24 Kasım 2020
5 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
2 sa 34 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 06:25 Güneş 07:55 Öğle 12:56 İkindi 15:24 Akşam 17:46 Yatsı 19:11
Yaşam

Diş eti hastalığı kanser riskini yüzde 24 artırıyor!

Almanya’da yapılan bir araştırmada diş eti hastalığı yaşayanların herhangi bir kanser türüne yakalanma risklerinin yüzde 24 arttığı belirlendi. Genetik yatkınlığın diş eti iltihaplanmasına yakalanma oranını artırdığını ifade eden Diş Hekimi Engin Aksoy, “Diş bakımını ihmal etmek bu hastalığın seyrini oldukça hızlandırıyor ve dişten başlayan iltihaplanma kan dolaşımı ile tüm vücuda yayılıyor. Bu iltihaplanma hücre yapısının da bozulmasına neden olarak kansere zemin hazırlayabilir” diye konuştu.

Periodontitis olarak adlandırılan diş eti iltihaplanmasının kaynağı sıklıkla genetik yatkınlık. Ancak ilerleyen yaşın etkisi ve diş-ağız bakımını ihmal etmek de iltihaplanmaya neden olabiliyor. Almanya’da okuyan ve orada uzun yıllar diş hekimliği yapan Engin Aksoy, “Örneğin Almanya’da 35 yaşın üzerinde periodontitise yakalanma oranı çok yaygın. Aslında burada diş etinden ziyade kemiğin de hastalanması önemli. Çünkü kemiği koruyan diş etidir. Kemiği kapatır, dışardan gelecek mikroplara karşı korur. Ancak zamanla bakımsızlığın ve yemek artıklarının da etkisiyle ağıza yerleşen mikroplar diş etini çürüterek kemiğe doğru yol alır. Korumasız kalan diş kemiği gerilemeye başlar. Mesela dişleri buzdağının görünen yüzü olarak tabir edelim. Asıl kökü yani yüzde 70’i aşağıdadır. Periodontitis nedeniyle diş eti gerilemeye başlar ve dişin nerdeyse yüzde 70’i dışardan görünür hale gelir. Bu büyük bir sorundur. Ağır koku oluşur, dişler sallanmaya başlar” ifadesini kullandı.

DİŞ ETİ İLTİHAPLANMASI SİNSİ İLERLİYOR

Hastalığın oldukça tehlikeli olduğunu belirten Diş Hekimi Engin Aksoy,” Diş eti iltihaplanması bazen hiç belirti vermeden uzun yıllar diş etini ve kemiği çürütebiliyor. Öyle hastalar geliyor ki görünür de hiçbir sorun yok ancak panoramik röntgende neredeyse tüm dişlerin çekilmesi gerektiği ortaya çıkıyor” diye konuştu. Ağız ve diş bakımına gereken özeni göstermemenin de genetik yatkınlık olmasa bile diş eti iltihaplanmasına neden olabileceğini belirten Engin Aksoy, “Bakımsızlık söz konusu ise hızla ilerliyor. Düzenli diş fırçalama alışkanlığının olmaması, diş ipi kullanılmaması hem yemek artıklarının ağızda çürümesine hem de diş taşı ve plak oluşumuna sebebiyet veriyor ki bu da iltihaplanmanın önemli nedenlerinden” dedi.

engin aksoy ile ilgili görsel sonucu

KANSER DİŞ ETİNDEN DE GELEBİLİR!

Almanya Ulusal Kanser Enstitüsü Dergisi’nde yayımlanan 10 yıllık araştırmanın sonucuna göre periodontitis teşhisi konan 7 bin kişinin yüzde 24’ünde pek çok kanser türü geliştiği ortaya çıktı. Araştırmayı değerlendiren Diş Hekimi Engin Aksoy, “Diş eti hastalığının genel sağlığı da etkilemesi gayet mümkün. Çünkü vücutta sürekli kan yoluyla bir dolaşım söz konusu. Dolayısıyla diş etindeki mikroplar solunum yolundan akciğere inebilir, mideye, pankreasa yol alabilir. Vücudun pek çok noktasında hücre değişimlerine neden olabilir” diye konuştu.

Periodontitis hastalığının tüm sinir sistemini etkileyebilecek tehlikeye sahip olduğuna dikkat çeken Diş Hekimi Engin Aksoy, “Örneğin kalp krizi, kalp ve damar hastalıkları, beyin fonksiyonları, inme, erken doğum, sorunlu gebelik vs. Tüm bunların nedeni diş eti iltihaplanması olabilir. Öyle hastalarımız oluyor ki kalp hastası ama diş eti iltihaplanması tedavisinden sonra hastalığın normalleştiğini görüyoruz” dedi.

DİŞ HEKİMİNE SADECE AĞRIMIZ OLDUĞUNDA GİDİYORUZ!

Diş hastalıklarının sinsi ilerlediğini vurgulayan Diş Hekimi Engin Aksoy, “Ben uzun yıllar Almanya’da diş hekimliği yaptım, sonra ailemle birlikte ülkeme dönmeye karar verdim ve burada mesleğimle ilgili beni üzen maalesef toplumumuzun dişine, ağzına gereken önemi vermemesi. Bir ağrımız, şikâyetimiz olmasa dahi 6 ayda bir mutlaka diş hekimine gitmemiz gerekiyor. Çünkü diş problemleri çoğunlukla son noktaya geldiğinde belirti verir. Belirli periyottaki diş kontrolleri de bunu önlemek içindir. Henüz şikâyetler başlamadan sorunu görür ve engelleriz. Diş kaybetmezsiniz. Mikroplar ağzınızdan giriyor ama sağlığın da ağızdan başladığı unutulmamalı. Siz doğru beslenebildiğiniz sürece sağlıklı olabilirsiniz. Ama dişler sağlıklı değilse yemek yiyemez, çiğneyemez, iyi de beslenemezsiniz” diye konuştu.

Yorumlar