Yaşam |

Dokunulur... Garo Paylan, İdris Baluken, Ferhat Encü

Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca, dokunulmazlık tartışmalarına değindiği köşe yazısında HDP'nin süreci terörize etmek istediğini belirtti.

Dokunulmazlık görüşmeleri, çıkan kavga nedeniyle ertelendi. Meydana gelen arbede, uçan tekmeleri ve yürüyen yumruklarıyla beraber basına da yansıdı. Garo Paylan, İdris Baluken ve bazı HDP’li kadın vekiller hayli aktif görünüyordu.

Kavganın nedenleri, 1) Yer sıkışıklığı, 2) Kameraların çıkarılmak istenmesi, 3) Bekir Bozdağ’ın “Üslup diyorsunuz ama sabahtan beri tehdit ediyorsunuz” demesi üzerine HDP’lilerin Bozdağ’ın üzerine yürümesi, 4) Ferhat Encü’nün bir gün önce genel kurula hitaben yaptığı konuşma nedeniyle sinirlerin gergin olması, 5) HDP’li olmanın kavga istemekle eşdeğer olması gibi unsurlardan oluşuyor.

Gerilimi Ferhat Encü başlattı. Meclis kürsüsünden devleti, kolluk kuvvetleri aracılığıyla katliam yapmakla suçladı. Gerisi çorap söküğü gibi geldi.

Yani kaçınılmaz olan oldu. Hiçbirimiz bu görüşmelerin HDP’liler tarafından terörize edilmeden nihayete varabileceğini düşünmüyorduk. Sadece HDP’li bazı vekillerin dokunulmazlığı kaldırılabilir ve kanun da buna müsait iken, bütün partililerin fezlekelerinin yargı tarafından ele alınabilir hale getirilmesini mümkün kılan bir Anayasa değişikliği yoluna gitmek, HDP tabanını rahatsız etmemek için geliştirilmiş bir jestti.

Halihazırda HDP’nin 354, CHP’nin 179, AKP’nin 46, MHP’nin 17 dokunulmazlık dosyası var. AK Parti Ana Anayasa’nın “yasama dokunulmazlığı”nı düzenleyen 83. maddesinin, “Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclis’in kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz” hükmünün uygulanmasını bir kereliğine kaldıracak bir düzenleme öneriyor.

Yani, sadece HDP’yi değil bütün partileri eşit oranda rahatsız edecek bir yolu tercih etti. Konuyu HDP ile ilgili olmaktan çıkardı. Pek tabii HDP bu jestten memnun değil. Tabanına ayrımcılığa uğradığı, Kürt halkını temsil edenlerin bir kez daha Meclis’ten kovulduğu vs. gibi mesajları verebilmeyi, bu mesajları verebileceği bir ortamın oluşmasını tercih ederdi.

Öte yandan hükümetin önerisinin hayata geçmesinin önündeki tek handikap HDP değil.

Bu yol aynı zamanda dolambaçlı bir reçeteyi uygulamak anlamına geliyor. Anayasa değişikliği teklifinin Meclis’ten geçmesi 367 oy almasına bağlı. Ancak bütün destek açıklamalarına rağmen partilerde fire olacağına kesin gözüyle bakılıyor. Beklenen, önerinin 330 ile 367 arasında bir oy alması. Bu ihtimalde Cumhurbaşkanı teklifi yeniden Meclis’e gönderebilir ya da referandum kararı alabilir.

Referandum kararı alırsa Türkiye yeniden sandık yoluna düşecek. Son 2 yılda 4 kere sandığa gitmiş halk karmaşık bir kanun değişikliği için yeniden oy kullanır mı? Sadece HDP’lilerin dokunulmazlığını kaldırmak yerine, neden fezlekesi olan diğer milletvekillerinin de dahil edildiği bir öneride karar kılındığı iyi anlatılabilirse, evet.

Katılım yüksek düzeyde olmayabilir, ama sonucun dokunulmazlıkların kaldırılmasına da “Evet” olacağına kuşku yok. Yeni referandum yeni mitingler demek, il-ilçe-belde ziyaretleri demek. “Terör tehdidi devam ederken nasıl miting yapılır, bu buluşmaların güvenliği nasıl sağlanır?” gibi konular önemli.

Öte yandan sahalara inmenin yeni fırsatlar sunma olasılığı da var. Yeni Anayasa çalışmalarını halka bire bir anlatma, yeni terörle mücadele konseptinin neden evvelki yıllardan farklı olduğunu aktarma, teröre karşı yekvücut olma direncini tahkim etme gibi.