Kültür Sanat

Diyarbakır annelerinin mücadelesine ilişkin ilk ciddi çalışma 3 dilde yayınlandı

Evlatları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan annelerin HDP'nin Diyarbakır İl Başkanlığı önünde devam ettirdiği "Evlat Nöbeti" hakında yapılan ilk ciddi çalışma okuyucular ile buluştu. Yetenek uzmanı, eğitimci ve yazar Tülay Demir Oktay'ın yazdığı , “Annemin Sesi: Diyarbakır Anneleri Anlatıyor” adlı kitap 3 dilde yayınlandı. Kitapta Diyarbakır Annelerinin hikayeleri yer alıyor.

Yetenek uzmanı, eğitimci ve yazar Tülay Demir Oktay, “Annemin Sesi: Diyarbakır Anneleri Anlatıyor” adlı kitabında terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan çocuklarını geri almak umuduyla “Evlat Nöbeti” tutan “Diyarbakır Anneleri”ni dinledi. Çocukları PKK’nın esiri olan annelerin feryatlarını, her ne pahasına olursa olsun evlatlarını PKK’nin elinden “söke söke alma” konusundaki ısrarlarını kitabının sayfalarına taşıdı. Türkiye’nin “Hacire Anne” olarak tanıdığı acılı bir annenin isyanını, PKK’nın elinden kaçan Berfin’in pişmanlığını kendi anlatımlarıyla 3 dilde okuyuculara ulaştırdı.

Türkiye’nin “Hacire Anne” olarak tanıdığı, çocuğu terör örgütü PKK tarafından kaçırılan acılı bir annenin isyanıyla HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde başlattığı oturma eylemi, benzer acılar yaşayanlara ilham kaynağı oldu. Hacire Anne’nin oturma eylemindeki ısrarı karşısında çocuğuna kavuşması, diğer anneleri daha da cesaretlendirdi. Annelerin isyanını yakından hisseden yazar Tülay Demir Oktay, her ne pahasına olursa olsun nöbetten dönmeyen anneler, bu nöbetlerle PKK’dan kurtulmayı başaranlar, çocuğunun ölüm haberini almasına rağmen davasından vazgeçmeyenlerle yaptığı röportajlardan oluşan kitabında konuyu tanıkların cümleleriyle ele alıyor. 3 dile basılan kitapta sadece kendi çocuğu için değil “Ben dağdaki bütün çocuklar için de buradayım, gitmiyorum!” diyerek PKK’nın esaretine giren tüm çocuklar için isyan edenlerin sesi oluyor.

HACİRE ANNE'NİN İSYANI

Yetenek uzmanı, eğitimci ve yazar kişiliğiyle bilinen Tülay Demir Oktay, Hacire Anne’den, PKK’dan kaçan genç kız Berfin’e kadar konunun tüm taraflarının yaşadıklarını aktardığı kitabında, kanıta dayalı ezber bozan tespitlerde bulunuyor. Kitapta HDP’nin 40 yıldır Kürtleri kandırdığını ve Kürtler üzerinden rant sağladıkları tespitinde bulunan Hacire Anne’nin Diyabakır’a gelen Avrupalı heyete “Siz PKK’ya destek vermemiş olsaydınız, şu an çocuklarımız dağda olmazdı” diyerek haykırışını gözler önüne seriyor.

Kitapta yer alan Hacire Anne’nin anlatımlarından bazı bölümler, HDP binası önünde yaşadıklarını ve bugüne kadar pek söylenmeyen gerçekleri de ortaya koyuyor.

“Burada bu insanlar ağlıyor, hiç mi vicdan yok ki biri de aşağı inip ‘Bizim hiçbir alakamız yok, gelin size yardım edelim’ desin? Bunu yapmaları için Kandil’den talimat almaları lazım. Talimat almadan gelemezler buraya. HDP milletvekillerini görüyorsunuz, yeri geldiği zaman ‘Kürt’ü temsil ediyoruz’ diyorlar. Biz de Kürt’üz, inkâr etmemişiz ki... Demek onların en baştan beri niyeti Kürtleri değil örgütü temsil etmekmiş. Zaten 40 yıldır Kürtleri kandırıyorlar. Kürtlerin üzerinden rant sağlıyorlar. Biz Kürtlüğümüzü hiç inkâr etmemişiz, gelsinler de benim çocuğumu PKK’dan istesinler. Kürt’ün milletvekilleriyse, gelsinler. Avrupa’dan bir heyet geldi yanımıza. Bu Avrupa heyetiyle bizzat kendim de görüştüm. Onlara söyledim, ‘Siz PKK’ya destek vermemiş olsaydınız, şu an çocuklarımız dağda olmazdı’ dedim.”

PKK'DAN KURTULAN BERFİN'İN İBRETLİK HİKAYESİ

Tülay Demir Oktay, ‘pikniğe gidiyoruz’ denilerek kandırılan ve sonrasında PKK’nın esiri olan Berfin’in hikâyesini de sayfalarına taşıdı. Genç kızın bir arkadaş ortamından terör örgütü kampına uzanan ibretlik hikâyesini şu sözlerle kaleme aldı:

“Biraz özgürlük, biraz özgüven arzusu, üzerine gençliğin getirdiği sorgusuz sualsiz güven duygusu ve heyecan... Berfin bu karmanın esiri oldu. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren gençlik meclisi, tam aradığı yerdi. Ya da o öyle sanıyordu.

Orada sosyalleşti, orada arkadaş edindi. ‘Hadi pikniğe’ denildiğinde, ‘Nereye, kiminle?’ diye sormadan çantasını alıp çıktı evinden… Kendini tanımadığı erkeklerle bir arabanın içinde, yolun sonunda da piknik alanında değil, terör kampında buldu.
Gecelerce ağladı, ‘Artık bitti, aileni unut!’ diyenlere aldırmadı. Defalarca kaçmaya çalıştı, her seferinde yakalandı, kuş uçmaz kervan geçmez zirvelere sürgün edildi. Yapacağı işe de, kod adına da PKK karar verdi. Her şeye ‘peki’ dedi, itiraz hakkı yoktu. Onların ihtiyaçları doğrultusunda sabotajcı olarak yetiştirildi!
Gönderildiği son yerde, ‘Vursalar da öldürseler de durmam buralarda!’ diyerek ölümü göze alıp firar etti. Dizleri kesilene kadar koştu, kendini yola atıp bir araç durdurdu. Onu alan yaşlı peşmerge, özgürlüğün kapısını yeniden açtı. “

Türkiye’ye ulaşmayı başaran Berfin hikâyesini anlatırken en çok ihtiyaç duyduğu şeyin “sevgi” olduğu söylüyor ve gençlere çok önemli bir tavsiye de bulunuyor.

“Ne olursa olsun ailelerini dinlesinler, tavsiyem illaki odur. Benim ailem diyordu ki: ‘Arkadaşların kim? Tanıyalım.’ Benim tanıştırma gibi bir şeyim yoktu. Ailelerini dinlesinler, arkadaşlarını iyi seçsinler. Her söylenene kanmasınlar. Özellikle doğu kesiminde hani çocuk çoktur, ailelerde sevgi olsa bile herkese sevgi yetmiyor. Bizim aile mesela. Altı çocuğuz, annem kime yetişsin? Yani ne bileyim aileler de çocuklarıyla daha fazla ilgilenmeli. Daha fazla sevgi göstermeli. “

TÜLAY DEMİR OKTAY KİMDİR?

Hollanda Volkskrant gazetesi tarafından son 50 yıldaki “En Etkili 50 Türk”ten biri seçilen Tülay Demir Oktay, eğitim hayatını doğup büyüdüğü ülke olan Hollanda’da tamamladı. Hollanda Marnix Akademi Pedagojik Bilimler Bölümü’nden mezun olduktan sonra kariyer hayatını şekillendirmeye başladı. Kariyer hayatında yetenek uzmanı, eğitimci ve yazar olarak farklı roller edindi. Öz Yetenek ve Eğitim Uzmanı olarak Hollanda’da My Core Talents adlı şirketini kurdu. Türkiye’de kurduğu Yetenek Avcısı şirketiyle çocuklar ve gençlere, doğuştan gelen yeteneklerini keşfederek doğru meslek seçiminde bulunmalarına kılavuzluk etti. Çocuk ve gençlerin yeteneklerinin geliştirilmesi amacıyla Talent by TD adlı derneği kurdu. Hollanda’da yaşayan bir ailenin 3. kuşak torunu olan Oktay, çok sayıda sosyal sorumluluk projesinin içerisinde yer alarak toplumsal fayda odaklı çalışmalar yürüttü. “Keşke Deme” ve “Çocukken Ne Olmak İsterdin?” adlı 2 kitaba imzasını atan Oktay, 2015 yılında Türk ve Hollandalılar arasında köprüler kuran yönüyle Hollanda’da yaşayan “En Etkili 50 Türk” listesinde yer aldı. 2013’ten bu yana Hürriyet gazetesinde eğitim haberlerine imza atıp, ünlülerle röportajlar yapıp köşe yazılarına imza atan usta yazar, geçtiğimiz sezon Kanal D’de ekrana gelen Setekstra adlı programın sunuculuğunu üstlendi. Yetenek uzmanı, eğitimci ve yazar kişiliğiyle kariyer hayatını sürdürüyor.