Gündem |

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO zirvesinden sonra önemli açıklamalarda bulundu: 'Tahammülümüz kalmadı'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Madrid'deki NATO Liderler Toplantısı'nın ardından IFEMA Kongre Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi... Konuşmasında toplantı detaylarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç'in 73 teröristi Türkiye'ye iade etme sözü verdiğini de açıkladı. Toplantının sonunda ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecilerin sorularını cevapladı.

NATO Liderler Zirvesi’nin kapanış oturumuna katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, IFEMA Kongre Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.

Açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İttifakımızın Ukrayna'ya desteği tamdır. Tüm çabalarımız ateşkes içindir" dedi. 

TOPLANTININ ÖNE ÇIKAN DETAYLARI...

- Erdoğan, "NATO’nun, terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele kararlılığının ortaya konulması önemlidir. Ancak bu kararlılık kağıt üzerinde kalmamalıdır." ifadelerini kullandı.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yaklaşık 40 yıldır bölücü terörle mücadele eden, binlerce evladını teröre kurban vermiş bir ülke olarak oyalamalara tahammülümüz kalmamıştır." dedi.

- İsveç, Türkiye, Finlandiya üçlü muhtırasıyla ilgili konuşan Erdoğan, "Bu muhtıra Türkiye ve milletimiz açısından zorlu müzakere sürecinden sonra elde edilmiş diplomatik bir zaferdir" dedi.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç'in 73 teröristin iadesi için Türkiye'ye söz verdiğini duyurdu.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçlü muhtıraya ilişkin yaptığı bir diğer açıklamada da "Biz parlamentomuzdan bunu geçirmedikten sonra zaten bu iş yürümez. İsveç ve Finlandiya'nın üzerine düşen görevleri yerine getirmesi lazım." dedi.

- ABD'den F16 alımıyla ilgili de konuşan Erdoğan, "Sayın Biden'ın bu konuda samimi gayretleri ciddi destek bulacaktır. Gecikmeden hemen bir heyeti Amerika'ya göndereceğim." dedi.

- Erdoğan, Yunanistan ilişkileriyle ilgili "Yunanistan germedikten sonra biz germeye meraklı değiliz ama 147 kez hava sahamızı ihlal eden Yunanistan bunun hesabını vermek durumundadır." ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"NATO Madrid Zirvesi'nin biraz önce sona eren oturumlarla birlikte tamamladık. NATO tarihinin en önemli zirvelerinden birini tamamlamış durumdayız.

Öncelikle Kral 6. Felipe ve Başbakan Sanchez'e başarılı organizasyon için şükranlarımı sunuyorum. Genel Sekreter Stoltenberg'e ayrıca telşekkür ediyorum."

'DRAMIN VE GÖZYAŞININ DİNMESİ İÇİN ÇABA GÖSTERMELİYİZ'

"İnsani dramın ve gözyaşının dinmesi için çaba göstermeliyiz. Diplomatik girişimlerimizi yoğunlaştırmalıyız.

Zirvenin dün gerçekleştirdiğimiz ilk oturumunda Sayın Zelenskiy bizlere hitap etti. Sürecin başından bu yana kendisi ile yakın diyalogumu sürdürüyorum. Aynı zamanda Sayın Putin ile de temas halindeyiz. Tüm çabalarımız barış içindir. Çatışma arttıkça ne yazık ki can kaybı da artmaktadır.

Türkiye olarak adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz.

İstanbul süreci ile yeşeren umutları devam ettirmemiz gerekiyor. Elinin taşının altına koyabilen bir mütefik olarak rolümüzün takdirle karşılandığını gördük.

Önceliğimiz bu krizin insani etkilerinin en aza indirilmesi. Ukrayna tahılının Karadeniz limanlarından ihracına yönelik BM planına yönelik katkılarımızı paylaştım."

'TÜRKİYE GELECEK VİZYONUNDA SÖZ SAHİBİ MÜTTEFİKLER ARASINDA YER ALACAKTIR'

"Zirvede uluslarası kamuoyunun en dikkat çeken konularından biri stratejik konseptti. Bu yeni belge NATO'nun temelini oluşturan birlik temellerini yeniden inşa etmiştir. Bu sene ittifaka katılımının 70. yılını kutlayan ve NATO içerisindeki etkin rol ile Türkiye şüphesiz gelecek vizyonunda da söz sahibi müttefikler arasında yer alacaktır."

'BUGÜN BİZE KARŞI KULLANILAN SİLAHLARIN YARIN BAŞKA ÜLKELERE KULLANILMAYACAĞININ GARANTİSİ YOKTUR'

"Bu kararlılık kağıt üzerinde kalmamalıdır. Terör örgütleri arasında hiçbir ayrıma gitmeden mücadelenin tam bir dayanışma içerisinde sürdürülmesi zaruridir. İkili temaslarımda da bu konunun Türkiye için ne kadar hassas olduğunu vurguladım. Masumların canları ve kanları üzerinden ikbal devşirmeye çalışan çeteler hepimizin düşmanıdır. Bugün bize karşı kullanılan silahların yarın başka ülkelere karşı kullanılmayacağının hiçbir garantisi yoktur.

Son günlerde PKK ve uzantılarının en küçük bir müdahale karşısında sergilediği pervasızlıklar bunun en açık örneğidir. Müttefiklerimizden sözde değil eylemlerinde de hakiki bir dayanışma beklediğimizi vurguladım.

Türkiye'nin mücadelesinin vurgulayan bir videoyu müttefiklerimizle izleme fırsatı buldum. Gelinen noktada hepimiz şu gerçeği görüyoruz: Şayet NATO'nun güvenilirliğini korumak istiyorsak, terörle mücadelede daha net tutarlı ve samimi adımlar atmamız şart."

'TAHAMMÜLÜMÜZ KALMADI'

"Yaklaşık 40 yıldır bölücü terörle mücadele eden, binlerce evladını teröre kurban vermiş bir ülke olarak oyalamalara tahammülümüz kalmamıştır."

İSVEÇ VE FİNLANDİYA'NIN ÜYELİĞİ

"İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği konusunda yaşananlar da Türkiye'nin hassasiyetlerini ortaya koymuştur. Salı günü imzalanan mutabakat muhtırasının, Türkiye'nin hassasiyetlerinin anlaşıldığı olarak görüyoruz. Ancak bu başlangıçtır. Bu muhtıradaki konuların uygulanmasını takip edecek adımımızı buna göre atacağız."

'DİPLOMATİK BİR ZAFERDİR'

Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında imzalanan muhtıraya bu açıdan bakmanın daha önemli olacağına inanıyorum. Şüphesiz bu muhtıra zorlu müzakere sürecinden sonra elde edilmiş diplomatik bir zaferdir.

'73 TERÖRİSTİ İADE ETME SÖZÜ VERDİLER'

"Türkiye PKK ve uzantıları ile tam işbirliği, mücadelede dayanışma, PYD-YPG ve FETÖ'ye destek sağlamama taahüdü, savunma sanayide ambargolara gidilmememesi ve işbirliğinin artırılması, terör suçlularının iadesi konusunda adım atılması ki İsveç 73 teröristi iade etme sözü verdi.

"Muhtıranın uygulanmasını takip amacıyla daimi bir mekanizma kurulmasına da karar verildi. Türkiye'ye yönelik terör propagandalarının engellenmesi konusunda sağlam garantiler almıştır. Böylece Türkiye'nin ilk günden itibaren dile getirdiği hassasiyetle güçlü muhtıraya girmiştir. Türkiye ve NATO ile birlikte bu muhtıranın kazananı İsveç ve Finlandiya halklarıdır. Bu karar bu ülkelerin halklarının barış huzur ve güvenliğine de katkı yapacaktır.

Madrid zirvesinin yeni bir dönemin kapısını aralamasını temenni ediyoruz. Sizleri tekrar saygıyla selamlıyorum.

Gerek Sayın Putin ile gerek Sayın Zelenskiy ile bu hafta sonu ya da önümüzdeki hafta başında telefon diplomasisini sürdüreceğiz. Koridoru işletme gayretine çalışacağız. Gemilerimiz ile bu ürünlerin tahliyesinin ve üçüncü ülkelere naklini sağlamaya gayret edeceğiz."

SORU-CEVAP

Biraz önce Biden kendi basın toplantısında sizinle görüştüğünü ve satışı desteklediğini ve Kongre'den çıkması konusunda emin olduğunu söyledi. Size Kongre'den çıkması konusunda söz verdi mi? Siz bu konuda Kongre'den emin misiniz?

Biliyorsunuz parlamentolar sıkıntıları süreçlerin yaşandığı yerlerdir. bu konuda Sayın Başkan elinden gelen adımları atacağını söyledi. benim de geniş bir ekibim ABD'deydi. Gerekli görüşmeleri yaptılar. Orada cumhuriyetçilerle görüşme yapmak suretiyle deesteğini almamız halinde Sayın Biden'ın gayretleri sonuç bulacaktır. O yüzden gecikmeden ayrıca bir heyeti de göndereceğiz.

İsveç ve Finlandiya ile yapılan anlaşma konusunda süreç nasıl olacak. Adımların atıldığını görmezseniz tekrar veto hakkınızı kullanacak mısınız?

Tekrar gerek yok. Biz parlamentomuzda bu işi geçirmezsek bu iş yürümez. Onlar bu gçrevlerini yerine getirmeleri halinde biz ne yaparız, parlamentoya göndeririz. Ancak getirilmezse bunun gönderilmesi söz konusu değil.

İsveç de biliyor Finlandiya da biliyor. Öncelikle bu PKK, YPG, FETÖ'nün silinip atılması lazım.

TÜRKİYE'NİN RUSYA İLİŞKİLERİ

Başkan Biden Rusya konusunda çok sert ifadeler kullandı. Diğer liderler de aynı şekilde. Bu açıklamalar sonrasında Türkiye'nin ilişkilerini nasıl etkiler?

Tabii oluşan bir hukuk var. Ancak bunun yanında Ukrayna ile de ikili ilişkilerimiz var. Biz siyaseti denge politikaları üzerinden yürütmek istiyoruz, öfke politikaları üzerinden değil. Aynı şekilde nükleer enerji santralimizi Rusya ile yapıyoruz. Bunlar bizim için önem arz ediyoruz. Bunları bir kenara atamayız. Siyasetin kazan kazan üzerinden şekillendiğini kabul ettiğimiz an sorun kalmaz.

Emek sarf eden çok az sayıda lider arasındasınız. Sayın Johnson, Sayın Biden daha fazla silahtan bahsediyorlar. Bu yolun savaşı uzatacak yol olduğunu düşünüyor musunuz?

Bizde bir söz vardır. Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Tabii burada onun bakışı öyledir, benim bakışım böyledir. Denge politikasını işletmenin çok daha faydalı olacağına iniyorum. Yoğun biçimde Sayın Putin ile Sayın Zelenskiy ile görüşüyorum. Haftada bir 10 günde bir görüşmelerimiz oluyor. Bundan da sonuç alacağımızı düşünüyorum.

'BENİM HALKIM BUNLARA İNANMIYOR'

Zirvede Yunanistan'ın adaları silahlandırması konusu gündeme geldi mi? Biden ile görüşmenizde bu konu gündeminize geldi mi?

Yunanistan'ın son dönemdeki tutumu bizim siyaset anlayışımıza asla uymuyor. Kendisine İstanbul'da verdiğim yemekten sonra teklifte bulundum: Bundan sonra ikili ilişkileri birlikte yapalım. Üçüncü kişileri araya sokmayalım dedim. Ancak ABD'de Kongre'de ne yazık ki bunun tersini yaptı. Bununla da kalmadı Davos'ta da aynısını yaptı. Onunla da kalmadı adalara adacıklara ziyaretler yaptı, silahlandırma gayretine girdi. Bu Lozan Anlaşmasına ters bir anlaşmadır. Buraları silahlandıramazsınız. Ancak ABD'nin burada üs kurma olayları, ki bunları sorunca aldığımız cevap Rusya'ya karşı olduğuydu. Tabii benim halkım bunlara inanmiyor pek. Biz bunlara olumlu bakmıyoruz, bunu ikili görüşmelerde de liderlere söyledik.

MUHALEFETE MESAJ

Zirve öncesi muhalefetten neden eleştiriyoruz karşılıklı bir eleştiri geldi. Mutabakat ile geri adım ve taviz olarak yorumlandı. Siz bu konu hakkında ne diyorsunuz?

Muhalefeti siyaha beyaz der, beyazsa siyah der. Hiçbir zaman olması gerekeni söylemez. Türkiye muhalefeti böyledir. Dünya bu olaya nasıl bakıldığını çok açık bir şekilde görüyor. Bizim attığımız adımlar ilgi uyandırdığı gibi, takdirle de karşılandı. Bizler de terörle mücadelemizin kendilerinizi video kayıtlarla paylaştık ki izledikten sonra çok iyi anlayacaklar. İsveç'teki terör yanlıları ciddi manada manyaktalar. Onlara da dönünde anlatırız.

'BAKALIM BUNLARA UYACAKLAR MI GÖRECEĞİZ'

Konuşmanızın başında 73 teröristin iadesi için söz verdi demişti. Bunu açar mısınız? Bu süreç nasıl işleyecek?

Daha önce 60 teröristin iadesi konusunda müzakere içindeydiler. Şimdi de bu sayıyı artırdık. Bakalım bunlara uyacaklar mı göreceğiz.

Bize yasaları değiştireceğinize söz veriyorsunuz. Bunlar yerine gelmezse kusura bakmayın. Şahsiyetli siyaset, şahsiyetli dış politika budur. İsveç ve aynı şeyi söyledi, Finlandiya da aynı şeyi söyledi. Erdoğan da sözünü tutmazsa Erdoğan'a da hesabını sorun.

ERDOĞAN'DAN GAZETECİYE AYAR

Demokrasi bireysel özgürlük temelinde NATO demokratik haklara önem vermekte. Ancak Türkiye pek çok listede en fazla gazeteciyi gözaltına alan ülke konumunda. Bu konuda görüşleriniz nedir?

Bunlar öncelikle Türkiye'de 40 bin vatandaşımız öldürüldü. Diyarbakır anneleri 1100 gündür HDP önünde bekliyor. Bu anneler çocuklarını bekliyor. Önce Freedom House buraları ziyaret etsin. Bu evlatları kaçıran PKK'lılar, YPG'liler bunu özgürlük adına mı yapıyor? Özgürlük tanımını iyi bileceğiz.Sizin özgürlük tanımınız benim özgürlük alanıma kadardır. Bugün Kandil'de 15 yaşındaki kız çocuklarına boyları kadar silah veriliyor. Bunlara bakalım önce.

Şu anda ülkemde cezai bir durum olmadıktan sonra gazeteci, kalemşör, fikir... Bunlardan cezaevinde olan yok. Bunların hepsi dezenformasyon.

Sayın Cumhurbaşkanı, İsveç Başbakanı ve Finlandiya Cumhurbaşkanı'ndan aldığınız garantilerle ilgili konuşmak istiyorum. 73 kişinin iadesine değindiniz.

Verdikleri sözü yerine getirecekler.

Sizin uyguladığınız diplomasi çok yeni ve nadir bir diplomasi. Buna bir açıklama getirir misiniz?

Ben bir siyasetçiyim. Belediye başkanlığından cumhurbaşkanlığına kadar bu süreci yaşadım. Bir şeyi öğrendim: Siyaset kavga gürültü işi değildir. Siyaset daha çok eğer barışa endeksliyse, ne kadar dost kazanırsanız o kadar kayıpsınız. Benim Sayın Putin ile geçmişim eski. Sayın Zelenskiy ile daha yeni. Fakat siyasette Ukrayna'da iş başına geldiği andan itibaren ilişkilerimiz devam etti. Ortada bir gerçek var: Biz arabuluculuk yapacaksak en önemli adımlarımızdan birisi ne oldu? İki tarafın temsilcilerini bir araya getirdik. Onlar da yeni süreci başlattılar. Ben istiyorum ki bu süreci hızlandırarak devam ettirelim. Hele ki tahıl krizinin olduğu bir dünyada Ukrayna'dan bunu çıkartabilirsek, krizi çekenler bir rahatlama yaşayabilirler.