22 Haziran 2018
23 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
3 sa 4 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 03:24 Güneş 05:25 Öğle 13:12 İkindi 17:11 Akşam 20:47 Yatsı 22:38
Sevda Noyan

Sevda Noyan noyansevda@gmail.com

"Dokunulmuş Meleklerin Vebali"

Sayın Emine Erdoğan Hanımefendiye açık mektup…

Öncelikle okuyucularımdan yazılarımdaki aksaklık için özür diliyorum…

Şu an Zanzibar’da Kizimkazı köyünde bulunuyorum. Bu arada -artık şans mı, şanssızlık mı bilmiyorum ama- teknolojiden de uzak kaldım...

Türkiye gündemini meşgul eden korkunç tecavüzün ardından yazılanların bir kısmını okuyabildim…

Bu konuda kalbim çok derinden kırık..

Ben de küçük yaşta bir yakını tarafından tacize uğramış biriyim… Uzun yıllar bu acımı içimde gizledikten sonra onbeş yıl önce gördüğüm terapiler sayesinde bu acımı açıkça ifade etmeye başladım… Bu konuda beni destekleyen hayat yoldaşım Munib Engin Noyan'a ve bu terapide birlikte çalıştığım Dr. Mustafa Merter'e çok teşekkür ediyorum, ikisine de minnettarım…

Bu tedavi sürecimden sonra elimden geldiğince yakın çevremi ve ulaşabildiğim kişileri bu konuda bilgilendirmek için ciddi bir çaba sarf ettim.

Bu konuda asıl mesele olay gerçekleşmeden önce önleme bilincine erişmek.

Maalesef son dört yıldır bu konuda oluşturduğum projeyi kimseye kabul ettiremedim…

İngiltere'de yaşayan çocuk hekimi olan arkadaşımdan aldığım bilgilerle burada bir çalışma hazırlama gayretine girdim… Bu çalışmalarımda beni destekleyen ve bilgisini paylaşan Dr. Medaim Yanık'a ve psikolog kardeşlerime çok teşekkür ederim…

Bu proje aslında çok da zor olmayan bir farkındalık eğitimi…

Son olaydan sonra sanal ortamda dolaşan Emir Khan'ın yaptığı bilgilendirme eğitiminin ünlüler tarafından ve pilot çalışmalarla ebeveyn ve çocuklara verilmesi…

Projeyi hazırladıktan sonra çalmadığım kapı kalmadı… Aslında kişilerin ve kurumların isimlerini tek tek deşifre etmeyi çok isterdim amma ve lakin verecekleri tepkileri çok iyi bildiğim için, hiç bir faydası olmayacağı gibi, kendilerinin zeytinyağı misali üste çıkacaklarını bilmenin sıkıntısı içinde bu bilgiyi kendime saklıyorum...

Bunların içinde Bakan, Müsteşar, bilimum her seviyede danışman, akademisyen, şu an pek bir moda olan dernek ve vakıfların başkanları, Belediye Başkanları var...

Kısaca söylediklerini en iyi bu söz tanımlıyor: "Aman! Bu Pandora’nın Kutusu’nu açan biz olmayalım!"

Sayın Emine Hanımefendi, sizin ve Cumhurreisimizin bu konuya bakış açınızı ve hassasiyetinizi çok iyi biliyorum… Lütfen siz bu Pandora’nın Kutusu’nu açın ve bu konuda bir seferberlik başlatın! Dokunulmuş bir çocuk bu yükü ömür boyu taşıyor ve genellikle aileden biri veya yakını tarafından dokunulduğu için de bu acı gizli kalıyor. Yapılacak ilk iş mutlaka bu farkındalık eğitimi ile bu korkunç durumunun olmaması için mücadele etmek… Size dokunulmuş ama yaraları kırk yaşında iyileşmiş bir çocuk olarak yalvarıyorum: lütfen, bu mücadele ancak eğer siz onu başlatırsanız tam olarak başarıya erişir! Bu konuda çalışacak binlerce gönüllü var… Koca koca bütçeleri olan kurumlar da belki o zaman harekete geçerler...

Allah hepimizi bu dokunulmuş meleklerin vebalinden korusun...

Selam ve dua ile...

Diğer Yazıları