9 Ağustos 2020
26 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
57 dk
Yatsı'ya kalan süre
İmsak 04:21 Güneş 06:01 Öğle 13:15 İkindi 17:06 Akşam 20:18 Yatsı 21:51

İzzet Çapa

Çarpışma'nın 10. dakikasındaki hissiyatımı arzuhalimdir...

Bir kitap, film ya da şarkı konusunda, onun tutup tutmayacağı hakkında ne kadar sürede karar verirsiniz? Kaçıncı sayfasında, kaçıncı dakikasında bir fikriniz olur; oluşur? Ya da mesela bir insanı sevip, sevmeyeceğinize karar vermeniz ne kadar sürer? Eğer benim gibi siz de ilk görüşteki hissiyatınıza önem verenlerdenseniz, biliyorum birkaç dakika içinde şekillenir kafanızda fikriniz.

Ya devam edersiniz bahse konu bir filmse örneğin, ya da çıkar gidersiniz. Kitapsa elinizdeki ve ilk on beş – yirmi sayfasında yakalayamadıysa sizi, bitmiştir artık işi. Kaldırıp bir kenara koyarsanız ve kolay kolay da gitmez eliniz bir daha ona; onu okumaya. Çünkü şansını kullanmıştır bir defa ve gönlünüze dokunmayı başaramamıştır haddizatında…

Diziler liginde de aynı parametre geçerlidir benim için. Ya ilk birkaç dakikasında bir yerinden gönül bağı kurabilmeliyim aramda, ya da sabaha kadar seyretsem nafile, boşa, boşuna…

İşte bu yüzden, biraz peşin hükümlü görünmeyi de göze alarak, şu anda Show TV’de henüz ancak onuncu dakikasına gelen Çarpışma hakkındaki hissiyatımı arz ediyorum en başından...

Ne şampiyonlar ligi gibi oyuncu kadrosu, ne arkasındaki onlarca şahane diziye imza atan yapım şirketi, ne de yönetmeni…

Hepsi ama hepsi, tekmil-i birden seyredeni daha ilk dakikasından alıp götüren, bir sonraki sahneyi iple çektiren nefis bir iş çıkartmışlar ortaya.

Bir gözüm ekranda, bir gözüm bilgisayarda, ilk andan yaşadığım coşkuyu paylaşmak için yazıyorum bu yazıyı da. Ve emeği geçen herkesi tebrik ediyorum ilk görüşte yüreğimde estirdikleri bu güçlü heyecan fırtınası adına.

İlk on dakikasından belli etti kendini, bu yılın dizisi olacak büyük ihtimalle Çarpışma. On dakikada bana bunları yazdırdı; anladım ki ileriki bölümlerde onunla ilgili birçok başka yazı da kaleme alacağım daha.

Şimdiden yolları açık olsun…

 

Yorumlar
Diğer Yazıları