18 Temmuz 2019
21 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
5 sa 35 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 03:47 Güneş 05:40 Öğle 13:15 İkindi 17:13 Akşam 20:41 Yatsı 22:25
Gündem

Kılıçdaroğlu'na saldırı...

"Birisi bıçak salladı, dirseğimle vurup yıktım!"

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başdanışmanı Kenan Nohut'un "Saldıranlardan birisi bıçak salladı. Dirseğimle vurarak yere yıktım, arkadaşlarımız üstüne çullandılar" dediğini aktardı.

"Birisi bıçak salladı, dirseğimle vurup yıktım!"

Abdulkadir Selvi, Hürriyet'te "Kılıçdaroğlu'na derin saldırı" başlığıyla yayımlanan yazısında "Bu haftaya damgasını vuracak siyasi gelişmelerle ilgili kulisler hazırladım. YSK’dan çıkacak İstanbul kararının perde arkasına eğildim" ifadesini kullandı.

Selvi şöyle devam etti:

"...Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ’Türkiye ittifakı’na yönelik olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sürpriz bir teklif sunmaya hazırlandığını anlatacaktım. Hatta anlattım. Yazımı bitirmek üzereydim ki Kılıçdaroğlu’na saldırı haberi geldi. Kalem elimden düştü. Telefona sarıldım, o anda Kılıçdaroğlu’nun yanındakilere ulaşmaya çalıştım. Henüz Kılıçdaroğlu saldırgan grubun elinden kurtarılıp bir evde korumaya alınmıştı. Kılıçdaroğlu’nu aradım, telefonu Özel Kalem Müdiresi Şükran Hanım açtı. Olayların etkisiyle telaşlı bir hali vardı. İlk sözü, ’Genel başkanın sağlık durumu iyi’ oldu.

 

Kollarını Kılıçdaroğlu’nun boynuna sararak atılan yumruklardan korumaya çalışan Deniz Demir’le konuştum. Nefes nefeseydi. ’Çok büyük tehlike atlattık’ dedi. ’Genel başkanın durumu iyi’ diye ekledi. Saldırıyı köylülerin yapmadığını, onların Kemal Bey’i korumak için evlerine aldıklarını, saldırıyı otobüslerle dışarıdan gelen bir grubun gerçekleştirdiğini tahmin ettiklerini söyledi. O sırada evin etrafındaki bir grubun öfkeli bekleyişi sürüyor ve yeni bir saldırı olmaması için yatıştırılmaya çalışılıyordu. Meclis Başkanvekili Levent Gök’le konuştum. Tam olayların ortasında kalmıştı. ’Hayati bir tehlike atlattık’ dedi.

Saldırı sırasında Kemal Bey’in yanında olan CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’le konuştuğumuz sırada ise CHP Lideri zırhlı bir araçla evden çıkarılıyordu. ’Büyük bir tehlike atlattık. Herkes güvenlik sorunu yaşadı. Hedef genel başkanımızdı ama cenazeye katılanların hepsi güvenlik sorunu yaşadı. Olayların ortasında kaldık’ diye anlattı. Saldırı sırasında Kılıçdaroğlu’nu korumaya çalışanlardan biri olan başdanışmanı Kenan Nohut da ’Saldıranlardan birisi bıçak salladı. Dirseğimle vurarak yere yıktım, arkadaşlarımız üstüne çullandılar’ dedi.

ORGANİZE BİR YAPI MI?
Kılıçdaroğlu’na saldırı anından itibaren kiminle konuşsam aynı noktanın altını çizdi. Saldırının şehit ailesiyle bir ilgisi olmadığını, köyün dışından gelen bir grubun işi olduğunu söylediler.

Seçimlerden sonra Türkiye’nin normalleşmesi için adımların atıldığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ’Türkiye ittifakı’ için elini uzattığı muhalefetin o eli sıkmaya hazırlandığı bir dönemde Kılıçdaroğlu’na yapılan bu saldırıyı geçiştiremeyiz. Bu heyecanlı birkaç gencin saldırısı olarak görülemeyecek kadar ’derin’ bir iştir.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler ve CHP Genel Başkanı’nın katıldığı şehit cenazesinde alınan güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğu belli. CHP’li Murat Emir’in dediği gibi, ’Bir anda herkes güvenliksiz bir ortamda kalmış’. Peki bunun istihbaratı hiç alınmadı mı? Kılıçdaroğlu’nun köye girişiyle birlikte yükselen tansiyon dikkate alınarak süratle asker ve polis takviyesi yapılamaz mıydı? Allah korusun o an sadece yumruklu saldırı olmayabilirdi. Kenan Nohut’un dediğine göre birisi bıçakla saldırmış...."