Koronavirüs |

CHP'li 10 Başkan yine algıya oynadı

Türkiye CHP'de peş peşe patlayan taciz, tecavüz skandallarını konuşuyor. CHP'nin 10 Büyükşehir Belediye Başkanı gündemi değiştirmek için yine eski iddialarına sarıldılar. Daha önce İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gündeme getirdiği açıklanan vefat sayısından daha fazla bulaşıcı hastalık defni var açıklamasını bu kez CHP'li başkanlar ortak bir bildiri ile yineledi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca daha önce bu iddialar gündeme geldiğinde algı yaratmak amacıyla gündeme getirilen iddiayı yalanlamıştı.

CHP’li 10 Büyükşehir Belediye Başkanı, video konferans yöntemi ile bir toplantı gerçekleştirdi. 

Türkiye nüfusunun yüzde 49'unun yaşadığı 10 büyükşehiri yöneten CHP'li başkanlar tam da CHP'de yaşanan taciz skandalları gündemdeyken eski iddiaları olan koronavirüs nedeniyle vefat edenlerin sayısı eksik açıklanıyor yalanına sarıldılar.

Gündemi değiştirmek için algı oluşturmaya yönelik 10 başkanın ortak açıklamasında "Kurumlarımıza yansıyan günlük vefat rakamlarıyla, merkezi yönetimin her akşam yayınladığı sayılar arasında 2-3 kata varan farkları tespit etmek zorunda kalmanın huzursuzluğunu yaşıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 'bulaşıcı' hastalık demek 'koronavirüs' demek olmadığını birçok kez açıklamış olmasına rağmen ortak bildirilerinde kamu idarecilerinden gerçek rakamları açıklamalarını istediler. 

Altında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş’ın imzası bulunan o açıklama şöyle:

"Türkiye nüfusunun yüzde 49’unun yaşadığı 11 Büyükşehir Belediyesi’nin Başkanları olarak, Kovid-19’la verilen topyekûn mücadelede, devletin tüm kurumlarıyla birlikte çalışmaya hazır olduğumuzu her fırsatta dile getirdik. Son dönemde vaka, hasta ve vefat sayılarında yaşanan artış ile bu rakamlar üzerinde oluşan ‘bilgi kirliliğini’ üzüntüyle, endişeyle takip etmekteyiz. Kurumlarımıza yansıyan günlük vefat rakamlarıyla, merkezi yönetimin her akşam yayınladığı sayılar arasında 2-3 kata varan farkları tespit etmek zorunda kalmanın huzursuzluğunu yaşıyoruz. Artık neredeyse her eve giren bu virüsle ve sonuçlarıyla ilgili gerçekleri, tüm çıplaklığıyla kamuoyuyla paylaşmak, her kamu görevlisinin sorumluluğundadır. Bu sorumluluk duygusundan uzak durmanın ne kamusal anlamda ne de vicdani olarak anlaşılır bir yanı yoktur. Her evden bir cenazenin kalkmaya başladığı böylesi bir süreçte, kamu idarecilerini, gerçekleri tüm çıplaklığıyla paylaşmaları konusunda kararlılığa davet ediyoruz.
Aynı kararlılığın; toplumun pandemiden olumsuz etkilenen tüm kesimlerine yapılması zorunlu olan maddi yardım, destek ve teşvikler gibi konularda da gösterilmesi zorunludur. Merkezi yönetimi, sosyal devlet olmanın bütün gereklerini yerine getirmeye ve tüm kurumlarını bu konuda seferberlik duygusuyla sürecin içine katmaya davet ediyoruz. Toplum sağlığının korunması açısından, bilim insanlarının önerileri doğrultusunda, 2 ya da 3 haftalık bir kapanmanın elzem olduğu noktasında görüş birliği içinde olduğumuzu tüm kamuoyuna duyurmayı bir borç biliyoruz. Saygılarımızla."

Başta İmamoğlu olmak üzere CHP'li belediye başkanları daha önce de birçok kez benzer iddiaları gündeme getirmiş ve Bakan Koca'da bunlara her seferinde yanıt vermişti.

Bundan sadece 10 gün önce İstanbul'da "bulaşıcı hastalık" kaynaklı ölümlerin açıklanan günlük korona vefatı sayısından daha fazla olduğunu ileri süren İmamoğlu'nun bu iddiasına Bilim Kurulu toplantısının ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, çocuğa anlatır gibi tane tane anlatarak cevap vermişti.

İşte Bakan Koca'nın İmamoğlu'nun iddiası üzerine verdiği o cevap: 

''O dönemde genelge yayınlamıştık. Normal bulaşıcı olan diğer hastalıklar gibi HIV ve menenjit gibi nasıl defin yapılıyorsa benzer şekilde defnin yapılmasını belirten yazı yazmıştık. O dönemde daha önce bulaşıcı hastalıklar olarak ölüm belgemiz var. Belgenin sol üst kısmında ölüm şekli yazar, altında ölüm nedeni yazar. Ölüm şekli doğal mı, adli ölüm mü? İlk hekimin işaretliği bir kısım. Ölüm nedeni ise ikinici bir hekimle doldurulan kısım. Bulaşıcı hastalıklar kısmı var ayrıca. Bu kısımda Mart'tan önce çok da doldurulan bir bölüm değildi. Fakat bizim genelge sonrası bulaşıcı hastalıklar gibi defnedilmesini belirttiğimiz için her geçen gün bu hane doldurulmaya başlandı. Bildiğimiz 192 hastalıklar sadece buraya düşülerek işlenmedi. Enfeksiyon bulgusu olan her hasta buraya işlendi. Yani akciğer kanseri, prostat, meme kanseri veya lenfoma veya lösemi gibi hastalığı olup enfeksiyonla kaybedilmeyen hasta mı var? Enfeksiyon bulgusu olmayan menenjit hastası mı var, akciğer kanseri hastası mı var kaybedildiğinde? Enfeksiyon bulgusu olan her hastanın işlendiği yer bulaşıcı hastalıklardır. İkinci bölüm ise ölüm sebebidir. Kovid ise kovid, menenjit ise menenjit yazılıyor. Bakanlık olarak biz yapmıyoruz, hekimlerin doldurduğu kısım bu. Enfeksiyon belirtisi olan her hasta kovit hastası mıdır?''

Günün Videosu
Karaman’da koranavirüse yakalandıktan sonra aşı yaptırmadığı için hastalığı ağır geçiren Süleyman Can, hastane odasında çektirdiği görüntülü mesajla ’aşı’ olun çağrısında bulunduktan sonra hayatını kaybetti. Can, "Gerçekten çok zor bir hastalıkmış bu. Kimseye de inanmayın ve aldanmayın." ifadelerini kullanmıştı.