2 Nisan 2020
8 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 48 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 05:11 Güneş 06:39 Öğle 13:13 İkindi 16:47 Akşam 19:37 Yatsı 20:59
Gündem

"Darbeden kasıt siyasetin dizaynı"

Habertürk'te Veyis Ateş'in konuğu olan Mete Yarar, darbe iddialarına neden olan Rand Corp. raporuna farklı bir bakış getirdi. Burada bahsedilen darbenin adını koymak gerektiğini söyleyen Yarar, "Askeri bir darbeden çok, Türkiye'deki siyasetin dizayn edilmesi konusunda, siyasete müdahaleyi kastettiklerini düşünüyorum. Oradaki darbe söylemi daha çok siyasete müdahale anlamında. " diye konuştu.

SuperHaber
SuperHaber

Habertürk TV'de Veyis Ateş'in sunduğu Habertürk Gündem programında ABD'li Rand Corporation tarafından hazırlanan rapor ve içinde geçen darbe iddiaları ele alındı.

Programın konukları arasında yer alan Mete Yarar konuşmasına "Bu rapora anlam yükleyelim mi yüklemeyelim mi? Bugün Ömer Çelik de böyle bir olayın gündeme getirilmesinin Türkiye'de menfi sonuçları olabileceğini söyledi, hem turizm hem de yatırımlar konusunda olsun. Doğru olabilir ama bu raporu yok mu sayalım? Raporu hiç yaşanmamış mı sayalım." sözleri ile başladı. 

"DARBE OLACAK DİYE OKUMADIM"

Sonra da raporu Türkiye'de darbe olacak diye okumadığını ifade ederek sürdürdü. Yarar, "Ben Rand Corporation raporunu Türkiye'de darbe olacak diye okumadım. Önümüzdeki dönemde Amerikalılar Türkiye'nin fotoğrafını nasıl görüyorlar ve dünyaya bizi hangi fotoğraf üzerinden servis edecekler. Ben bunun üzerinden okudum. Onların söylemi ile darbe olmayacağı için, teşvik edebilir ama o gittikçe azaldı. Türkiye'yi nasıl servis edecekler. Çünkü bundan önce Türkiye ABD ilişkilerini, Türkiye Rusya ilişkilerini nasıl şekillendirebiliriz diye de raporlar hazırlatmışlardı. Mesela orada en çok söyledikleri şey şuydu. Fişinin çekileceği yer İdlib diyorlardı. İdlib'de Astana süreci bitecek, Astana süreci bittiğinde Türkiye-Rusya ilişkileri gerginleşecek diyorlardı. Şimdi durum nasıl, öyle değil mi?" dedi. 

"TÜRKİYE'DE MUHALEFETİN NASIL ŞEKİLLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİNİ SÖYLÜYOR"

Bu raporda kendisini asıl rahatsız edenin darbe söylemi olmadığını ifade eden Mete Yarar asıl endişesini şöyle anlattı:

"Ben bunları Türkiye'de bir darbe olacak değil, bir sonraki eyleminin ne olacağı anlamında söylüyorum. Türkiye'de zaman zaman tartışır, zaman zaman konuşuruz. Bir darbe söyleminden çok, siyasetin dışarıdan hala müdahale etme potansiyelinin olmuş olması beni rahatsız ediyor. Çünkü onun içinde okumadığımız bir bölüm daha var. Daha doğrusu sende olmayan bir bölüm daha var. Türkiye'de muhalefetin nasıl şekillendirilmesi gerektiğini de söylüyor. Darbe demiyor, orta sınıf subaylar rahatsız diyor. Ama başka bir şey daha söylüyor. İktidarın devrilmesi ya da değişmesi için hangi muhalefetin, hangi gurubun desteklenmesi gerektiğini de tarif ediyor." 

"KARDEŞİM BU DEVİR BİTTİ"

Raporu okuduğunda tüm siyasilerden bir beklentisi olduğunu belirten Yarar, "Sadece Hulusi Akar'ın çıkıp yaptığı söylemden öte bütün siyasi partilerin çıkıp "kardeşim bu devir bitti, Türkiye'de ne beni şekillendirebilirsin. Ne de beni bu raporların içerisinde meze edebilirsin. Türkiye'de biz, seçimle geliriz, seçimle gideriz. Bunun dışında da hiçbir raporu kabul etmiyoruz" söylemi benim için çok değerliydi." diye konuştu. 

"ASKERİ BİR DARBEDEN ÇOK..."

"Ben darbe deyince adını koyayım. Askeri bir darbeden çok, Türkiye'deki siyasetin dizayn edilmesi konusunda, siyasete müdahaleyi kastettiklerini düşünüyorum" diyen Mete Yarar sözlerine şöyle devam etti:

"Oradaki darbe söylemi daha çok siyasete müdahale anlamında. Bu zaman zaman Türkiye'de yargı üzerinden olmuştur, zaman zaman kalkışmalar üzerinden olmuştur, zaman zaman terör üzerinden, zaman zaman da ekonomi üzerine olmuştur. Türkiye'deki karar verici mekanizmayı sıkıştırmak. Rapor neden hazırlattırılıyor; Türkiye Amerikan ilişkilerinin düzeltilmesi, bunun yol haritası ve bunu niye düzeltemiyoruzun ifadesi."

RAPORUN TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİ İLE ALAKASI

Bu rapordan önce İdlib konusunda olayların başladığına dikkat çeken Yarar, "Hatırlarsanız Cumhurbaşkanı Libya konusunda Rusya ile ters düşmeye başladığında, arkasından İdlib konusunda ters düşmeye başladığında süreç bir aydan öncesindedir. İşte o arada araya ABD'liler girdi." dedi. Yarar sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Biz sizinle nasıl işbirliği yapabilirizin mekanizmasını kurmaya başladılar. Dikkat ediyorsanız biz bu akşam bu konuşmaya gelmeden önce normalde kimin devreye girip Cumhurbaşkanı ile konuşmasını beklersin, Putin'in değil mi? Kim aradı, kiminle konuştular? Trump'la konuştular. Hatta Trump şu açıklamayı yaptı. İdlib konusunu konuşuyoruz, İdlib konusunda nasıl bir çözüm bulacağımıza beraber karar vereceğiz. Normalde bunu Putin'den beklersin. Ama Rusya'ya giden heyet önüne konan bir takvimi ve haritayı reddederek Türkiye'ye döndü. Ve ortak bir nokta bulamadılar. Anında takip eden bir mekanizma var. Şunu anladılar. Türkiye'yi ya muhalefeti destekle yapacaklar ya da araya girecekleri pozisyonlar almaya çalışıyorlar. Türkiye'deki kırılganlıkların fotoğrafını çektikleri için oradan kendilerine bir ders çıkartıyorlar. Bu dersten bir tane daha var. Bugün Jeffrey ve bu konuyla ilgili gruplar YPG/PKK'ya şu ultimatomu verdiler: Türk askerine saldırdığınız andan itibaren bütün destek bitecektir diye. Bu yeni bir sürecin başlangıcı ama ben açık ve net söylüyorum bu konuda başından beri aynı konumda olduğum için ne Rusya'ya ne de ABD'ye sırtımı dayamam. Yeni bir süreç başlayabilir ama Türkiye ABD ilişkileri arasındaki derin ayrılıklar yalnızca Rusya yüzünden değil. Orta Doğu'daki çizimlerin tamamının Türkiye'nin önündeki beka tehdidinden kaynaklanıyor. Bu değişmediği müddetçe Türkiye-ABD ilişkilerinin yakın zamanda düzeleceğini düşünmüyorum."

Yorumlar