Gündem |

Ayasofya Kararnamesi’nin altındaki “K. Atatürk” imzası gerçek mi?

Son günlerde ibadete açılması tartışılan Ayasofya için yeni bir polemik konusu daha çıktı. Ayasofya Kararnamesi'nin altında ki imzanın Atatürk'e ait olup olmadığı konusunda uzmanlar farklı görüşlerini dile getirdiler. Tarihçi Sinan Meydan, Ayasofya'nın müzeye çevrilmesi kararında yer alan imza Atatürk'e ait olmadığını savunmasına karşı diğer uzmanlar buna karşı çıktı.

Ayasofya bir anda gündemin en önemli konusu haline geldi. Ayasofya'nın statüsü ile ilgili siyaset arenasında tartışmalar sürerken,  Ayasofya Kararnamesi altındaki imzanın Atatürk'e ait olmadığı konusunda uzmanları ikiye böldü. Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Ayasofya’nın müze haline getirilmesi için hazırlanan kararnamenin ve Mustafa Kemal Atatürk imzasının sahte olduğunu savundu.  Prof. Dr. Ali Dursun Ulusoy, " Murat Bardakçı imzanın Atatürk'e ait olmadığını düşünüyor ama Atatürk'ün onayı dahilinde bu kararın alınmış olması gerektiğini düşünüyor." dedi.

"MÜZE OLMASI İÇİN ATATÜRK'ÜN İMZASI VARDIR"

Tarihçi-yazar Sinan Meydan ise, "Ben kararnamenin olmadığı iddialarına katılmıyorum. Öncelikle imzanın Atatürk'e ait olmadığı iddiası doğru değil. Atatürk'e ait olduğunu kanıtlayan belge elimizdedir bizim. Atatürk'e soyadı 24 Kasım 1934 tarihinde verdi. Aynı zamanda bu tarih Ayasofya'nın müze olmasına karar verilen tarihidir, yani aynıdır. Atatürk'ün kararnameye ilk attığı imzadır. İmzasının hemen oturması mümkün değildir. 1934 yılının Aralık ayından itibaren atacağı imzanın prototipidir bu. Kararnamede gördüğümüz imzayı hiçbir belgede kullandığı iddiası doğru değil. Mustafa Kemal Atatürk 1934 Aralık ayından itibaren bildiğimiz imzasını kullanmaya başlıyor. Belgenin kararname olarak kabul edilemeyeceği ifade edildi. Bir tarafta kararlar diğer tarafta muamelat ifadesi geçiyor. Bugün bile bazı kararlar Resmi Gazete'de yer almıyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün neredeyse bütün sisteme hakim olduğu bir dönemde birileri sahte kararname hazırlıyor, Bakanlar Kurulu üyeleri imza atıyor, Mustafa Kemal'in de sahte imzaSsını atıyorlar. Bu abidevi eseri camiden müzeye dönüştürüyorlar. Bu mümkün değil. Mustafa Kemal Atatürk'e rağmen bunun yapılması mümkün değil. Akşam Gazetesi 2 Şubat 1934. Ayasofya Müzesi açıldı. Cumhuriyet Gazetesi 2 Şubat 1934, Ayasofya Müzesi açıldı. 5 gün sonra Mustafa Kemal bu müzeyi ziyaret ediyor. Müzenin açılmasından duyduğu memnuniyeti ifade ediyor. Uzun uzun notlar var. Atatürk'e rağmen böyle bir karar nasıl alınabilir ki? Topkapı Sarayı'nın müzeye dönüştürülmesi, Konya'daki Mevlana dergahının müzeye dönüştürülmesi Atatürk'ün kararıyla oldu. İstanbul'daki Osmanlı arşivlerinin düzenlenmesi Atatürk'ün kararıyla oldu. Atatürk bu işin içinde olmadığı anlatımını ben doğru bulmuyorum." ifadelerini kullandı. 

"VEFATINDAN SONRA ATILMIŞ BİR İMZA"

Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ise, " Atatürk'ün o tarihte bu kararnameyi imzalamadığını söylüyorum. Vefatından sonra atılmış bir imza olduğunu söylüyorum. Bu kararname Resmi Gazete'de yok 1924 Anayasası'na göre Resmi Gazete'de olmayan kararname zaten geçerli değil. 27 Aralık'ta soyadı kanunu yayınlanıyor. 3 gün önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu imzayı atar mı? " Ben de diyorum ki Atatürk'e imzalatmak için hazırlanmış. Ayasofya müze yapılıyor ama ibadet kısmı devam ediyor 1935 yılına kadar. Şükra Kaya, Atatürk'le konuşmasını aktarıyor. İbadethane kısmının müze olarak yapılmasına Atatürk'ün fena halde kızdığını söylüyor. Etrafının temizlenmesi sözkonusu, Bizans eserlerinin ortaya çıkarılması sözkonusu, halıların temizlik için kaldırılması sözkonusu. 1945 yılında Şükrü Saracoğlu basın toplantısı düzenliyor. 'İbadete açılacak mı' diye soruyor gazeteciler, 'İçerideki düzenlemeyi yaptıktan sonra açılacak' deniyor. Müze ve camii olarak addediliyor. Bu kararname kendisinden önceki kararnamelerden sayı olarak daha düşük olamaz, ama daha düşük. Atatürk kanunlara uyan bir insan. Atatürk çevresinin temizlenmesini söylüyor. Müze yapılmasına karşı değil ama iç mekanın müze yapılmasına karşı." dedi. 

KARAR DURUŞMASI: 2 TEMMUZ 

Ayasofya, 1931'de restorasyon için halka kapatılırken, Bakanlar Kurulu'nun 24 Kasım 1934 tarih ve 7/1589 sayılı kararıyla müzeye çevrildi. Eserin yeniden cami statüsüne dönmesi için ilk girişimi 2005'de Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği yaptı. Dernek, kararın iptali için Danıştay 10. Dairesi'ne dava açtı. 2008'de dava ret edildi. İtiraz üzerine konu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na taşınsa da kurul, 2012'de Dairenin kararını onadı. Dernek, 2015'te Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuruda bulundu. AYM 'yetkisizlik' nedeniyle bu isteği kabul edilemez buldu. Davcı dernek bu kez 2016'da 2. kez Danıştay 10. Dairesi'ne Atatürk imzasının kriminoloji laboratuvarında incelenmesi talebiyle dava açtı. Daire, 2 Temmuz gününe Ayasofya'yı görüşmek üzere duruşma açarken, yapılacak duruşmada, Ayasofya ile ilgili nihai kararın çıkması bekleniyor.