Magazin |

Billur Kalkavan'dan tepki çeken bir açıklama daha! ''‘Aldatılmak kadının eksikliğinden kaynaklanıyor''

Geçtiğimiz günlerde Armağan Çağlayan'ın 'Dur Bi Dinle' programında kullandığı 'Zengin çocuğu olmak zor bir şey' ifadeleriyle dikkat çeken 59 yaşındaki oyuncu ve sunucu Billur Kalkavan, Özlem Esra Adakul'un sunduğu 'Pembe Masa' programına konuk oldu. Kalkavan programda yaptığı ‘Aldatılmak kadının eksikliğinden kaynaklanıyor’ şeklindeki yeni açıklamasıyla bir kez daha sosyal medyada tepkilerin hedefi oldu.

Kendisinden 21 yaş küçük sevgilisi Buğra Bahadırlı ile mutlu bir ilişkisi olan Kalkavan bir kez daha yaptığı açıklamalarla gündem oldu. Geçtiğimiz haftalarda "Zengin çocuğu olmak zor bir şey, hırs olmuyor insanda" sözleriyle tepki toplayan Billur Kalkavan bu kez de ''Aldatılmak kadının eksikliğinden kaynaklanıyor'' sözleriyle gündeme geldi.

Aldatılmanın kadınların eksiklerinden kaynaklandığını söyleyen Kalkavan, "Madem bu kadar aldatılmak istemiyorlar ve bu konuda çok muzdaripler, o zaman estetikçiden önce kafalarının içini doldurmaya çalışsalar." dedi.


İşte Billur Kalkavan'ın açıklamalarından satır başları...

"Madem bu kadar aldatılmak istemiyorlar ve bu konuda çok muzdaripler, o zaman estetikçiden önce kafalarının içini doldurmaya çalışsalar. Kadın, ev temizlemekten ve dolma sarmaktan çok daha öte bir canlı. Bir kere bunun farkına varacak.

Erkeklerin karşısında evinin ne kadar temiz olduğundan bahseder ne kadar güzel Yemek yaptığından. Ben diyorum ki 'cinsellikten konuşalım mı?' Çünkü hayatın en önemli konularından biri.

Yemek yapmaktan bile daha önemli aslında bence. Kadınlarımızın eksiklerinden dolayı birazcık bu aldatılma olayı diyeceğim. Kızacaklar bana. Kafalar doldurulacak. Ben cinsiyetçi olarak ayırmaktan hoşlanmıyorum ama insan kendini geliştirecek."

Özlem Esra Adakul'un konuğu olan Kalkavan, Kadınların erkeklere yönelik baskı ve kıskançlıklarını da eleştirdi. Kalkavan'ın "Herkes herkese her şeyi anlatmak zorunda değil." dedi ve şu ifadeleri kullandı:

"Kadınlar şeyi istiyor ya "Gel bana her şeyi anlat." Onun bir özel hayatı var. Ben hiç evimde, ailemde kıskançlık görmedim.

Birtakım şeyleri sana ailen pompalıyor maalesef Türkiye'de. "Seven kıskanır" diye bir laf var. Ama diyorum ki iki duygunun birbiriyle alakası bile yok.

Görüyorum ki kediler de birbirlerini kıskanıyor. Annem de asla böyle bir şey olmazdı. Hatta derdi ki "Ben babanla evlendiğimde sevgililerinden, metreslerinden ayrılması bir sene sürdü. Bir sürü metresi vardı babanın." Çünkü bekar, zengin, karizmatik bir adammış. Annem diyor ki 'ararlardı geleyim' diye.

Şimdi ben bunları dinleyerek büyüdüm. Babamın ilk karısı Türkiye'ye geldiğinde onun adına davetler verilirdi. Çok severdi de bizi. Bu rahatlıkla yaşadığım için nasıl büyüteyim ki o duyguyu. Hiçbir şeyi de kıskanmam ne parayı, ne mülkü, ne de mücevheri."