21 Ağustos 2019
23 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
4 sa 56 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 04:38 Güneş 06:12 Öğle 13:12 İkindi 16:59 Akşam 20:03 Yatsı 21:31
Sevda Noyan

Sevda Noyan noyansevda@gmail.com

Bergama'dan Kazdağları'na doğru esen yalan rüzgarı

Maalesef yine bir algı operasyonunun ortasında bulduk kendimizi...

Sözüm ona çevreci, ülkesini seven, her şeyi çok iyi bilen takımı ve Ak Parti iktidarı düşmanları, verilen gaz ve estirilen yalan rüzgarı eşliğinde kendilerini “Kazdağları Kahramanları” ilan edip ikinci bir Gezi Olayları yaratma derdine düştüler...

Bu olaylar başladığı anda aklıma ilk gelen, yıllar önce Bergama'da çıkarılması planlanan altın madeni ile ilgili başlatılmış olan protestolar ve bu protestoları yapan köylüler oldu...

O dönemde İzmir'de yaşadığım ve bir medya çalışanı olduğum için bu konu ile ilgili oldukça ilginç bilgilere ve görüntülere şahit olmuştum...

Mutlaka hatırlayanlar olacaktır, Bergama'da altın çıkarma çalışmaları başladığı duyulduğu anda o çevredeki köylüler resmen bir tiyatro oyununda oynayacakmış gibi kadroya alındılar.

Başrol için de bir pijamalı Hopdediks (Asteriks’in kankası olan “kahraman”) oluşturdular...

Yıllarca süren bir tiyatroyu hep birlikte izledik…

Yıllar sonra, nasıl olduysa, FETÖ'cü Akın İpek madeni ele geçirince, bütün bu protestolar bitti....

Gelelim Kazdağları’na…

Neden şimdi bu protestolar? Bunlarda bir iyi niyet veya çevre bilinci aramak sadece aptallık olur...

Kazdağlarında sergilenen tiyatro her türlü sömürüyü kendine hak gören Batı zihniyetinin yeni bir oyunu ve bu oyuna gönüllü olarak katılan aklıevveller...

Neredeyse tüm cumhuriyet tarihi boyunca çıkarılması engellenmiş olan yer altı kaynaklarımızın son yıllarda çıkarılıyor olması ve özellikle Akdenizde gaz rezervlerin bulunması bu protestolar için nasıl isabetli bir zamanlama yapıldığının delilidir…

Bu protestolarda en çok sesi çıkanların, Ekrem İmamoğlu, Tarkan, Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar'ın ise Kazdağlarında arazi ve villalarının olması ayrı bir iki yüzlülük meselesi...

Sonuç olarak şayet bu ülkeyi ve çevreyi bir nebze düşünüyorsanız sizlere bir yapmanız gerekenler listesi yayınlayabilirim! Ama derdiniz Tayyibofobi ise kusura bakmayın, bu işler böyle olmuyor…

Protesto için gidenler yine de Kazdağları havası aldıkları için kendilerini kazançlı sayabilirler...

ALİ SAYDAM'A SELAMLAR VE SOSYAL MEDYA MESELESİ

Ali Saydam hayat arkadaşımın en eski arkadaşlarındandır… Özellikle medya konusunda kendisinden çok faydalanıyorum ve yazılarını takip ediyorum… İki gün önce Yeni Şafak gazetesindeki köşe yazısında sosyal medya meselesini çok güzel bir şekilde anlatmış...

Yazının beni en çok ilgilendiren bölümü ise "Sahte Haberlere" en çok maruz kalan ülkelerin başında Türkiye'nin gelmesi... Bu haberlere inanma oranında genel ortalamadan 10 puan yüksek olmasıda oldukça dikkat çekici... Yayınlanan bir yalan habere 100 kişiden 33’ü inanıyormuş… Dünya genelinde ise bu oran %23 …

Gel de Hucurat suresinin altıncı ayetindeki çarpıcı uyarıyı hatırlama:

• Siz ey Hakk Dîn’e îmân etmiş ve Hakk Dîn’e îmânlarının gereğince yaşamayı bir hayat tarzı ve ilkesi hâline getirmiş olanlar! Eğer Hakk Dîn’in emir, kural ve ölçülerini kabûl ettiğini söylediği hâlde bunların bir kısmını ya da tamamını hayatına geçirmeyi ihmâl ve/veya gözardı ettiği için yoldan çıkıp çok yalan söyl-yen, Hakk Dîn’in günah olarak bildirdiklerini açıktan işleyen ve Allah’tan hiç utanmayan biri size bilinmesi mutlaka gereken, çok önemli, kaynağı itibâriyle kesinlikle doğru olduğunu iddia ettiği bir haber ile gelirse, o haberi iyice araştırdıktan sonra muhakemenizi kullanarak açıkça kavrayın! Yoksa bir topluma veya topluluğa, Hakk ve Hakîkat bilgisinden yoksun olanlara ya da, Hakk ve Hakîkat'in aslında Hakk ve Hakîkat olmadığına îmân edenlere ya da, Hakk ve Hakîkat’in gereği olan bir şeyi kendilerince farklı yapmayı doğru bulanlara özgü bir tavır ve tutum içinde, zarar verici bir kötülükte bulunursunuz! Sonra o topluma veya topluluğa karşı bu yalan habere dayanarak ve artık düzeltilmesi, geri döndürülmesi imkânsız olan, bilerek-isteyerek yapıp-ettikleriniz yüzünden sabahın o en verimli ilk saatlerinde uyuya kalmışçasına kedere düşer, pişmanlık duyarsınız!

Sosyal medyayı kullanma oranında ise neredyse dünyada ilk sıradayız! Buna karşılık sosyal medyanın doğru kullanılması ise maalesef hâlâ bir çıkmaz sokak...

Avusturya'dan yıllar sonra ülkemize göç eden profesyonel bir sosyal medya pazarlama uzmanı olan Yusuf Kocaile (kendisi manevi oğlumuz olur) yaptığımız sohbet-erde bu konu ile ilgili şaşkınlığının her geçen gün arttığını bana anlattı…Yusuf'a göre orta ve büyük ölçekli birçok firma yöneticisinin bu kadar önemli bir konuda oldukça zayıf bilgiye sahip olmaları, satış ve pazarlama konusunda çok ciddi bir mecra olan sosyal medyanın bu kadar az biliniyor olması çok düşündürücü… Yusuf özellikle bu alanın etkisinin artık ölçülebiliniyor olması ile, bu mecranın da daha profesyonel çalışanları hak ettiğini, maalesef yöneticilerin hâlâ neden direndiklerini anlamadığını ve bu yüzden ciddi maddi kayıplar yaşadıklarını yakın ara uzun uzun anlattı....

Demek ki bu sosyal medyanın etkisi yeterince anlaşılamamış gibi geliyor bana… Sadece iş dünyasında değil, siyasette de bu böyle değil mi?

Son İstanbul BŞB seçim sonuçları bunu bize göstermiyor mu?

Bana göre özellikle Ak Parti teşkilatının en zayıf olduğu alan bu!

NOT: Biraz önce merkez Kuşadasında gerçekleşen bir depremin haberi ile sarsıldım… Ebeveynlerim, kızım ve torunlarım İzmir’deler... 4.8 şiddetindeki deprem onları oldukça korkutmuş… Rabbim muhafaza etsin duasıyla İzmir ve çevresindekilere geçmiş olsun diyorum..

Diğer Yazıları