23 Kasım 2020
10 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
9 sa 27 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 06:24 Güneş 07:54 Öğle 12:55 İkindi 15:24 Akşam 17:47 Yatsı 19:11
Röportaj

Doç. Çağ'dan korkutan öngörü

'En az bir yıl daha korona ile beraberiz!'

Bundan yaklaşık 11 ay önce dünya yeni tip koronovirüs denilen bir kabusa uyandı. O günden bu yana dünya çapında 60 milyona yakın insan hastalığa yakalandı. 1 milyon 300 bine yakın insan öldü. Durum Türkiye açısından da farklı değil. Şimdiden ilk dalganın rekor verilerine ulaşılmış durumda. Peki, bu salgın daha ne kadar hayatımızda olacak? Virüs şimdi daha mı güçlü? Aşı umut mu, sahte güven mi? SuperHaber röportaj editörü Hülya Okur Enfeksiyon uzmanı Doç. Dr. Yasemin Çağ'a sordu. İşte yanıtlar...

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de koronavirüs salgınında ikinci dalga tüm şiddeti ile devam ediyor. Türkiye ilk dalgada pik noktasına nisan ayında ulaşmıştı. Zirve değerler ise 127 vefat ve 5 bin 138 vakaydı. Cuma günü itibariyle açıklanan 141 vefat salgın başından bu yana en yüksek günlük kayıp. 5 bin 103 hasta sayısı da ikinci dalganın şiddetini göstermesi bakımından önemli bir başka gösterge. 

Hülya Okur, tam da ilk dalganın en yüksek değerlerine ulaşılmışken alınan yeni tedbir kararlarını salgınla mücadelede ön saflarda yer alan Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Göztepe Şehir Hastanesi Enfeksiyon Klinik Şefi Doç. Dr. Yasemin Çağ ile konuştu. Doç. Çağ, bir yılını doldurmak üzere olan salgının daha ne kadar hayatımızda olacağına ilişkin pembe tablo çizmedi. Çağ, “En az bir yıl daha Covid-19 ile beraberiz.” dedi. Sonra da iyimser tahminini yaptı: “Bahara kadar böyle devam eder, yaz aylarında sakinleriz”

Çağ ilk dalga ile ikinci dalga arasındaki en temel farkı ise “Mart’ta 60 yaş üstünü risk gurubu olarak görüyorduk. Şimdi 40, hatta 20-30 yaş gurubundaki hastaları yoğun bakıma gönderiyoruz” sözleri ile izah etti. Aşı konusunda ise çok güvenilmemesinden yana Doç. Dr. Yasemin Çağ, çünkü diyor ve sebebini şöyle anlatıyor: “Bir ışık görülse de aşıların koruyucu olup olmayacağı net değil. Aşının koruyucu etkisinin ne kadar süreceğini bilmiyoruz. Aşı umudu kimsede gevşemeye yol açmamalı”

Yeni tedbirler içinse “Kısmen faydalı olacak” görüşünde olan Çağ, “Daha katı tedbirlere gerek olabilir” ifadesini kullanıyor. Ancak tam kapanma çağrılarına da mesafeli: “Tam kapanma geçici çözümdür kalıcı bir çözüm değildir” 

Doç. Çağ. Bu savına örnek olarak da ilk dalgada uygulanan kısıtlamalarla salgının şiddetinin düşürülmesi ve ilk gevşemede yeniden tırmanışın yaşanmasını gösteriyor. Çağ, maskenin de yüzde yüz koruyucu olmadığını hatırlatara en önemli silahın mesafe olduğunu vurguluyor. 

Salgına karşı en büyük silahın ise insanların bizzat kendisi olduğunu söylüyor ve ekliyor Çağ: “Tedbirlerin etkili olup olmaması kişilere bağlı. İnsanlar olayın ciddiyetinin farkına varmadılar. İnsanlar böyle bir hastalık yokmuş gibi davranıyor. İnsanlar virüsü bulaştırarak birisinin ölümüne neden olacaklarını unutmasınlar”

“Hastalığın yönetimde Nisan-Mayıs’a göre çok daha tecrübeliyiz. Artık bilinmez değil tanıdık bir düşmanla savaşıyoruz” diyen Doç. Dr. Yasemin Çağ, “Salgının böyle sürmesi korkunç bir felaket senaryosu” diyerek tablonun karanlık tarafına da dikkat çekiyor.

Hülya Okur’un Doç. Dr. Yasemin Çağ ile yaptığı röportajda öne çıkan bazı başlıklar ise şöyle:

“Kovid-19’un sıradan virüs olmasına daha var”

“Hastalık ciddiyetini ve bilinmezliklerini koruyor

“Elimizdeki anti-viral tedavilerde başarılı olduğumuza inanıyorum”

“DSÖ Remdesivir’i öneri listesinden çıkarttı”

“Aşı konusunda daha umutvarız”

“Hastalık ilk başladığı zaman bu kadar kötü değildi”

“Mart’ta 60 yaş üstünü risk gurubu olarak görüyorduk”

“Şimdi 40, hatta 20-30 yaş gurubundaki hastaları yoğun bakıma gönderiyoruz”

“Tedbirlerin etkili olup olmaması kişilere bağlı” 

“İnsanlar böyle bir hastalık yokmuş gibi davranıyor”

“Tedbirler kısmen faydalı olacak”

“Daha katı tedbirlere gerek olabilir”

“Maske kesinlikle %100 koruyucu değildir”

“N-95 ve tıbbi maskelerin koruyuculuğu %100’lerde değil”

“Maskeyi enfekte ediyoruz”

“Mesafe kuralını uygularsak maskeye gerek kalmayabilir”

“Ölüm oranlarındaki azalma tecrübemizle ilgili”

“Yerleşmiş tedavi protokolllerimiz var”

“Hasta oranlarında bir artış var ama ölüm oranları daha düşük”

“Hastalığın yönetimde Nisan-Mayıs’a göre çok daha tecrübeliyiz”

“Artık bilinmez değil tanıdık bir düşmanla savaşıyoruz”

“Etkin bir tedavimiz olsaydı sonunu gördük diyebilirdik” 

“Şu an etkin bir tedavimiz yok”

“Aşı da her şey değil”

“Aşının koruyucu etkisinin ne kadar süreceğini bilmiyoruz”

“Henüz onaylanmış bir aşı yok”

“Bir ışık görülse de aşıların koruyucu olup olmayacağı net değil”

“Toplumun % 60’ı virüsle karşılaşırsa bulaş zinciri kırılmış olur”

“Hastalığı geçirenin tekrar geçirdiğini pratikte görmekteyiz”

“Hastalığı geçirmenin koruyuculuğu belli değil”

“En az 1 yıl daha Kovid’le beraber geçireceğiz”

“Bahara kadar böyle devam eder, yaz aylarında sakinleriz”

“Aşı konusunda iyimser değilim” 

“Aşı umudu kimsede gevşemeye yol açmamalı”

“Domuz gribi pandemiden mevsimsel gribe dönüştü”

“Hastalığında şiddetinde azalma olacağını ön görüyorum”

“Virüs zamanla vücuda uyum sağlayacak”

“Mevcut durumla yaşamayı öğrendik”

“Salgının böyle sürmesi korkunç bir felaket senaryosu”

“Virüsün mutasyonlarının daha iyi yönde olmasını bekliyoruz”

“Henüz erken ama patojenitenin zamanla azalmasını ön görebiliriz”

“Tam kapanma bir çare olabilir”

“Tam kapanma geçici çözümdür kalıcı bir çözüm değildir”

“İnsanlar olayın ciddiyetinin farkına varmadılar”

“Virüsün şu an için kanserojen etkisinden söz etmek mümkün değil” 

“Pozitif hastaların çok azı solunum sıkıntısıyla geçiriyor”

“Oksijen ihtiyacı devam eder şekilde evine gönderdiğimiz hastalar var”

“Bazı hastalar önceki fonksiyonlarına dönemiyorlar”

“Bazı hastalarda akciğerdeki hasar kalıcı olabilir”

“Kendimi bir savaşta gibi hissediyorum”

“Vakalardaki artışın nedeni insanları ciddiyet ve uyumu kaybetmesi”

“Biz bu virüsü daha önce yenmeyi başardık”

“Tedbirlere uyarsak yine başarırız”

“Her şey elimizde yeter ki hastalığın ciddiyetinin farkına varalım”

“İnsanlar virüsü bulaştırarak birisinin ölümüne neden olacaklarını unutmasınlar”

Doç. Dr. Yasemin Çağ'ın 
açıklamalarının tamamı SuperHaber YouTube kanalında yayında...

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN!

Sitene Ekle

Yorumlar