27 Mayıs 2020
14 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
6 sa 34 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 03:36 Güneş 05:30 Öğle 13:06 İkindi 17:04 Akşam 20:33 Yatsı 22:18
Gündem

Davutoğlu FETÖ'cüleri neden salıvermek istiyor?

Ahmet Davutoğlu’nun genel başkanı olduğu Gelecek Partisi, Adalet Komisyonu’nda kabul edilen infaz düzenlemesine ilişkin 7 maddelik bir itiraz metni yayınladı. Parti, özellikle FETÖ'den tutuklu ve hükümlüleri bağlayan 'irtibat' ve 'iltisak' kriterinin kaldırılmasını teklif etti.

Metinde en dikkat çeken bölüm ise, “Devlete Karşı Suçlarda Kriter ‘Cebir ve Şiddet’ Olmalıdır” başlıklı 5. madde oldu. Özellikle FETÖ’den tutuklu ve hükümlüleri bağlayan “irtibat” ve “iltisak” kriterine son verilmesi çağrısı yapan Gelecek Partisi, “Devlete karşı işlenen suçlarda kriter, ‘irtibat ve iltisak’ değil ‘cebir ve şiddet’ olmalıdır” teklifinde bulundu.

Gelecek Partisi’nin önerilerinin 5. maddesi şöyle:

“Son yıllarda maalesef terör tanımı hem siyaset hem de yargı makamları tarafından ceza hukukunun genel ilkelerine aykırı olacak şekilde genişletilmiştir. Hukuk geriye doğru işletilmiş ve geçmişte suç sayılmayan fiiller yüzünden bireyler silahlı terör örgütü üyesi ya da sempatizanı sayılarak tutuklanmış veya mahkum edilmişlerdir.

İlkesel olarak, “Devlet, kişilere karşı işlenen suçları affedemez” yaklaşımı yerindedir. Lakin devlete karşı işlenen suçlarda kriter; ‘irtibat ve iltisak’ değil ‘cebir ve şiddet’ olmalıdır. Devletin şahsına karşı herhangi bir suça bulaşmamış olanlar ile Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin içtihatlarında da belirtildiği üzere “sempatizanların terör suçlusu ve terör örgütü üyesi sayılamayacağı” dikkate alınmalıdır. Yapılacak infaz düzenlemelerinde, yasalar önünde tüm vatandaşların eşitliği ve devletin bir hukuk devleti olması ilkelerini ortadan kaldıran, istisna öngören yaklaşımlar terk edilmedikçe, halkın af beklentileri sona ermeyeceğinden kamuoyu vicdanı tatmin edilmiş olmayacaktır.”

Yorumlar