Koronavirüs

"Çin tanı kiti Türkiye için uygun değil!"

Medeniyet Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sadrettin Pençe, ABD'de yapılan bir araştırmada tespit edildiği açıklanan koronavirüsün bulaşmasını artıran D614G adlı mutasyonu İstanbul'da gerçekleştirdikleri 4 virüs genomunda tespit ettiklerini söyledi. D614G'nin virüsün Avrupa'daki haline G tipi denmesine neden olan mutasyon olduğunun altını çizen Pençe, bu nedenle ÇİN'in RNA parçacıklarını kullanan tanı kitinin Türkiye için uygun olmadığını söyledi.

İçerik: SuperHaber
İçerik: SuperHaber

ABD'de yapılan bir araştırmada dünyaya kabusu yaşatan yeni tip koronavirüs (SARS Cov-2)'nin bulaşıcılığını artıran bir mutasyon geçirdiği tespit edildi. 

Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sadrettin Pençe, D614G adı verilen bu mutasyona Türkiye'de de 4 virüs genomunda rastlandığını söyledi.

Bu mutasyonun ocak ayından beri bilindiğini ifade eden Pençe, bu mutasyonun özellikle Avrupa'da çok yaygın olduğunu vurguladı. 

D614G mutasyonundaki G'nin Avrupa'daki tipe işaret ettiğini belirten Pençe, "Biz de İstanbul'daki 4 izolatta aynı mutasyonu belirledik." dedi. 

"YERLİ TANI KİTİ ÖNEMLİ"

Çin'de geliştirilen tanı kitinin Türkiye için uygun olmadığını savunan Prof. Pençe, "PCR tanı testlerinin güvenilirliği düzenli olarak kontrol edilmeli. Çin Hastalık ve Kontrol Merkezi’nin paylaştığı RNA parçacıklarını kullanan tanı kitleri ülkemiz için uygun değil. PCR da Çin kiti kullanmıyoruz. Sağlık Bakanlığı yerli PCR kiti kullanıyor. Ancak virüs genomunda mutasyon takibi yaparak RNA parçacıklarını (pirimerlerini) güncellemeleri gerekir. Şu anda Türkiye de 7 firma yerli KİT üretiyor" dedi.

KOVİD-19'UN MUTASYONLARINI İZLEMEK İÇİN PROJE GELİŞTİRİLDİ

Medeniyet Üniversitesi'nde Prof. Dr. Sadrettin Pençe yürütücülüğünde SARS-CoV-2 genom mutasyonlarının izlenmesi, mutasyonlara karşı tanı testlerinin performansının gözden geçirilmesi ve aynı zamanda aşı geliştirilmesi gibi konulara katkı amacıyla önemli bir proje geliştirildi.

Proje kapsamında, Türkiye'de Kovid-19 hastalarından izole edilen üç adet SARS-CoV-2 virüsüne ait izolatın genomları son nesil yüksek veri çıkışlı dizileme platformları kullanılarak yüksek derinlikte sekanslandı.

Prof. Pençe proje kapsamında, Türkiye'de görülen Kovid-19’un genomik varyasyonlarını, tiplerini, bugüne kadar sekanslanmış genomlar ile filogenetik ilişkilerini ve varyasyonların viral protein modellemelerini etkileyip etkilemediğini belirlemeyi amaçladıklarını ve bu hedef doğrultusunda virüs örneklerinin yaklaşık 30 bin nükleotidden oluşan tüm genom dizilemesini gerçekleştirdiklerini söyledi.

Prof. Dr. Sadrettin Pençe, üç yeni genom verisini dünyanın en büyük genom veri depolama platformlarından biri olan NCBI veri bankasına eklediklerini, ve ülkemizden izole edilen bu üç viral genomun dünyanın hangi bölgesine daha çok benzediği, hangi ülke kaynaklı olabileceğine dair bilgiler verdiğini ifade etti.

Pençe, ayrıca Wuhan kaynaklı referans virüs genomu ile yapılan karşılaştırmalar virüsün geçirdiği mutasyonlar ve bu mutasyonların virüsü nasıl etkilediği noktasında bizlere bilgiler verdiğini de belirtti.

Pençe'nin verdiği bilgiye göre, elde edilen büyük veriler son nesil biyoenformatik araçlar kullanılarak birleştirildi ve her bir virüs örneğine ait genom sekans bilgileri oluşturuldu.

Çalışmanın sonucunda virüsün mutasyon geçirdiğinin gözlemlendiğini ve bu mutasyonların olası protein fonksiyonlarına etki edip etmediğinin protein modelleme çalışmalarıyla tespit edildiğini anlatan Prof. Pençe, bu mutasyonlardan birinin Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi tarafından paylaşılan SARS-CoV-2 virüsünün Nucleocapsid  (N) geni primer bağlanma bölgesinde olduğunu kaydetti.

Bu mutasyonun tanımlanması ile birlikte Prof. Pençe ve ekibi tarafından dünyada kullanılan tanı kitlerinde bu bölgenin kullanılıp kullanılmadığı ayrıntılı olarak incelendi.

ÇİN'DEKİ SEKANS DİZİSİ TÜRKİYE'YE UYGUN DEĞİL

Yapılan araştırmalar neticesinde Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, (Chinese Center for Disease Control and Prevention-CDC) tarafından ve ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (WHO) internet sayfasından da paylaşılan virüsün tanısında kullanılabilecek sekans dizisinin ülkemizde kullanılamayacağı tespit edildi.

Bu dizilerin kullanıldığı bir çok tanı kitinin olduğunu vurgulayan Prof. Pençe, bu önemli veri sonucunda ilgili primerleri (RNA parçacıklarını) kullanan tanı kitlerinin ülkemizde kullanılamayacağı, aksi halde pozitif hastadan negatif sonuç alınacağı uyarısında bulundu.

Prof. Pençe, "Tüm bunlar gösteriyor ki, ülkemizde SARS-CoV-2 virüsünün sıkı takiple izlenerek periyodik olarak dizilenmesi ve bu sekans verilerine göre yerli ve milli kitlerin geliştirilmesi çok önemlidir. Ülkemizdeki bilim insanlarına çok önemli görevler düşüyor ve inanıyorum ki hep birlikte edindiğimiz bilgi ve tecrübe ile kendine yeten bir ülke olarak bu salgından başarı ile çıkacağız." dedi.

Günün Videosu
Son dönemde koronavirüsün en ölümcül varyantı olan delta mutasyonunun hızla arttığı için kısıtlamaların geri geldiği Avustralya'da yayınlanan koronavirüs reklamı büyük tepki çekti. Genç bir kadının oynatıldığı reklamda "Koronavirüs herkesi etkileyebilir. Aşınızı yaptırın." ifadeleri kullanılmasına rağmen reklamdaki kadının yaş grubunun aşı yaptırmalarına izin verilmemesi büyük tepki.