Gündem |

'Darbe virüsü Azerbaycan'a sıçradı mı?' Askeri işbirliğini hatırlatan Mete Yarar'dan can alıcı sorular!

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içine sızan Fetullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz’da giriştiği darbe girişiminin ardından operasyon ve tepkiler sürerken, Superhaber yazarı ve Güvenlik Uzmanı Mete Yarar dikkat çekici bir uyarı yaptı.

Yarar, Türkiye ile Azerbaycan arasında siyasetin dışında askeri anlamda da ciddi işbirliği yapıldığına vurgu yaparak “Bu virüs Azerbaycan ordusuna da bulaştırıldı mı” sorusunu gündeme getirdi.

Azerbaycan personelini TSK eğitti

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki askeri işbirliği anlaşmaları çerçevesinde uzun yıllardan bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Azerbaycan ordusunu eğittiğini hatırlatan Yarar şu bilgileri paylaştı:

“Türk Silahlı Kuvvetleri bu eğitimler çerçevesinde Azerbaycan ordusunu hem NATO standartlarına getirmeye çalışıyor hem de daha önce Rus ekolünde eğitim alan birimleri yeni bir eğitim sistemine döndürüyor. İşbirliği kapsamında sahada yapılan çalışmalar,askeri malzeme tedariki gibi unsurlar da yer alırken, en önemlisi personel eğitimi konusu. Personel eğitimi çok önemli bir konu. Hem Türkiye’de Harp Okulları, diğer askeri okullar ve harp akademilerinde eğitilen Azeri subaylar var hem de Azerbaycan’da kurulan Harp Okulu’nda hocalık, Tabur Komutanlığı, Birim Komutanlığı yapan TSK personeli var.”

Azerbaycan’da da darbe tehlikesi var mı?

FETÖ’cü darbecilerin ifadelerinde Türkiye’de 1990 sonrasında bazı subayların bu örgütün kontrolünde yetiştirildiği bilgisinin yer aldığını hatırlatan Mete Yarar, şu soruları gündeme getirdi:

- Bu süreçte bizim Harp Okulları’na sızdığı belli olan virüs Azerbaycan Ordusu’na da bulaştırıldı mı?

- Türkiye’de 1990 sonrasında bu örgüte müzahir olduğu belirtilen bazı subaylar yetiştirilirken acaba aynısı Azerbaycan’da da yaşanmış olabilir mi?

- Bir darbe girişimi de acaba Azerbaycan’da yaşanabilir mi?

- Bu anlamda Azerbaycan ordusunun ve devletinin uyarılması yerinde olabilir mi?

Oradaki yapıyı kuranlar arasında darbeciler var

Bu soruların mutlaka gündemde tutulması gerektiğinin altını çizen Yarar, “Çünkü bu sürecin en kötü taraflarından bir tanesi, Türkiye’deki okullarda yer alan bazı eğitimcilerin ve komuta kademesindeki bazı kişilerin bu örgütün elemanı çıkması. Bu personellerden bazıları zaten oraya gidip oradaki sistemi kurup, oradaki sistemi uzun süredir işletiyor” bilgisini verdi.

HABER: Ceyhun BOZKURT