18 Kasım 2019
17 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
10 sa 17 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 06:19 Güneş 07:47 Öğle 12:54 İkindi 15:27 Akşam 17:51 Yatsı 19:14

İzzet Çapa

İnsan kendisine bahşedilen bu hayatı nasıl yaşamalı

Doğada öleceğini bilerek yaşayan tek tür biziz. Bir gün kapanacak bütün ışıklar ve o sonsuz bilinmeyenler denizinde yüzeceğiz.

Hayata dair her ne varsa ardımızda kalacak. Tüm mutlukları, sevinçleri, acıları, hayalleri ve hayal kırıklıklarıyla hayatımız, bizden sonra bizi hatırlayanların zihinlerindeki hatıralardan ibaret olacak.

İşte o anılarda kalacağız ancak. Her ne varsa bize dair, yad edenlerin gönlündeki hüzünlü birer siluet, hafızalarda izi hızla silikleşen solmuş, sararmış birer fotoğraf karesi olacak.

Kimisi bir şarkıda hatırlayacak bizi, kimisinin aklına o en sevdiğimiz yemekten aldığı ilk lokmada geleceğiz. Kimisinin boğazına düğümlenecek hatıramız, kimilerinin aklına bile gelmeyeceğiz…

Velhasıl muhteşem bir lütuf yaşamak. Mühim olansa her anını mümkün olduğunca doldurmak. Hakkını vermek bahşedilen adına hayat denilen muazzam nimetin. Ve fakat esas mesele de bir gün mutlaka biteceğini unutmamak.

Sonlanacak bir filmin aktörleri olduğumuzun bilincinde yaşamak…

Yunus’un ‘Benim burada kararım yok, ben buradan gitmeye geldim. Bezirgânım metaım çok, alana satmaya geldim. Ben gelmedim davi için, benim işim sevi için. Gönüller dost evi için, gönüller yapmaya geldim’ dediği o çok kıymetli makamın farkına varmak…

Demem o ki ciddiye al almasına hayatı çünkü tekrarı yok. Ama çok da bunaltma - sıkma o tatlı canını çünkü aslına bakarsan sonu olan hiçbir hikayenin pek de bir kıymeti yok…

Sev sevebildiğince, gül gülebildiğince. Ağla; ağlamaktan korkma sev gözyaşlarını da dolup, taşıp, göz pınarlarından süzülme vakti geldiğinde.

Çünkü bana sorarsan son nefesinde, hayatın bir film şeridi gözlerinin önünden geçtiğinde sevdiğin, güldüğün, ağladığın anları izleyeceksin kendi ömrünün filminde. İşler güçler, kazançlar kayıplar, mağlubiyetler galibiyetler olmayacak o filmin hiçbir karesinde.

Sadece sen ve duyguların baş başa kalacaksın. Dilerim daha erken varırsın farkına ama öyle olmasa da mutlaka o son nefeste, aslında sadece duygulardan ibaret olduğunu anlayacaksın…

Yorumlar
Diğer Yazıları