Yaşam

Dedikodular üzerine kanıtlamak istedi... Hayatlarının şokunu yaşadılar!

Manisa’da anlaşmalı ayrılan çift, çıkan söylentiler üzerine DNA testi yaptırmaya karar verdi. Adli Tıp “Çocuklar babadan değil” raporu verince hayatlarının şokunu yaşadılar. Babanın DNA’sının, ilik nakli sebebiyle değiştiği öğrenildi.

Sabah Gazetesi'nden Fatih Ulaş'ın haberine göre; Eşine az rastlanır bir dava Manisa'da gerçekleşti. Anlaşmalı boşanan çift, söylentiler üzerine çocukların babadan olduğunu kanıtlamak için mahkemeye başvurup, DNA testi yaptırmak istedi. Adli Tıp önce "Çocuklar babadan değil" diye rapor sundu. Fakat daha sonra baba M.A.'nın ilik nakli sebebiyle DNA'sının değiştiği ve birden fazla DNA'ya sahip olduğu belirlendi.

İnanılmaz hukuk mücadelesi, 36 bin nüfuslu Sarıgöl'de yaşandı. 2005'te M.A. ile evlenen A.V.'e (32), tüp bebek tedavisi uygulanmasının ardından çocuğu oldu. İkilinin daha sonra normal yoldan iki çocuğu daha dünyaya geldi. 13 yıl evli kalan çift, 2018'de anlaşmalı olarak boşandı. Bir süre sonra çirkin dedikodular ve ailesinin baskısı üzerine M.A., çocukların kendisinden olduğunu kanıtlamak için 2019'da soybağı tespit davası açtı. Çocuklar ve babadan örnekler alarak İzmir Adli Tıp, DNA incelemesi yaptı.

İLK RAPORDA ŞOKE OLDULAR

26 Eylül 2019'daki Adli Tıp raporunda, çocuklar ile babanın DNA profilinin karşılaştırıldığı, M.A.'nın çocukların biyolojik babaları olmadığı öğrenildi. Yaşadığı şaşkınlık ve endişeyle anne A.V., Manisa Barosu avukatlarından Zeynep Avcı ve Ece Yavaş'a ulaştı. Rapora itiraz eden avukatların dilekçesinde, baba M.A.'ya askerdeyken ilik nakli uygulandığı, bu nakil sebebiyle kan grubunun bile değiştiği fakat DNA testinde bu durumla ilgili hiçbir bilgi olmadığı dile getirildi. Dilekçede ayrıca Adli Tıp'ın dünyada çok nadir görüldüğü ifade edilse de çift DNA (kimerizm) faktörüne ilişkin inceleme yapılması da talep edildi. İtiraz kabul edildi ve Adli Tıp ikinci kez test yaptı. Davanın ve ailenin kaderini, itiraz süreci değiştirdi.

'KİMERİZM'

4 Eylül 2020'deki son Adli Tıp raporunda, ilik nakli sonucu bir insanda, iki insana ait DNA'nın bulunabileceğini, buna tıpta "kimerizm" denildiği ifade edildi. Babadan bu kez "ağız içi sürüntüsü" ve "köklü kıl" örnekleri, çocuklar ve anneden de ağız içi sürüntü örnekleri alındığı belirtildi. Raporda, babanın ağız içi sürüntü örneğinde birden fazla şahsa ait DNA profilinin bir arada karışık olarak elde edildiği aktarıldı. Karışık DNA profilinin, daha önce babanın kan örneğinden elde edilen DNA profilini de içerdiği tespitine yer verildi. Sonuç olarak raporda, baba M.A.'nın yüzde 99.99 ihtimalle üç çocuğun da biyolojik babası olduğu belirtildi. 0 Aralık'ta davayı karara bağlayan mahkeme, son rapora göre babanın M.A. olduğuna karar verdi.

'HERHANGİ BİR NAKİL OLUP OLMADIĞI MUTLAKA SORULMALI'

Antik Yunan mitolojisinde "Kimera", ağzından ateş püskürten aslan kafalı, keçi gövdeli, ejderha kuyruklu bir yaratık olarak ifade ediliyor. Bu kelimeden türetilen "Kimerizm" de tıpta aynı bedende, farklı doku ve organlarda, birbirinden tamamen farklı DNA profillerinin bulunmasını, yani tek bedende iki farklı DNA olmasını belirtiyor. Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, "Bu tip olaylara rastlama ihtimaline karşı DNA örneği alınırken kişiye mutlaka daha önce kemik iliği, kan, organ gibi herhangi bir nakil olup olmadığının sorulması gerekir" diye konuştu.