8 Temmuz 2020
25 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
56 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 03:36 Güneş 05:33 Öğle 13:14 İkindi 17:13 Akşam 20:46 Yatsı 22:34

İzzet Çapa

"Belki hiçbir şey yolunda gitmedi ama…"

Nasreddin Hoca’yla oğlu Konya’ya doğru yola çıkmışlar. Hoca eşeğin üstünde, oğlu peşinde yürürken onları gören birisi, ‘Kocaman adam eşeğe binmiş, küçücük çocuk yaya gidiyor’ diye söylenmiş. Lafları hocanın kulağına gelmiş; adama hak vermiş. Oğlunu bindirmiş, kendisi yaya devam etmiş…

Biraz ileride karşılarına çıkan başka birisi, ‘Olacak iş mi bu! Çocuk eşeğe binmiş, kocamış babası yürüyor’ diye çıkışmış. Hal böyle olunca tekrar binmiş eşeğe hoca…

Yanlarından geçen bir tüccar basmış bu defa fırçayı; ‘Yazık değil mi hayvana, düşüp ölecek şimdi şurada. Bu ne insafsızlık böyle, iki kişi biner mi bir eşeğe!’

Çaresiz ikisi de inip yürümeye devam etmişler.

Tam o esnada genç bir adam alay ederek; ‘Şunlara bak hayvan bomboş, ikisi kan ter içinde yaya’ diye basmış kahkahayı.

Hoca dönmüş oğluna… ‘Gördün mü evlat’ demiş. ‘Her kafadan bir ses çıkıyor. Ne yaparsan yap insanların dilinden kurtulamıyorsun, hiç kimseyi de memnun edemiyorsun. O yüzden sen sen ol söylenenlere kulak asma, doğru bildiğin yoldan şaşma…’

Küçüklüğümden beri pusuladır bu fıkra bana. Çok genç yaşımda öğrendim herkesi mutlu etmenin mümkün olmadığını. Başarıya dair bir reçetem yok belki ama beyhude bir çabayla insanları mutlu etmeye çabalamanın da, kaybetmenin başlıca sebeplerinden biri olduğu iyi bilirim.

Bazen hakikaten insanların gözünde imkansız gibi görünen şeyler yaptığımın da farkındayım.

Yıkılan bir mekanın yerine, bambaşka bir adreste, üstelik yıllardır kimsenin adım atmadığı bir yerde üç gün içinde yenisini açmak başka nasıl tarif edilebilir ki!

‘O işin başarılmasının imkansız olduğunu bilmedikleri için başardılar’ demiş Mark Twain.

Sanki biraz bizim ekibi tarif etmiş.

Velhasıl alışığım her türlü lafa, söze, sataşmaya. Çoktan şerbetliyim sonu gelmeyen, bin türlü ayak oyununa.

Ama hiç merak etmeyin ne bildiğimden şaşarım, ne de o kara – kuru kalabalığın laflarına kulak asarım. Dün nasıl yürüdüysem bildiğim yolda, evelallah bundan sonra da aynısını yaparım.

Durup dururken nereden mi çıktı bunlar? Merak etmeyin, sahibi anlar.

Hoca Nasreddin’le başladık, Che’yle bitirelim; ‘Belki hiçbir şey yolunda gitmedi ama hiçbir şey de beni yolumdan etmedi!’

Yorumlar
Diğer Yazıları