Gündem |

Cumhurbaşkanı Erdoğan: NATO'nun kayıtlarına PKK, YPG, PYD ama hepsinden öte FETÖ bir terör örgütü olarak girmiştir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Geçmiş Dönem Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'na katıldı. İsveç ve Finlandiya ile ortak bildiriye imza atarak, terör örgütleri konusunda istediğini elde eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi'nde yaşananları ilk kez anlattı. Zirvede rest çektiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "'Kabul etmezseniz imza atmayız' dedik, kabul ettiler. Böylelikle FETÖ bir terör örgütü olarak NATO kayıtlarına girdi" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Geçmiş Dönem Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuştu.

İspanya'nın başkenti Madrid'de düzenlenen NATO Liderler Zirvesi'ndeki kazanımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, oradaki süreci ilk kez anlattı:

Erdoğan, "NATO’nun kayıtlarına PKK girmiştir, YPG girmiştir, ama hepsinden öte FETÖ bir terör örgütü olarak girmiştir. AB kayıtlarında olan PKK, YPG, PYD, FETÖ artık NATO kayıtlarına girmiştir. Bunlar şimdi NATO'nun resmi kayıtlarında yerini almıştır. Biz, gerek NATO Genel Sekreteri, gerek diğer cumhurbaşkanı ve başbakana bizim kırmızı çizgimizdir bunlar dedik. Bu kayıtlara YPG, PYD ve FETÖ bu kayıtlara girecek, girmediği takdirde biz bu imzayı atmayız dedik. Bunu kabul etmek zorunda kaldılar. Böylece bu NATO kayıtlarına girdi. Öyle Türkiye’de ileri geri şöyle böyle konuşmanın hiçbir anlamı yok. Kimseyi aldatamazsınız. NATO'nun şu anda kayıtlarını açarsanız kayıtlarda çok açık net bunları görürsünüz. Gizli bir şey artık kalmadı her şey ortada. 3 dakika da NATO zirvesinde ekranda Türkiye’deki teröristlerin İsveç’te nasıl Finlandiya’da, Hollanda, İtalya’da Almanya'da nasıl cirit attığını ekranda hepsine gösterdik. Artık gizli saklı bir şey yok, her şey apaçık ortada ülkenin yönetimindeki en küçük bir zafiyetin milletimize çok ağır bedelleri olacaktır. Güçlü Türkiye'nin inşası için 2023 seçimlerini kazanmamız şarttır. Bu imtihanı başarıyla vermeye mecburuz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

"Sizler AK Parti’nin bugünkü temsilcisi olduğu kadim medeniyet davamıza gönüller kazanarak katkı vermiş bir kadrosunuz. Sizler belediye başkanlığı döneminizde gerçekleştirdiğiniz eser ve hizmetlerle adlarını tarihe yazdırmış bir kadrosunuz.

Sizler eserlerinizle hem bu dünyada kamil insan sıfatına kavuşmuş hem de öteki dünyada inşalah rıza-i ilahiye müesser olmuş kişilersiniz. Bunun için her birinize şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. İnşallah bu birlikteliğimizi son nefesimize kadar sürdüreceğiz. Ebedi alemde de hep birlikte Peygamber Efendimizin sancağı altında bir araya geleceğimizi umut ediyorum.

Tabii şu anda karşımızdaki şu tablo bir anda oluşmadı. Buradaki kardeşlerimin kimileriyle 40 yılı kimileriyle çeyrek aşırı geçen en yenisiyle bile 10-25 yılı geride bırakan mücadele geçmişimiz var.

Nice siyasi başarının, seçim zaferinin sevincini hep birlikte yaşadık. Ülkemize ve şehirlerimize kazandırdığımız nice yatırımın mutluluğunu birlikte yaşadık. İnsanlarımızdan aldığımız nice duanın içimize verdiği huzura birlikte şahit olduk. Nice badireleri birlikte aştık. Farklı görünümler altında gerçekleştirilen nice saldırılara birlikte göğüs gerdik. Şeytanın bile aklına gelmeyecek yollarla önümüze kurulan nice tuzakları birlikte bozduk. Sıfatlar, görevler, makamlar gelir geçer ama işte bu gurur verici yaşanmış hakikatler daima bizimle kalır.

Bırakınız ülkemizi, dünyada pek az lidere, pek az yöneticiye böylesine köklü, geniş, kaliteli ve vefalı bir kadroyla birlikte yol yürümek nasip olmuştur. Şahsıma sizler gibi dava, yol, siyaset ve çalışma arkadaşları nasip ettiği için Rabbime hamdediyorum.

Değerli kardeşlerim, AK Parti belediye hizmetleriyle kendini milletimize ispatlamış, inançlı ve azimli bir kadronun Türkiye’nin yönetimine talip olmasıyla ortaya çıkmıştır. Önce şehirlerimizi değiştirdik, geliştirdik. Ardından da 81 vilayeti ve bugün 85 milyonu aşan vatandaşıyla tarihi bir dönüşümü yaşattık. AK Parti’nin demokrasi ve kalkınma devrimi, cumhuriyet tarihinin en büyük atılımıdır. Geçmişte rahmetli Menderes ve Özal’ın başlattığı reformları çok daha fazlasıyla hayata geçirmek bize nasip oldu.

Hep söylediğimiz gibi AK Parti’yi kuran da onu 15 ay içinde iktidara getiren de girdiği her mücadelede dimdik yanında duran da milletimizin kendisidir.

Türkiye, 2002 Kasım seçimleriyle başlattığı büyük demokrasi ve kalkınma atılımını 2004 seçimleriyle birlikte belediyelerin dahil olmasıyla yeni bir safhaya geçirmiştir. 'Yerel kalkınma başlıyor' sloganıyla girdiğimiz 2004 seçimlerinde 16 büyükşehirden 12’sinin de aralarında olduğu toplam 1750 belediye başkanlığını kazanmıştır. Daha sonraki yıllarda da bu başarılarımızı önemli ölçüde sürdürmüştük. En son 2019 mali idareler seçimlerinde de büyükşehirlerin yüzde 52’sini, diğer illerin yüzde 55’ini kazanarak mali idarelerdeki gücümüzü bir kez daha gösterdik. Elbette İstanbul ve Ankara gibi ülkemizin en büyük 2 şehrinin başkanlık nezdinde kaybedilmiş olmasından üzüntü duyduk. Seçimi kaybettik demiyorum sadece başkanlık nezdinde diyorum çünkü Ankara’nın da İstanbul’un da meclislerini biz kazandık.

Bir belediye dediğimiz zaman olay sadece başkan değildir meclistir. Meclisle beraber eğer güçlüyseniz o belediyede gücünüz çok daha farklı olur. Bu şehirlerdeki seçimlerin oy oranlarımız gerilediği için değil rakiplerimizin tamamı karşımızda birleştiği için kaybedildiği bir gerçektir. Buna rağmen elde ettiğimiz tecrübeleri göz önünde bulundurarak kayıplarımızı ilk fırsatta telafi etmekte kararlıyız.

Milletimiz de bu hakikatleri görüyor ve değerlendiriyor. Nitekim geçtiğimiz hafta yapılan Çankırı Dodurga seçimleri, Anadolu irfanının bir göstergesi olarak siyasi tarihimizdeki yerini almıştır. Bu seçimde muhalefet partilerinin tamamı 146 oyda kalırken AK Parti ve Cumhur İttifakı ise 995 oya karşılık gelen yüzde 87’lik bir oranla seçimi açık ara kazanmıştır. Buradan Dodurgalı kardeşlerime teveccühleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Elbette böyle sınırlı bir seçim sonucu tek başına ölçü değildir. Ama ortada fikir verecek bir tablo bulunduğu da açıktır. Şayet bu seçimde farklı bir sonuç çıksa ortalığı birbirine katacak olanların AK Parti ve Cumhur İttifakı kazandığında nasıl suspus olduklarını herhalde sizler de görüyorsunuz.

Maalesef ülkemizde pek çok konuda olduğu gibi siyasi değerlendirmeler hususunda da akıl ve vicdan bir kenara bırakılmış, ideolojik saplantılar, sanal kabuller ön plana çıkmıştır. Ülkenin ve milletin kazanımlarından sırf bize ve partimize fayda getireceği için üzüntü duyan buna karşılık ülkemizin ve milletimizin yaşadığı her sıkıntıyı aynı gayeyle, sevinçle karşılayan bir güruh peydah oldu. Türkiye işgale uğrasa düşmanı çiçekle karşılayacak bu güruhu biz bir asır öncesindeki kibarca manda ve himaye taraftarlığı diye ifade edilen emperyalist uşaklığından tanıyoruz. İnşallah meydanı başkalarının çöpüne hayranlık duyup kendi ülkelerinin güzelliklerine öfkeyle saldıran bu emperyalist uşaklarına bırakmayacağız.

Değerli kardeşlerim, biliyorsunuz Türkiye 2023 Haziran’da yapılacak yakın tarihinin en önemli seçimlerinden birine hazırlanıyor. Ülkemizin belediyelerle birlikte başlatırsak neredeyse son 30 yılına damga vurmuş bir hareket olarak bu seçimin anlamını en iyi biz biliriz. Vesayet güçleriyle, terör örgütleriyle, darbecilerle siyasi ve ekonomik tetikçilerle adeta boğuşarak geldiğimiz yer sadece bizim değil ülkenin ve milletin gelecek bir asrını belirleyecek şekilde mühimdir. Siyasi hayatımızın her günü milli iradenin üstünlüğünü tesis için canhıraş bir mücadeleyle geçti. Aynı şekilde belediyeden hükümete kadar sorumluluk üstlendiğimiz her yerde, ülkemizin asırlara dayanan geri kalmışlığının milletimizin ihmal edilmişliğinin telafisi için gece gündüz çalıştık.

Büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasından taviz vermemek için 2023 seçimlerini Meclis'te Cumhur İttifakı'nın, Cumhurbaşkanlığında bizim kazanmamız şarttır.

NATO'nun kayıtlarına PKK girmiştir, YPG girmiştir, PYD girmiştir ama hepsinden öte FETÖ bir terör örgütü olarak girmiştir."