15 Ocak 2021
4 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
50 dk
Akşam'a kalan süre
İmsak 06:50 Güneş 08:20 Öğle 13:18 İkindi 15:45 Akşam 18:07 Yatsı 19:32
Koronavirüs

İlk kez açıkladı

Bakan Koca: Bugünün vaka sayısı 28 bin 351

Bilim Kurulu Toplantısı Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında toplandı. Bakan Koca'nın toplantının ardından açıklama yapıyor. Bakan Koca ilk kez semptom göstermeyenlerin de içerisinde yer aldığı vaka sayısını açıkladı. Bakan Koca, bugün tespit edilen vaka sayısının 28 bin 351 olduğunu, virüs nedeniyle 168 kişinin daha yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Bakan Koca'nın açıklamalarının satırbaşları...

''Dünya ilk defa pandemiyle karşılaşmıyor. Ancak bunun öncekilerden farkı var. Grip, veba bilinen hastalıklardı. Kovid, pandemiye yol açan insanlığın ilk defa karşılaştığı virüs. Tanıdıkça mücadele stratejimiz, tedavi algoritmalarımız da değişebiliyor. Teşhis kriterlerimiz değişiyor, tedavi yöntemlerimiz olgunlaşıyor. Bu dünyada da bu şekilde seyrediyor. Geçmiş süreçler unutulabiliyor. Bir ülkenin yarar gördüğü ileri sürdüğü tedaviyi bir başka ülke etkisizliğini ilan edebiliyor.

Bilinmezliklerin yanında firmaların, tanıtımların, piyasa dinamiklerin de bu durumda rol aldığını görmezden gelemeyiz. Ülkeler mevcut imkanları ölçüsünde virüsle mücadele ediyor. Birçok ülkenin aksine Türkiye sağlık sistemi pandemiyi sürpriz olarak karşılamadı. Daha önce uygulamaya koyduğumuz ulusal hazırlık planı çerçevesinde proaktif davranmaya gayret ettik. Yoğun bir mücadele dönemine girdik. Pandemi hastaneleri, acil hastanelerin devreye alınması, pozitif vakaların izolasyonu, temaslı takibi, yaşlı ve genç nüfusun sokağa çıkmasının kısıtlandırılması, okulların uzaktan eğitime geçmesi hayatın hemen her yönüne çok çeşitli tedbirler hayata geçirdik.

Hayat eve sığar mobil uygulamasını geliştirerek riskli bölge ve riskli kişilerin takibini yapmaya başladık. Hes koduyla kendi tedbirlerinin alınmasını sağladık. Pandemi ile yoğun bir mücadele dönemindeyiz. Hayatın her yönüne yönelik tedbirler uygulandı.

Bir yandan aşı çalışmalarını yakinen takip ederken klinik çalışmalara her türlü desteği verdik. Tespit edilen vakaların temaslıların da bulunarak izolasyona alınmasını sağlanmak üzere filyasyon ağını oluşturduk. Öğretmenlerimiz, din görevlilerimiz ve kamu görevlileriyle ekiplerimizi güçlendirdik. Motorize ekipler salgın kontrolünde önemli rol üstlendi.

İzolasyondaki kişilerin düzenli takibi yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Türkiye ülke genelinde standart protokollerin uygulanması, tüm hizmetlerin ücretsiz gerçekleştirilmesi yönünden dünyada fark yaratan ülke oldu. Tatil nedeniyle memlekete dönüşlerin olduğu, kurban bayramı sonrası Anadolu'da hızlı bir artış yaşadık. Konya, Kayseri, Gaziantep, Diyarbakır, Batman, Van, Muş, Hakkari ve Ankara'da yüzde 100'ü aşan artışlarımız oldu.

Bölgelere giderek yerel yöneticilerimizle illeri ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tuttuk. Eksikliklerimizi, ihmal ettiklerimizi tespite çalıştık. Yerinde yaptığımız değerlendirmelerle yaz döneminin bitmesine bağlı artan seyahatlerle alınan tedbirler sayesinde kontrol altına alındığını gördük. Test sonuçlarının hızlandırılması, tedaviye erken başlama, filyasyon süresinin kısaltılması gibi tedbirlerimizin yanında hastanelerimizde yoğun bakımı arttırdık, ilave yataklar açtık.

Hasta sayılarında dramatik düşüşler sağlandığını, hastanelerimizin yükünün hafiflediğini gördük. Sorunların üstesinden birlikte geldik. Hayatı kısıtlamadan, sokağa çıkma kısıtlılığı gibi yasaklayıcı önlemler almadan olumlu neticeler alabildik.

POZİTİF VAKALAR

Temmuz'dan sonra test yaptığımız grubun özelliği nedeniyle sadece semptomlu hastaları bildirdiğimiz için veri tablosunda gerçek mahiyetin anlaşılması adına hasta ismini kullanmayı tercih ettik. Bu konuda haksız ithamlarla karşılaştık. Dünyadaki hasta karşılaştırmalarında uyum sağlamak, sistemi riske eden durumu yansıtmak amacıyla ağır vakalarımızın sayısını da paylaşmayı tercih ettik. Sağlık personelimizin insanüstü gayretlerine yol açan yer yer hastanelerde bizi zor duruma düşüren hastaneye yatmak zorunda kalan hastalardır. Hasta sayılarımızı, ağır hasta sayılarımızı her gün eksiksiz kamuoyuyla paylaştık. Vatandaşımız pozitif çıkan, evinde takip edilen, izolasyonda tutulan vakaların hepsinden haberdar olmak istiyor. Bu vakalarla ilgili her türlü bilgi sistemimizde kayıtlı. Filyasyon ekibimizin tespit ettiği temaslılar da sistemimizde işlenmektedir.

AÇIK TEST POLİTİKASI

Filyasyon ekiplerimizin tespit ettiği temaslılar da anlık olarak sistemimize işlenmektedir. Güvenlik güçlerimiz, kamu kurumlarımız, okullarımız, belediyelerimiz dahil bu sisteme erişip sorgulama yapabilmektedir. Testi pozitif olanlar ve bunların temaslılarını HES kodu üzerinden sorgulamak mümkündür.

SEMPTOM GÖSTERMEYECEK POZİTİF VAKALAR TABLODA YER ALACAK

Laboratuvar altyapısı yeterli olan bütün sağlık kuruluşlarımızı yetkilendirdik. Önümüzdeki günlerde kapasitemizi 200 binli rakamların üzerine çıkaracağız. Test kapasitemizin geldiği nokta ve test politikamızın revizyonu konusu Bilim Kurulu'nda gündem oldu. Artık açık test politikasına geçtiğimiz söylenebilir. Semptom göstermeyen pozitif vakaları da günlük tabloda vermeyi düşünüyoruz.

Pandemi seyrini daha iyi anlayabilmek, sağlık sisteminin verdiği yanıtı daha iyi kavrayabilmek, rehavete düşmemek için dikkatimizi günlük hasta sayılarına ve ağır hasta sayılarına odaklanmamızı tavsiye ederim. Dünyaya paralel olarak ülkemizde de 16 ayrı aşı çalışması yapılmaktadır. Aşı adayları geliştirmeye çalışan ender ülkelerden biriyiz.

44 gönüllüye uygulama yapıldı. Şu ana kadar ciddi bir yan etki görülmedi. İkinci doz aşılama 26 Kasım-14 Aralık tarihleri arasında yapılacak. Nisan ayında ilk aşımıza kavuşmayı ümit ediyorum. 15 aşı da desteklenmeye devam edilmektedir. Aşı konusunda çalışma yapan bütün bilim adamlarımızı ayrım yapmaksızın destekliyoruz. Bu arada da Çin ve Almanya kaynaklı aşıların ülkemizde çalışmaları yapıldığını paylaşıyoruz. Bu ülkeden aşıya kavuşacağımız düşünüyorum. Risk gruplarını kademeli olarak aşılamayı düşünüyoruz.

Halihazırda 100 bini aşkın pozitif vaka yaşam mücadelesi veriyor. Dünyada ilk zirvenin yaşandığı nisan ayında günlük yeni vaka 80 bin civarında iken kasım ayında 660 bini aştı. İstanbul, İzmir, Bursa gibi illerimizde başlayan artış trendi neredeyse bütün ülkeye yayılmış durumda. Bu artışı göğüsleyebilmiş durumda isek de gidişatı azaltabilmek için radikal tedbirlere başvurmamız kaçınılmaz olmuştur.

İSTANBUL, BURSA, İZMİR 3. ZİRVEDE

Geçen hafta bir dizi kısıtlayıcı kararlar yürürlüğe kondu. Önce Anadolu illerimizde, ardından ağırlıklı olarak ülkemizin Batı yakasında artışlar oldu. İstanbul, Bursa, İzmir üçüncü zirveyi yaşıyorlar. Geçen hafta sayın Cumhurbaşkanımızca açıklanan tedbirlerin etkisin yakından takip ediyoruz. İstanbul dahil bazı illerimizde kısmi bir düşüş başladıysa da henüz kesin bir yargıya varmak zor.

BİR ÇOK İLDE VAKALARDA YÜZDE 50 ARTIŞ

Toplumda güven sarsıcı polemiklerle harcayacak vaktimiz olmadığını düşünüyorum. Bu kadar ciddi bir durum varken mazeret üretmeksizin tedbirleri almak zamanıdır. Gece gündüz bütün gücümüzle uğraş verdiğimiz test laboratuvarlarımızın, seferber olduğumuz bir dönemdeyiz.

Hatay, Adana, Osmaniye, Mersin, Artvin, Edirne, Samsun, Kırklareli, Tokat, Trabzon, Aydın, Zonguldak, Ordu... Çanakkale'de yüzde 50 ile yüzde 100 arasında artışlar oldu. Antalya, Düzce, İzmir, Manisa ve Tekirdağ bu sınıra yaklaştı. Altyapımızın gücü yanında her kapasitenin de bir sınırı vardır. Hiç kimse kendini mücadele sorumluluğu taşımaktan uzak görmesin. Hiç kimse 'Hasta olursam sağlık çalışanlarını tedavimi nasıl olsa yapar' kolaycılığına düşmesin.

Sağlık personelimizin ailelerinin yanına döndüğünde yorgunluktan onlara ayıracak vakti kalmadığını unutmayalım. Sağlık ordumuz yıllık izinlerini bile kullanamamaktadır. Onlara destek verelim, kalabalıklardan uzaklaşalım, eş-dost-akraba ziyaretlerini erteleyelim. Yasakları beklemeden hayatımızı tanzim edelim.

 28 BİN 351 YENİ VAKA

Vefat sayımız 168. En yüksek vefat sayımız. Bugünkü test sayımız 164 bin 547. 1 hafta 10 gün içerisinde test sayısını 200 bine çıkarmayı hedefliyoruz. İyileşen hasta sayımız 3 bin 911.

Vaka sayısını daha önce hasta sayısı olarak, özellikle dünyada doaha çok solunum sıkıntısı olan hastalara test yapılarak ve o hastaların da vaka olarak bildirildiği dönemde biz hasta kavramı ile vatandaşımızın uyumunu sağlamak için bildirmiş idik. Gelecek dönemde taşıyıcı olan asemptomatik dediğimiz kişileri de bildirmiş olacağını konuşmuş idik. Bundan sonraki süreçte vaka sayısını da vermeyi planladık. Bugünden itibaren vaka sayısı olarak vermek istiyorum. Hasta sayımız 6 bin 814.

Yüzde 80'e yakını hafif geçiren hastalarımız olmakta. Bugün vaka sayısı olarak da 28 bin 351. Toplam vakamız bugün itibariyle. Hasta sayımız ise ikisini bir arada vermeyi düşünüyoruz, pozitif olan herkes artı hasta sayısı olarak ayrıca bu sütunu devam ettirmeyi düşünüyoruz. Bugünkü vaka sayımız 28 bin 351. 6 bin 814 kişi dışında vakamızı da hepsi sistemimizde kayıtlı. Bu kişilerin hepsi izole ediliyor, filyasyon yapılarak temaslıları tespit ediliyor. Her gün çağrı sistemiyle aranarak, Aile hekimliği tarafından ayrıca aranarak, tedavisi yapılmış oluyor, bu kişiler HES sistemine kayıtlıdır. Herhangi bir eksiklik asla yapılmamış oldu.

Geçmişe dönük olan rakamları da önümüzdeki günler zaten tabloda toplu olarak göstermiş olacağız. Bugüne kadar bu şekilde verilmiş olması bizim aleyhimize olan durumdu. Ölüm oranımızı ki başarıda en büyük parametrelerden birisi, payda küçüldüğü için yükseliyordu, ağır hasta sayımız da oran olarak yükseliyordu. Bu anlamda başarıyı gölgeleyen bir durumdu.

AŞI ÇALIŞMALARI

Dünyada faz 3 çalışmasına geçmiş epey aşı oldu. 60 küsur aşının faz safhasında olduğunu, uygulamaya safhasına geçen önemli sayıda artış oldu. İki tanesini Türkiye'de faz 3 çalışmaları devam ediyor. Bir tanesi Almanya menşeili bir tanesi Çin menşeili. Bugüne k adar her ikisinde de bir sorun yaşamadık. Ciddi yan etkilerin olmadığını söyleyebilirim. Erken dönemde uygulamaya geçecek, kullanıma geçecek olan aşılarla ilgili yakın takipteyiz. Bir diğer aşı da Rusya'da geliştirilen aşı. Toksitoloji boyutuyla tamamlanması gereken bir d urumu sözkonusu idi. O aşının da Bakanlığımız labaratuvarında yakın zamanda başlanmış olacak.

Biz bütün aşı üreten firmalarla yakın diyalog içindeyiz. Erken dönemde vatandaşımızı aşıya eriştirmek noktasında bir çaba içindeyiz. Bu aşıların vatandaşımıza uygun olabilir diye düşündüğümüz aşının etkinlik ve güvenirliliğini önemsiyoruz. Bu anlamda etkin ve de güvenilir olduğunu bildiğimiz aşıları erken dönemde tedarik ederek vatandaşımızlabuluşturmak istiyoruz. Aşılar farklı yöntemlerle geliştiriliyor.

50 MİLYON AŞI İÇİN İMZA ATILDI

İnaktif aşılar var. Bizim bu dönemde sinovak dediğiğimiz inaktif aşı ile d iyaloglarımız devam ediyor. Bununla ilgili sözleşme yapıldı. Aralık-Ocak-Şubat ayında sorun olmazsa yapılan sözleşme ile 50 milyon aşı için imza atıldı. Sözleşme imzalandı. Aralık ayında asgari 10 milyon olmak üzere 20 milyon hedefliyoruz. Ocak ayında 20 milyonda sorun yok. 50 milyon doz için sözleşme imzalandı.

Diğer aşı içinde Aralık'ta 1 milyon, devamında 25 milyona kadar aşının verilebileceği şekilde görüşmelerimiz devam ediyor. Rusya ve diğer aşılarla irtibat halindeyiz. Burada bizim çok erken dönemde güvenirliliğini, etkinliğini bildiğimiz aşılarla hızla başlayalım istiyoruz. Şu an için sözleşmeye bağlanan 50 milyon aşının takvimi başlanabilir diye söyleyebilirim.

Bizim yerli aşımız var. 16 tane aşımız var. İnaktif olan 4 aşımız var. Bir tanesi faz çalışmasına geçmiş oldu. Gönüllü 44 vatandaşımıza yapıldı, herhangi bir sorun görünmedi. En geç Nisan ayında yaygın kullanıma geçebileceğimizi ümit ediyorum. Yerli aşımız birden fazla olacak. Muhtemelen Nisan ayında kullanıma geçmiş olacağız.

GRİP AŞISINDA SON DURUM

Her ülke 1 yıl önceden grip aşısının siparişini verir. Bu yıl dünyada grip aşısının arzı yüzde 20'yi geçmedi. Bizde ise geçen yıl 1.3 milyon grip aşısı tedarik etmiştik. Eczanelerden satışına izin verdiğimiz halde tüketilen grip aşısı sayı dozu 1 milyon 100 bin oldu.

Birçok ülke bizden farklı olarak grip aşısını daha yoğun kullandı. Almanya 21 milyon tedarik etmişti, bu yıl 26 milyon sipariş verdi. Biz geçen yıl az kullandığımız için 2.3 milyon aşısı tedarik etmiş olduk. Yani bu yıl 2.3 milyon grip aşısı kullanıma hazır halde bizde. Şu ana kadar da grip aşılarının kimlere yapılması gerektiğiyle ilgili Bilim Kurulu en riskli grupları tespit ederek bu uygulamayı başlatmış olduk.

Birkaç gün içerisinde bunu daha da genişletmiş olacağız zannediyorum. 75 yaş ve üzerine uygulanmasını ilave ettik. 1 hafta-10 gün içerisinde 60 yaşa kadar indirmiş olacağız.

(Türkiye Eczacılar Birliği'nin aşısıyla ilgili) Özetle, TEB'in bahsettiği aşıyı tedarik edeceğini söyleyen firma daha önce bizimle irtibata geçen ve 11 dolar olarak teklif veren, TEB için de aynı dönemde 12 dolar teklif verip TEB'in de bize 29 Eylül itibarıyla 12 dolar olarak teklif ettiği aşı.. Fakat devamında belgeler böyle bir aşının olmadığını beyan etti. Ortada bir aşı yoktu. Aşı var denerek siyasetin malzemesi yapıldı.

Yorumlar