20 Ekim 2020
16 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 11 dk
Güneş'e kalan süre
İmsak 05:50 Güneş 07:14 Öğle 12:54 İkindi 15:53 Akşam 18:24 Yatsı 19:43
Gündem

‘Telefitneciler’ iş başında

“‘DAMADIN SİHASI’ DEMEK İHANETİN DİLE YANSIMASIDIR!”

SuperHaber programcısı - Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ve Hürriyet yazarı - SuperHaber programcısı Nedim Şener ile “Memleket Aşkına”nın yeni bölümü SuperHaber YouTube kanalında yayında…

İki usta isim SuperHaber programcısı - Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ile Hürriyet Gazetesi yazarı Nedim Şener, “Memleket Aşkına” programının yeni bölümünde, Azerbaycan - Ermenistan cephesindeki son durum ve Azerbaycan’ın ilerleyişinde en önemli faktörlerden biri olarak övgüler alan BAYRAKTAR TB2 konusunda yapılan haksız eleştiriler ile yalan haberler masaya yatırıldı.

ŞENER: ERMENİSTAN'IN YAPTIKLARI HEM ARSIZLIK HEM YÜZSÜZLÜK!

Nedim Şener, "Azerbaycan, Dağlık Karabağ’da işgal edilmiş topraklardan Ermenistan’ı çıkartacak. Hukuki meşru haklarını da alacak. Bunu yapmazsa, herkesin de ortak düşüncesi önümüzdeki 30 yıl değil artık sonsuza kadar o haklarını geri kazanamaz. O yüzden Azerbaycan’ın ne yapacağı belli, üstünlükleri ve stratejisi belli. Asıl problem Ermenistan. Ermenistan şaşırtan ayrı bir karakter. Ermenistan’ın yaptıklarını hem insan karakterinde hem de devlet karakterinde hiçbir yere koyamıyorum. İşgalci konumunda hem arsız hem yüzsüz. İnsan doğasında bir yalanın, aldatmanın etkisi sınırlı olabilir. Ancak burada bir devlet politikası haline gelmiş yalan, ikiyüzlülük, arsızlık, utanmazlık bütün bir toplumu etkiliyorsun ve coğrafyayı zehirliyorsun. Sivillerin yaşadığı alanlarda, çatışma bölgesi olmayan Gence’de sivilleri hedef aldı. Bunun da bir taktik olduğunu söylüyor. Bu kadar namertçesi onların tarihlerinde var. Bunun genel bir karakter olduğu anlaşılıyor. Batı dünyasında zaten var olan Türkiye düşmanlığının üzerine ‘Bakın biz bunu engelleyemezsek, Türkler Viyana kapılarına kadar gelir’ diye dünyanın en delice laflarını ediyorlar. İlginç olan Almanya kamuoyunda Türkiye aleyhine ‘Türkler soykırım peşinde’ diye bir başlık atıyor. Almanlar ve Ermeniler, soykırımcı sizsiniz. Bizde böyle bir yoktur. Paşinyan’ın uluslararası medyayı etkin bir şekilde kullandığını görüyoruz. Azerbaycan’n haklılığı hiçbir yerde yer almıyor. Paşinyan’ın zırvalıklarını bol bol veriyorlar. Anlıyoruz ki Paşinyan, uzaktan namertçe attığı füzelerin yanında medya üzerinden algı yaratarak, Azerbaycan’ın kendi konvansiyonel olarak füzelerle vurmaya, Türkiye’yi de medya üzerinden vurmaya çalışacağı anlaşılıyor. O yüzden bunun hem iç hem de dış uzantıları var." ifadelerini kullandı.

YARAR: 'DAMADIN SİHA'LARI' DİYEREK KÜÇÜLTMEYE VE DEĞERSİZLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR!

Mete Yarar ise, "Paşinyan’ın taktiği aslında bundan sonraki dönemi de belirleyecek. Başka ülkelere baktığımızda Sırbistan devlet başkanı, ‘Türkiye’nin geldiği teknoloji ve SİHA’lar konusunda biz de talibiz, inşallah anlaşma yapıp alabileceğiz’ dedi. Arkasından Ukrayna, ekstra bir anlaşma teklifiyle tekrar geldi. Azerbaycan tekrar ek bir SİHA tedbiriyle geldi. Hepsinin söylediği ortak nokta şu, ‘Türkiye beraber çalışılacak güvenilir bir müttefik, ortada bırakmayacak’. Türkiye’nin son dönemde geldiği nokta başka durumları da ortaya koyuyor. Beraber iş birliği yaparak yürüdüğü ülkelerin arkasında haklı davalarında sonuna kadar duruyor. Katar, Libya, KKTC, Ukrayna, Gürcistan örneklerine bakarsanız Türkiye’nin desteğinin anlam ve önemini anlarsınız. İşin negatif olan Ermeni tarafı var, bir de Türkiye’nin izlediği politikalar var. Ben onların tarafının izlenmesini ve Türkiye’nin de izlediği politikaların önümüzdeki günlerde ne getireceğinin tarafındayım. Türkiye’de bazı kesimler TB2’lerin ismini değiştirerek ‘damadın SİHA’ları’ ismini koydu. Bunun sebebi ise küçültmek değersizleştirmek, anlamsızlaştırmak. Damat dediğinde de arkasındaki SİHA’ya değil damada bakacak. Bir tarafta İlham Aliyev çıkıyor, Türkiye’ye bugüne kadar söylenmemiş en güzel sözlerini söylüyor. Belki bugüne kadar içinden geçipte dillendiremediği kelimeleri dillendiriyor. Söylediği en önemli şeylerden bir tanesi de şu, ‘Bunun sayesinde askeri operasyonları yalnızca sınırlı alanlarda bırakabildik, siviller çok az zarar gördü ve şehit sayımız azaldı. Biz bunu yıllardır terörle mücadele için söylemiyor muyduk? Biz söyleyince anlaşılmıyor olabilir ancak başkası söyledi. Bu işin ne kadar manevi tarafı olduğunu da ortaya koyuyor. Terörü engelleyen, sadece sınırlı sayıda mücadele eden, sivil halktan ulaştıran bir vasıta olduğunu düşünmek lazım. SİHA’larda kullanılan uzaktan tespit edilen kamera sistemi ve işaretleyen bir sistem var. Bu Kanada’dan alınıyordu. Bu malzeme alındığında satış için onay almanız gerekmiyor, başka bir ülkeye satarken. Kanada, Ermeni lobisinin baskısı sebebiyle bu malzemenin satışını engellemiş. Aselsan bunu zaten üretmişti. Böyle bir şeyin olacağının farkında olduğu için de üretim bandını açmıştı. Bu tür bir malzeme alırken stoklu alırsın. Atılan başlık şu şekildeydi "Biz 'damadın SİHASI'nı milli biliyorduk, meğer milli değilmiş’. Abdala anlatıyorum gibi anlatacağım; yerli demek bir malzemenin Türkiye’de üretildiği anlamına gelir, yerli mal milli mal olmayabilir. Türkiye’de yerli üretim fabrikası vardır, yerli üretim diye geçer ama satış ve lisans hakkı başka bir ülkenin olabilir. Milli kavramı vardır ki, Türkiye’de üretmeyebilirsiniz yerli olmayabilir, malzemenin lisansı size aittir, başka yerde üretirsiniz ancak bu milli bir malzemedir ama yerli değildir. Milli ve yerli de vardır ki, hem Türkiye’de üretilmiş olan lisans ve satış hakkı her şeyi size ait olandır. TB2, hem milli hem yerli malzemedir. İçinde kullandığınız malzemenin motoru veya başka bir şey olmuş olması milli olmadığı anlamına gelmez. TB2, milli ve yerli bir silah sistemidir." dedi.

Mete Yarar ve Nedim Şener ile “Memleket Aşkına”nın tamamını SuperHaber YouTube kanalında izleyebilirsiniz...

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN

Sitene Ekle

Yorumlar