Dünya |

Bulgaristan’daki silahlı eylem kurmaca mıydı?

Bulgaristan’da 3 yıl önce meydana gelen ve uzun zaman gündemi meşgul eden Ahmet Doğan’a kürsüde silahlı eylemin düzmece olup olmadığı tartışılma konusu oldu.

Bulgaristan’da 2013 yılında meydana gelen olayda Hak ve Özgürlükler Hareketi’nin lideri Ahmet Doğan kürsüde konuşurken Oktay Enimehmedov tarafından silah doğrultulmuş, Doğan, silahın tutukluk yapmasıyla kurtulmuştu. Avrupalı Bulgarlar Örgütü Başkanı sıfatı ile Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuran Peter Boyaciyev olaydan kısa süre önce Oktay Enimehmedov’un hesabına yurt dışından yüklü miktarda para transferi yapıldığının belgelendiğini ifade ederek şu görüşleri savundu:

“Kovuşturma sürecinde savcıların eline olayın gerçekleşmesi dönemine yakın bir zamanda Oktay Enimehmedov’a yurt dışından yüklü miktarda para transferi yapıldığını gösteren bir belge geçiyor. Oktay Enimehmedov’un ret etmesine rağmen, böyle bir somut delilin var olması, olayın azmettirici ihtimalini de araştırılmasını gerektiriyordu. Fakat çok ilginçtir ve öğrenince çok şaşırdım, savcılık bu kanıt belgesini ret ediyor ve davaya dâhil edilmemesine karar veriyor.”

Avrupalı Bulgarlar Örgütü Başkanı Peter Boyaciyev, Başsavcılığa hitaben yazdığı dilekçede, Ocak 2013 tarihinde kurusıkı tabanca ile gerçekleşen sözde suikast girişimine tanık olunduğunu, sanık Oktay Enimehmedov’un da ceza aldığını hatırlatarak, bu olayın ardından yurtiçi ve yurtdışında çok yönlü araştırma yaptığını, bu araştırmalar sonucunda da olayın düzmece olduğu kuşkusuna kapıldığını belirtti.

Başsavcılığa yazdığı dilekçesinde Peter Boyaciyev, şu ifadelerde bulundu:

“Artık sonuçlandırılmış olan bu davada savcılık hangi gerekçelere dayanarak azmettirici tezini reddediyor ve söz konusu delil niteliğindeki belgenin davaya dâhil edilmemesini kararlaştırıyor. Ümit ediyorum ki, savcılık bu sorunun cevabını almak kamunun hakkı olduğunun bilincindedir. A. Doğan’ın bir ünlü yayımcı ile yaptığı bir konuşmada, bir para belgesinin olduğunu doğruluyor ve olayda azmettirici olduğu tezini savunuyor. Bu parayı gönderen kim? Hangi sebeple bu para gönderiliyor?

Tabii ki bir sanık olarak Oktay Enimehmedov'un bu iki soruyu cevaplamama hakkına sahiptir. Fakat bu soruların araştırılması ve cevaplarının bulunması için savcılık ne yapmıştır? Bazı gözlemcilere göre savcılık adı geçen bu belgeyi başka bir dosyaya ayrıldığı görüşündedir. Azmettiricinin devletin en yüksek seviyesinde dahi bilindiğini fakat siyasi çıkarların onun gizlenmesini gerektirdiğini söyleyen gözlemciler de var.

Çok daha ileriye giden gözlemciler de var. Onlar da Oktay Enimehmedov'un cevap vermeyerek 'azmettirici yok' tezini savunmasıyla, savcılığın 'azmettiricinin var olduğu' gerçeğini gizlemesi hususunun örtüştüğünü savunuyorlar. Bu tezi savunanlar ilk azmettiricinin Ahmed Doğan'ın kendisi olduğu tezini de destekliyorlar, fakat Oktay Enimehmedov azmettiri ile Ahmed Doğan'ınh,ç bir ilişkisi olmadığına inanarak hareket etmiştir. Görüldüğü gibi yorumlar çok. Benim onların arkasında durma gibi bir çabam yok; fakat sorumu tekrarlıyorum. 'Savcılık hangi gerekçe ile azmettirici olma ihtimali tezini reddediyor ve kanıtlayıcı delil olan belgeyi iddianameye ve mahkemeye dahil etmiyor?

Olayın geçmişi

19 Ocak 2013 günü Ahmet Doğan'ın, kongrede program konuşmasını yaptığı esnada, Oktay Enimehmedov elindeki tabanca ile hızla kürsüye doğru koşarak, ateş etmeye çalışmış, ancak silah patlamamıştı. Kürsünün yanında bulunan HÖH milletvekilleri Ahmet Doğan'ı yere yatırırken, saldırganı ateş etmeden etkisiz hale getirmişlerdi.

Bulgar ajanlar mı yönetiyor?

Daha önce de Bulgaristan'da DPS adlı Türk partisinin Bulgar gizli servisinin ajanlarınca yönetildiğini ve Bulgar milliyetçiliği yapan ATAKA ile de organik bağ içerisinde olduğu iddiaları ortalığı karıştırmıştı.

DPS’li yöneticilerden Ahmet Doğan ve Delyan Peevski olmak üzere 143 parti yöneticisine Türkiye ye giriş yasağı konduğu iddia edilmişti.