Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fiyat artışlarının nedeni kur değil açgözlülük!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. "Stokçuların gözünün yaşına bakılmayacak" diyen Erdoğan, "Fiyat artışı sorununun girdi maliyetlerindeki belirsizlik ve açgözlülükten kaynaklandığını biliyor, bunun önlemini de alıyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankada, yastık altında, kasasında parası, özellikle dövizi bulunanlara çağrıda bulundu ve "Yeni ekonomi politikamızın getirdiği fırsatları değerlendirmeye davet ediyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

TBMM'deki bütçe görüşmelerinin hayırlı olmasını diliyorum. Gerek komisyon gerekse genel kurul aşamasında tüm milletvekilleri görüşlerini özgürce dile getirirler.

Türkiye bir milletvekilinin şehit yakınına ettiği galiz küfrün şokunu atlatamamışken bu defa da genel kurulda yaşanan bir başka edepsizlik örneğiyle sarsılmıştır. Üstelik bu edepsizlik Meclis'in ikinci büyük partisinin genel başkanı tarafından sergilenmiştir. TBMM Genel Kurulu'nu partisinin genel merkezi veya kafaları dumanlı dostlarıyla atıp tuttuğu bir ortam sandığı anlaşılan bu zata Yunus'un diliyle cevap vermek istiyorum: Girdim ilim meclisine, eyledim kıldım talep, dediler ilim geride illa edep, illa edep

Milleti kendi yalanlarıyla, iftiralarıyla, çarpıtmalarıyla kandırabileceğini sananların birileri tarafından şişirildiği anlaşılan egolarıyla geldikleri yer burasıdır.

Millete sunulacak hiçbir sözü, ortaya koyacak bir projesi olmayanların içlerindeki kiri, kini, nefreti bu tarz davranışlarla dışa yansıttıkları görülüyor. Hiç kimsenin partisinde, kendi dost ortamında, evinde nasıl davrandığına elbette karışmayız. Ama buradan herkesi TBMM'nin asaletine, nefasetine, nezaketine, izzetine, velhasıl bu yüce kurumun faziletine uygun davranışlar sergilemeye davet etmek de bizim görevimizdir.

İktidarın yalnızca hayalini kurmakla bile bu derece kendini kaybedenlerin, ülkenin başına ne gibi felaketler getireceğinin takdirini milletimize bırakıyoruz. TBMM Genel Kurulu'nda süren bütçe görüşmelerinin de bir an önce hayırlısıyla tamamlanmasını diliyoruz. Bu vesileyle yeni Hazine ve Maliye Bakanımız Nurettin Nebati Bey'e bir kez daha başarılar diliyorum.

KATAR ZİYARETİ

Katar ile bugüne kadar siyasi, askeri, ticari, ekonomik, ve kültürel konuları kapsayan toplam 84 mutabakat imzalayarak iş birliğimizi sürekli ileriye taşıdık.

EKONOMİDEKİ SON GELİŞMELER

Ülkemizi 19 yıldır hakka, hakikate hakkaniyete dayalı bir demokrasi ve kalkınma anlayışıyla yönetiyoruz.

Tek parti faşizmi ile başlayan darbe ve vesayet dönemiyle süren kendisini milli iradenin üstünde gören zihniyet her defasında milletimizin irfanına çarpmıştır.

Son 8 yılda yaşanan her hadisede ülkemizin karşısında konum alan bu zihniyet ekonomide yaşanan değişimi de aynı sinsilikle mecrasından saptırmaya çalışıyor. Bizim hedefimiz yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme.

Biz her alanda bölgesel ve küresel güç haline gelmek istiyoruz. Bu zihniyet ülkemizi tüm siyasi ve ekonomik hedeflerinden vazgeçirerek eskiye döndürmek istiyor.

Sanayi kapasitemizi hızla geliştirirken, düşük faiz ve dengeli kur ile üretimi ve istihdamı adım adım daha ileriye taşıyacağız. Bir müddet sonra bu süreç çalışanların ücretlerinden, kamu gelirlerine kadar her alanda kazanç olarak kendini hissettirmeye başlayacaktır.

"NE YAPTIĞIMIZI, NASIL YAPACAĞIMIZI BİLİYORUZ"

Hep söylediğim gibi biz ne yaptığımızı biliyoruz. Nasıl yapacağımızı biliyoruz. Nereye gideceğimizi biliyoruz. Ne elde edeceğimizi de biliyoruz. Milletimizden bize güvenmesini ve sabırlı olmasını istiyorum. Türkiye'nin asırlardır defalarca teşebbüs ettiği ancak her seferinde yarım kalan, hatta geriye giden büyük kalkınma hamlesinin önü inşallah bu defa kesilemeyecektir.

Küresel ekonominin yüzde 3,4 küçüldüğü geçen yıl biz yüzde 1,8 oranında büyüme kaydettik. Bu yılki büyüme oranımız çoğunluğu sanayi üretimine ve 221 milyar doları bulan ihracatımıza dayalı olarak çift haneli rakama doğru gidiyoruz.

Önümüzde zorluklar var mı? Elbette var. Bunların en başında gelen dünyada enerji kaynaklı ve gıda fiyatları kaynaklı yaşanan fiyat yükselişi. Bir süre sonra ben inanıyorum bu da dengeye oturacak. Bu belirsizliğin ortadan kalkması, bizim de önümüzü daha rahat görmemize imkan sağlayacaktır. Gelişmiş ülkelerdeki üretici fiyatları ile tüketici fiyat enflasyonları arasındaki büyük fark bu ekonomileri bir süre daha sarsmayı sürdürecektir.

Bu tablo bize aynı zamanda ülkemizin üretim, ve ihracat konusundaki hedeflerine ulaşması için ihtiyacımız olan zamanı da kazandıracaktır.

Hakkımız olan yeri aldığımızda bu günleri büyük başarı hikayesinin önemli safhalarından biri olarak hep birlikte hatırlayacağız. Özellikle de geçmişte Türkiye hep başkalarının reçeteleriyle sıkıntıları çözmeye çalışmıştı. Bu defa dünyadan ve kendimizden çıkardığımız dersler ışığında bilimin, aklın, gayretin ve inancın desteğiyle kendi hikayemizi yazıyoruz. Daha öncekilerden farklı olarak bu hikayeyi güçlü bir altyapı, güçlü bir kamu düzen, güçlü bir kamu maliyesi, güçlü bir özel sektör, güçlü bir nitelikli insan kaynağı, güçlü bir azim eşliğinde hayata geçiriyoruz.

Biz yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme odaklı politikalarımızla vatandaşlarımızın işlerini, aşlarını, geleceklerini güvence altına almaya çalışıyoruz. Ülkemizin gerektiğinde 40 milyona kadar çıkabilecek iş gücünün her birine bu imkanı sunmak istiyoruz. İstihdamdaki her artış milli gelirimize de yukarı yönlü katkıda bulunmaktadır.

ÇİFTÇİLERE MÜJDE

Cari açığımızı da cari fazlaya döndürdüğümüzde bu artışı gerçekleştirmek için gereken kaynak zaten kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Bunun için iş insanlarımızı, girişimcilerimizi, sanayicilerimizi, işletmecilerimizi, çiftçilerimizi çok daha güçlü şekilde destekleyeceğiz.

Ülkemizin dünya pazarlarından aldığı payı katlayarak artıracağız.