Gündem |

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Oradaki sözlerimin muhattabı Sezen Aksu değildir

Sezen Aksu'nun Hz. Adem ve Hz. Havva'ya 'cahil' ifadesini kullandığı şarkısı nedeniyle eleştirilerin odağında olduğu dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir camii konuşmasında, "Dillerini koparmak bizim görevimizdir" demişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan o ifadelerine açıklık getirdi.

Sezen Aksu'nun, 2017 yılında yazdığı "Şahane bir şey yaşamak" şarkısındaki "Binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete. Selam söyleyin o cahil Havva ile Adem’e" sözleri nedeniyle eleştiri yağmuruna tutulmuştu.

Tartışmaların gündemde olduğu sırada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çamlıca Camii'de cemaate seslenirken, "Hz. Adem efendimize kimsenin dili uzanamaz. O uzanan dilleri yeri geldiğinde koparmak bizim görevimizdir. Havva validemize kimsenin dili uzanamaz. Onlara da had bildirmek bizim görevimizdir." demişti.

NTV-Star TV ortak yayınına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a o sözleri sorulunca Erdoğan, "Çamlıca Camii'ndeki sözlerimin muhattabı Sezen Aksu değildir. Sezen Aksu Türk müziğinin önemli bir ismidir." yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

"Çok açık net bir gerçeği ortaya koymakta fayda var. Benim oradaki sözlerimin muhattabı Sezen Aksu değildir. Sezen Aksu Türk müziğinin önemli bir ismidir, şarkılarıyla insanımızın duygularına tercüman olmuş bir sanatçımızdır. Diğer taraftan ben ülkenin Cumhurbaşkanı olarak insanımızın hangi inançtan olursa olsun dini değerlerine yani kutsalına laf edilmesine müsaade etmem. Burayı birbirinden ayırmamız lazım. İnsanımızın kutsallarına yönelik hassas bir duruşum var. Bunu da herkes bilir. Dilini koparma ifadesini bir kişinin şahsına değil, kutsallarına karşı hakaret dönük bir tavır olarak ifade ettim. Özgürlüğün sınırları hakaret etmek, rencide etmek ya da kutsallara kötü sıfatlar yakıştırmak değildir. Demokrat Parti döneminde Atatürk'ü Koruma Kanunu çıkardık. Şimdi biz kutsallarımızı korumak için bir kanun mu çıkaracağız. Bu bir duruş. Özgürlüğün sınırları hakaret etmek, rencide etmek, kutsallara kötü sıfatlar yapıştırmak değildir. Bizim dinimiz tüm peygamberlere saygı ve hürmeti emrediyor. Ne zaman birbirimize inançlarımıza değerlerimize saygı duyacağız? Ne zaman bu konularla gündem oluşturmaktan vazgeçeceğiz. Kimse toplumumuzu kutuplaştırmaya özelliklede bütün bu konulara yönelik görmezlikten gelmemiz beklenmemeli. Bir millet olarak kardeşçe yaşamanın teminatı birbirimize olan saygıdır. Bu saygıyı ortaya koymaya mecburuz. Cumhurbaşkanı olarak da bu hassasiyetimin de isim vesaire zikretmeden ortaya koyduğum ilkenin kabulüdür. Öyle zannediyorum ki bu ilkenin kabulünü de herkes kabullenecektir."