Gündem

Bu hafta da öğretmenler üzerinden günah çıkardı

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Geçen haftaki konuşmasında öğretmenlerle ilgili "Mevcut iktidarın peşinden giden öğretmen varsa, kimse kusura bakmasın ben ona öğretmen demem" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu bu hafta günah çıkardı. Kılıçdaroğlu, "İktidara gelir gelmez yapacağımız ilk iş öğretmenler için ayrı bir meslek kanunu çıkaracağız" ifadesini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

Bin önyargımız yok. Kimseye kinimiz ve intikam duygumuz yok. Ama tek bir amacımız var: 83 milyonun karını doysun, 83 milyon huzur içinde yaşasın. Amaç bütün farklılıkları zenginlik olarak görüp huzur dolu bir Türkiye inşa etmek.Çok sayıda engelli kardeşimiz işsiz. Ama yasaya göre devletin istihdam etmesi gereken engelli kadrolarının büyük kısmı boş. Hangi gerekçeyle atama yapılmaz? Çünkü bir engelli karnını doyuracak, aç kalması lazım. İktidarın anlayışı bu. O boş kadrolar orada duruyor. Engelliler de sokakta aç bekliyor.İskeçe müftümüz Ahmet Mete tehdit ediliyor. Bir din adamı neden ölümle tehdit edilir? Bu tehdidin bir sonu olacak mı? Hayır olmayacak. Ama bir inanca karşı bir müftüyü hedef seçip o dinin mensuplarını cezalandırmak istiyorlarsa sonuç alamazlar. Biz CHP olarak orada yaşayan soydaşlarımızın her zaman yanında olacağımızı ifade etmek isterim.

"ÖĞRETMENLERE 3600 EK GÖSTERGE VERECEĞİZ"

Geçen hafta ağırlıklı olarak eğitime, öğretmenlerin sorunlarına değinmiştik. Eğitimin bir toplum için ne kadar önemli olduğunun altını çizmiştik. Eğitimli bir toplumda merak giderek büyür ve öğretmenlerimiz çocuklarımızı yetiştirmek için elinden geleni yaparlar. Çözüm önerilerimizi yine sıralamak istiyorum. İktidara gelir gelmez yapacağımız ilk iş öğretmenler için ayrı bir meslek kanunu çıkaracağız.Hiçbir öğretmen yoksulluk sınırının altında aylık almayacak. Bütün öğretmenler kadrolu olacak. Her 24 Kasım’da öğretmenlere birer maaş ikramiye vereceğiz. Öğretmenlere 3600 ek gösterge vereceğiz.Türkiye’nin yatırımlarının en az yüzde 18’ini eğitim yatırımlarına ayıracağız. Köy okullarını yeniden açacağız, taşımalı eğitime son vereceğiz.

Eğitimin üretime dönük olması lazım. Eğitimin istihdam yaratması lazım. Bütün organize sanayi bölgelerinde teknoloji liseleri açacağız. 6 yıl olacak, yatılı olacak. Belli bir sınıftan sonra öğrenci eğitim aldığı konuda ilgili fabrikada staj yapacak.Sosyal güvenlik primlerini devlet verecek. En yetenekli çocuklarımızın buraya gelmesini istiyoruz. Her okulun bir bütçesi olacak. Okul aile birliği ve okul yönetimi bütçeyi yönetecek.Dostlarımızla birlikte iktidar olduğumuzda eğitimi göreceksiniz, pırıl pırıl okulları göreceksiniz.Bir pandemi döneminden geçiyoruz. Büyük sıkıntılar var. Olay başladığında hükümeti eleştirmedik. Biz de çözümler önerdik. Bu önerilerin yüzde 99’u uygulanmadı ve pandemi süreci iyi yönetilemedi. Nasıl bir anlayıştır? Uçağa binmeyi yasaklıyorsunuz, uçak biletinde KDV’yi yüzde 1’e indiriyorsunuz. Bu kadar akıl dışı uygulamalar. 13 bin 746 vatandaşımız resmi rakamlara göre hayatını kaybetti. Gerçek rakamlar bunun çok üzerinde. Belediyeler defin işlemlerini yapıyorlar. Doktorlar sahada çalışıyor. Topluyorsunuz, rakam çok daha yüksek çıkıyor.Hükümetseniz ve toplumda bir saygınlığınız olsun istiyorsanız gerçek rakamları açıklamanız lazım. Ya da hiç rakam açıklamazsınız, ona da saygı gösteririz. Türkiye’nin rakamlarına kimse inanmıyor. Türkiye’yi bu hale niye düşürüyorsunuz?

"TTB’Yİ TERÖRİST İLAN ETTİLER"

Başta TTB açıklama yaptı rakamlar doğru değil diye. TTB’yi terörist ilan ettiler. Bir kişinin hastalığını kim bilir? Kaymakam mı, vali mi bilir? Hayır doktor bilir. Vay efendim sen bunu niye söylersin? Ana ilke neydi? Ana ilke salgının büyümesini engellemektir. Vatandaşına saygı duyuyorsan salgınla ilgili her şeyi yapmalısın. Bu yapılmadı. Salgın yönetiminde Avrupa'nın en kötü yönetilen ülkesiyiz.Dün kabine toplantısı yaptılar. Sayın Erdoğan çıktı anlattı, 2 dakika ayırdı. Salgınla ilgili önlemler tamam, ekonomi ile ilgili önlemlerle tek satır yok. Dükkanı kapat diyorsun, her şeyi kapat diyorsun peki bu adam nasıl geçinecek?Bununla ilgili tek bir cümle kurulmadı. Dün 3-4 saat oturup konuşacaklar, salgını nasıl engelleriz diye konuşacaklar, sokağa çıkma yasağı ilan edecekler ama ekonomi ile ilgili tek cümle kurmadılar. Esnaf kardeşlerimin önüne sandık gelecek. Demokratik yollarla bunlara ders vermek senin boynunun borcudur. 

"EKONOMİ İLE İLGİLİ ÖNLEMLER TEK SATIR YOK"

Dün kabine toplantısı yaptılar. Sayın Erdoğan çıktı 2 dakika ayırdı. Salgınla ilgili önlemler tamam, ekonomi ile ilgili önlemlerle tek satır yok. Dükkanı kapat diyorsun, her şeyi kapat diyorsun peki bu adam nasıl geçinecek?

Bununla ilgili tek bir cümle kurulmadı. Bütün esnaf kardeşlerime sesleniyorum; dün 3-4 saat oturup konuşacaklar, salgını nasıl engelleriz diye konuşacaklar, sokağa çıkma yasağı ilan edecekler ama ekonomi ile ilgili tek cümle kurulmayacaklar. Sevgili esnaf kardeşlerimin önüne sandık gelecek. Demokratik yollarla bunlara ders vermek senin boynunun borcudur kardeşim. Bunlara oy vermeyeceksin. 

"KİMSE UNUTMASIN ORDU AYNI ZAMANDA MUSTAFA KEMAL’İN ORDUSUDUR"

Erdoğan yine, "Ey CHP'nin başındaki zat. Senin milletvekilin kalkacak benim silahlı kuvvetlerime bu denli hakaret edecek ve sen bunu kapıya koyamayacaksın. Bak söylüyorum, bunun hesabını askerine bu denli sahip çıkan bu millet seni asla affetmeyecektir" diyor. Bunları yaptıysam beni zaten affetmesine gerek yok ben bu işleri bırakırım.

Size her hafta gelen raporlar var. O raporların kapağında silahlı kuvvetlerin, genelkurmayın ve diyanet işleri başkanlığının siyaset konusu yapılmaması yazar. Bu miras bize devleti kuran Mustafa Kemal ve arkadaşlarından geliyor. Dönemin Genelkurmay Başkanı, "Ben milletvekili olmak istiyorum" dediği zaman Atatürk ona, "Ya Genelkurmay Başkanı olacaksın ya milletvekili. İkisi birden olmaz". Biz bu geleneği çok iyi biliyoruz. Ordu bizim ordumuzdur. Kimse unutmasın ordu aynı zamanda Mustafa Kemal’in ordusudur.

Yorumlar
Günün Videosu
Küçükçekmece'de yavru kedileri yakalayıp yediği öğrenilen Japon uyruklu D.M. mahalleli tarafından linç edilmek istendi. Para cezası verilen D.M'nin ifadesinde kedileri boğup yediğini söylediği belirtilirken, sınır dışı edileceği öğrenildi.