Akşam 20:46 Yatsı 22:37
Sevda Noyan

Sevda Noyan noyansevda@gmail.com

Dünya Kadınlar Günü mü? Vicdan Günü mü?

Bugünkü yazımı size, dün geldiğim sevdiğim ve rahat ettiğim şehirlerin başında gelen Viyana'dan yazıyorum…

Dün yolculuk telaşıyla yazamadığım Kadınlar Günü yazımı telafi etmeye çalışacağım inşaallah...

8 Mart Dünya Kadınlar Günü her ülkede, çeşitli şekillerde kutlandı...

Ben bu günleri oldum olası sevmem! Bana hiç inandırıcı gelmeyen bir durum bu...Yılın bir günü anneleri, babaları, sevgilileri, kadınları, çocukları anmaya ya da onlara özen göstermeye ayırmak "Firavun Sistemi"nin en büyük aldatmacalarından biri!

Amma ve lakin bazen doğru yapılanları görmek ve de hakkını vermek gerekir…

Özellikle bu yıl Kadınlar Günü binlerce kadının Suriye'li kardeşlerimiz için yollara düşmesi, sesini duyurması, zulme dur demesi tam bir birlik-beraberlik göstergesi olarak tarihe not düşüldü…

VİCDAN KONVOYU dünyanın her yerinden gelen kadınların Allah Rasülünün (ASVS) tavsiyesine uyarak elinle durduramadığı zulm için diliyle giriştiği bir mücadele oldu! Rabbim katkısı bulunan herkesten razı olsun, emekleri zayi olmasın inşaallah…

Suriye ve dünyanın her yerinde haksız yere hapse atılmış ve zulm çeken tüm kadınlara bir nebze umut olmuştur inşaallah..

Ayrıca CumhurReisimiz Recep Tayyip Erdoğan ve Emine Hanımefendinin son 16 yılda kadınlar için verdikleri mücadeleyi görmemezlikten gelmek sadece art niyetli olmak demektir! Hem sosyal hem de siyasi hayatta çok önemli devrim denilebilecek kararlara ve uygulamalara imza attılar ve atmaya devam ediyorlar. Allah onları da her türlü şerrden muhafaza etsin…

DİN ADAMI DEĞİL MÜSLÜMAN ADAM OLUN!

Gelelim şu günlerde gündeme sık sık ısıtılarak getirilen din adamlarının (Hakk Dîn’de böyle bir makam yok; bu böyle biline!) kadınlar üzerinden akıllarınca verdikleri fetvalar meşgul ediyor kamuoyunu… Bazı söylemleri bağlamından koparılıp yayınlanmış olsa bile yine de biz kadınları salak yerine koyan ve bizden yalnızca cinsel birer obje gibi bahseden bu söylemler beni kelimenin tam anlamıyla çok ama çok öfkelendiriyor!

İslamı yaşama gayreti içine girdiğim 19 yıldan beri hâlâ anlayamadığım ve saçma bulduğum bir tavır ve tutum bu… Bu çok bilmiş adamlar hiç mi Allah'ın mucize olan son kitabını anlayarak okumazlar?

EY ÇOK BİLMİŞ SÖZÜMONA “DİN ADAMLARI”(!)…

-Allah'ın biz mümin müslümanlara hayat rehberi olarak gönderdiği Kur’an-ı Kerîm’i anlayarak okuyan bir mü’min erkeğin, Allah'ın kadınlara verdiği değeri görüp aklı yerinden çıkmaz mı? Ve bu bilgiyle Allah'ın en güzel şekilde değer verdiği kadınlara gerekli saygıyı göstermez mi?

-Allah Rasulünün (ASVS) eşlerine ve gözünün bebeği kızı Hz. Fatıma anamıza verdiği değeri ve davranışları görüp onu örnek almaz mı?

-Hz. Ayşe annemizin ilk âlime olduğunu öğrenip kadınlarla ilgili konuşurken hiç utanmaz mı?

-Allah'ın kadınlara verdiği özgürlükleri kendi dar kafasına, nefsine göre kısıtlarken biraz olsun "Hesap Günü"nde vermek zorunda kalacağı hesaptan hiç korkmaz mı?

-Evlilikte, aile içinde sağlanmamış adaletin zulmün ta kendisi olduğunu anlamaz mı?

-Hiç bir şekilde ruhban sınıfı olmayan İslam'da, yarım yamalak bilgileriyle kendilerini kibir abdesi haline getirip küçük ilahlar olarak ortalarda dolaşırken, o "Hesap Günü"nde yüzlerinin nasıl kararacağımı bilmezler mi?

Sonuç olarak, ey bu çok bildiği zannı içinde olan mubârek Kur’an câhili ve tahrifatçısı kibir abideleri, hazırlanın en ağır şekilde hesap vereceğiniz güne ve size hesap soracak kadınların şikayetlerine!

NOT: Allah’ım bu nasıl bir lanet… Hangi ülkeye gitsem o melun FETÖ mensuplarının sistematik olarak, bıkmadan usanmadan gerçekleştirdikleri “algı operasyonu”nun insanlarda yarattığı hezeyan ile karşılaşıyorum: “Erdoğan diktatör!”.

Ey hain “zombi” FETÖ'cüler güruhu, kafanıza Recep Tayyip Erdoğan kadar taş düşsün de altında ezilin, sürünün inşaallah! Ülkemizden uzakta, gözleriniz açık verin leş kokan son nefeslerinizi o sığındığınız, işbirlikçisi, hattâ kölesi olduğunuz kafir dostlarınınzın koynunda...

-

Diğer Yazıları