18 Kasım 2018
11 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
5 sa 58 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 06:18 Güneş 07:46 Öğle 12:55 İkindi 15:28 Akşam 17:52 Yatsı 19:15
Sevda Noyan

Sevda Noyan noyansevda@gmail.com

Cadılar kovalasın sizi!

ÖLÜM ALLAH'IN EMRİ AYRILIK OLMASA!

Geçtiğimiz hafta oldukça yoğun ve koşturmalıydı… Ankara, İzmir, Çivril… Çok sevdiğim ve üzerimizde hakkı olan olan abimiz, aile dostumuz, hayatı ile bizlere örnek olmuş canım Servet Özel abimi ahirette uğurlamak için Denizli'nin Çivril ilçesine gittik…

Servet abim soyadı gibi gerçekten ‘Özel’ bir insandı… Hekimliğinin yanı sıra Çivril Belediye Başkanlığı yapmış daha sonra İstanbul'a göçerek ticaretle uğraşmış ve son yirmi yılını Kur’an’ı iyi ve doğru anlamayı ve yaşamayı kendine dert edinmiş müstesna bir insandı… Servet abim son bir yıldır hastalığı ile uğraşırken kendini ve ailesini gerçekten örnek alınacak şekilde ölümüne hazırlamış: “Benim en güzel günüm Rabbime kavuştuğum gün olacaktır! Sakın ola ki, kendinizi yıpratmayın! O sonsuz hayatta buluşacağız elbette!”

Yaşarken her türlü abartı ve gösterişten uzak yaşayan Servet abimin cenazesi de ona yakışır bir şekilde oldu…

Rabbim gani gani rahmet etsin…Yaşantısı gibi ölümü de bizlere örnek oldu… Sonsuz hayatta yeniden buluşup kavuşabilmek duasıyla…

CADILAR KOVALASIN SİZİ!

Her geçen gün abartılmış saçmalıklara muhatap oluyoruz…

Toplum olarak kendi değerlerimizle yaşamak bu kadar mı zor!

Geçtiğimiz günlerde öncelikle Amerikalıların birbirlerini korkutma oyunu oynadıkları müşrik hıristiyan kökenli “halloween” denilen zırvalığı bizim “taklitsever”, “aklı evvel” bazı vatandaşlarımızın da “Cadılar Bayramı” diye kutladıklarına tanık olduk…

Hay cadılar kovalasın sizi!

Kendi ecdadının sürdürülebilecek binlerce güzel ve özel geleneği varken sen git bu saçmalığı uygulamayı seç!

Eğer gerçekten korkmak istiyorsan biraz aklını kullan da Allah'ın son mesajı olan mübarek Kur’an-ı Kerim’de cehennemi anlatan ayetleri oku! Bak bakalım nasıl korkarsın, dudağın uçuklar, dehşete düşersin!

Herşeyin sanal yollardan yaşanması için akıllara durgunluk verici bir kuşatma  altına alınmış vaziyetteyiz…

Şayet aklımızı Allah'ın istediği gibi kullanmazsak daha çok ağır bedeller öder ve ödetiriz gibi görünüyor…

SEÇİM ÇANLARI KİMLER İÇİN ÇALIYOR...

Partiler aday arama ve seçme sürecine girdi giriyorlar…

Geçen hafta Ankara'da AKPARTİ üst düzey yöneticilerinin birkaçı ile görüşme imkanım oldu… Söz döndü dolaştı özellikle büyük şehirlerin adaylarına geldi… Anladığım şu: Herkesin kafası iyice karışık, tam olarak netleşmiş bir isim yok!

Daha önceki seçimlerde uygulanan süreçler işletiliyor gibi görünüyor… Özellikle adaylar arasında Süleyman Soylu'nun adının geçmesi beni çok şaşırttı…

Başarılı bir İçişleri Bakanı olan Süleyman Soylu’nun hangi akılla bir şehrin belediye başkanı olması istenir anlamakta zorluk çekiyorum!

Yine aynı şekilde TBMM Başkanı olan Binali Yıldırım, neden belediye başkanı olsun?

Ama siyasetteki dengeleri bizim gibi “fani”lerin (!) anlaması zor görünüyor…

Hangi hesap ve kitapla adaylar belirlenecek, perde arkasında hangi oyunlar oynanacak, sonuç ne olacak bekleyip görmekten başka çare yok...

NOT: Son dönemlerde oldukça hareketli zamanlar geçiriyorum...Türkiye kazan ben kepçe durumundayım… Bir ayda gittiğim şehirler Bingöl, Elazığ, Ankara, Denizli, İzmir, Diyarbakır, Siirt… Özellikle Doğu ve Güneydoğuda gezerken hep aynı duyguyu hissettim… Buralarda çok şey değişmiş… Sadece fiziksel koşullar değil orada yaşayan insanların tavırlarında da değişiklikler var… Kim ne derse desin, AKPARTİ iktidarının yaptıklarını görmemek gerçekten haksızlık olur… Yıllardır ülkenin her köşesini gezen-bilen biri olarak benim için orada hayatını sürdüren kardeşlerim adına sevindirici bir durum bu… Elbette daha yapılacak çok iş, yıkılacak çok tabu var… Ama eğer AKPARTİ, içeriden bir devrimle yenilenmezse, dışarıda yaptıkları boşa gidecek gibi görünüyor...Taze ve yeni kanlara-canlara ihtiyaç olduğu aşikar...

Diğer Yazıları