16 Eylül 2019
19 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
4 sa 54 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 05:11 Güneş 06:38 Öğle 13:04 İkindi 16:34 Akşam 19:21 Yatsı 20:41
Röportaj

Mikdat Kadıoğlu SuperHaber'de

''Büyük kıyamet Türkiye'nin Çernobil'i olacak''

Türkiye son zamanlarda sık sık felaket haberleri ile sarsılıyor. Bunların kimi yerin altından kimi de üstünden geliyor. Sel ve depremler karşısında neden çaresiz kalıyoruz? Felaketleri önlemek mümkün değil mi? Onlarca kilo yağış oldu demek hataları örtüyor mu? İstanbul depremi kaçınılmaz mı? Nasıl korunacağız? SuperHaber Röportaj editörü Hülya Okur İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu'na sordu. İşte yanıtlar...

Türkiye son zamanlarda sel felaketleri yaşıyor. Üstelik kent ya da kırsal farketmiyor. Hülya Okur'un sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu bu felaketlerin peş peşe yaşanmasını "iklim değişti sel oluştu" diye açıklamaya çalışanlara itiraz ediyor. Uzmanlarla uygulayıcılar arasında köprü kurulamadığını belirten Kadıoğlu, "Dere ıslahı dediğimiz derenin ölümü. Ev yaparken 500 yılda yağabilecek en şiddetli yağış düşünülmeli" diyor.

"Kendimizden başka her yerde suç arıyoruz. Küçük menfaatler için kendimizi öldürüyoruz. Evlerimiz tabut şeklinde arabamız kadar değeri yok. Çürük olan şeyi yasalaştırarak kendimizi kandırmaya çalışıyoruz" diyerek felaketlere çanak tutan aymazlığın altını çizen Mikdat Hoca, İstanbul depremine ilişkin ise şu uyarıyı yapıyor: Büyük kıyameti bekliyoruz, bu Türkiye’nin Çernobil'i olacak.

Mikdat hoca tehlikenin yakınlığını ise "ses duvarı aşıldı" diye özetliyor.

Esas beka probleminin İstanbul depremi olacağının altını çizen Prof. Dr. Kadıoğlu, "Marmara fay hattı fokur fokur. Depremde 34 bin bina ağır hasarlı olacak. Sevdikleriniz yanınızda kan kaybından ölecek. Depremde 30 bin ile 800 bin arası ölü bekleniyor. Bu kez sallandığınızda ayakta bile duramayacaksınız" sözleri ile yaşanacak felaketi gözlerimizde canlanlandırıyor.

Afetlerde kriz keriz yönetimi uygulandığını, tam anlamıyla vurdumduymazlık yaşandığını ifade eden Kadıoğlu "üzerimize ölü toprağı serpilmiş" diyerek yaşanan rahatlığı eleştiriyor.

Depremlerin karınca ya da gezegenlere bakılarak öngörülemeyeceğini ifade eden Kadıoğlu bir de uyarıda bulunuyor: Metroda maske takın

İşte Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu'nun büyük İstanbul depremi ve son yıllarda arka arkaya yaşanan sel felaketlerine ilişkin çarpıcı açıklamaları...