29 Ekim 2020
18 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
2 sa 40 dk
İkindi'ye kalan süre
İmsak 05:59 Güneş 07:25 Öğle 12:53 İkindi 15:43 Akşam 18:11 Yatsı 19:31
Koronavirüs

Korona tsunamisi yaklaşıyor...

Ayağımızı denk almazsak durum vahim!

Hürriyet yazarı Osman Müftüoğlu, bugünkü köşe yazısında dünyada tırmanışa geçen vaka sayısına değindi ve önemli uyarılarda bulundu. İspanya'da günlük vakanın 20 bini aştığına dikkat çeken Müftüoğlu, "Zaten bu nedenle de uzmanlar açıklama üstüne açıklama yapıyor, muhtemel bir ikinci dalga hatta “COVID-19 tsunamisi” için uyarılarda bulunuyor." dedi.

İnsanlığı zorlu bir kış beklediğini ifade eden Osman Müftüoğlu, "Eğer tedbirleri sıkılaştırıp ayağımızı denk almaz isek bu rakamlar daha da artacak. Daha çok insanımız hastalanacak. Daha çok eş, dost, akraba kaybedilecek." dedi.

Müftüoğlu, 'Tehlike büyük' başlıklı yazısında 5 önemli öneriyi de sıraladı. İşte yazının ilgili bölümü:

"İSTANBUL Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, birkaç gün önce çok önemli bir açıklama yaptı: Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde uygulanan COVID-19 testlerinde “pozitiflik oranı” yüzde 15’i geçmiş durumda. Doktor Tükek’e göre bu rakam salgının İstanbul için yeniden başladığına işaret edebilir. Bu uyarı bence son derece önemli. Moral bozmak değil, uyanık kalmak için kullanılmalı, dikkate alınmalı. Zira İstanbul’da gerçekleşebilecek -Allah korusun- bir vaka patlaması Türkiye’nin tamamına yayılabilir.

BANA GÖRE YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR

BİLELİM ki hâlâ yapılacak pek çok iş, alınabilecek birçok önlem var. Ve biz sadece onlardan birkaçını gündeme sokabilsek, o küçük ama etkili değişimleri ısrarla uygulayabilsek, arkadan gelebilecek sokağa çıkma yasaklarına falan gerek kalmadan problemi yeniden kontrol altına alabileceğiz. Ve yeniden vaka sayılarımızı da kayıplarımızı da azaltabileceğiz. Bu da bize aşı çıkana kadar altın değerinde bir zaman kazandıracak. Ben aklıma gelen ilk 5 “sıkılaşma tedbirini” aşağıda sıralamaya çalıştım. Tabii ki daha pek çok öneri gündeme getirilebilir.

NOT ALIN UZMAN ÖNERİLERİNDE İLK 5

1) HAREKETLİLİK SINIRLANSIN: Bölgeler ve şehirler arasındaki hareketliliğin sınırlanması 1 numaralı önlem olmalı. Daha fazla gecikilmeden, acilen ve hemen şehirlerarası dolaşım kısıtlamaları bir an önce devreye sokulmalı. Virüsü bir yerden bir yere taşıyan bu aşırı toplumsal hareketliliğe makul bazı kısıtlamalar getirilmeli. Hatta bu kısıtlamalar sadece caydırıcı değil, özendirici olmalı.

2) MESAİDE KAYDIRMALAR YAPILSIN: Herkesin aynı saatlerde işe gidip dönmesi, özellikle toplu taşıma araçlarını adeta birer virüs pazarı haline getiriyor. Toplu taşıma araçlarındaki sayısal imkânsızlık göz önüne alınca da işe gidiş-dönüş saatlerinde değişiklik yapılması ve evden çalışmanın özendirilmesi vazgeçilmez bir sorumluluk haline geliyor. İstanbul Valiliği’nin bu yönde yaptığı çalışma önemli. Aynı yöntemi diğer valilikler de hayata geçirmeli.

3) MASKESİZ OLMAZ: Maske kullanımı hâlâ öncelikli ve etkili, kısacası bir numaralı korunma yöntemidir. Maske takma meselesine de farklı sosyolojik çözümler aranmalı, bulunmalıdır. Maske kullanımı toplumsal bir dayanışma haline getirilmeli, zorunluluk olmaktan çıkarılıp bir “nezaket tavrı” ve bir “görev anlayışı” şeklinde geliştirilmelidir.

4) KALABALIKLAŞMA ÖNLENSİN: Aşırı kalabalıklaşma ve “mesafesiz sosyalleşme” geçtiğimiz yazın ve yaşadığımız günlerin en önemli yanlışıdır. Mesafesiz sosyalleşmeye yol açan her türlü toplantı acilen yasaklanmalıdır. Sadece düğünler, sünnetler benzeri toplu aktivitelerin engellenmesi de yeterli olmayacaktır. Sosyal toplantılara da ciddi bir sayı sınırlamasının getirilmesi zorunludur. Restoranlarda, kafelerde 4-6 kişiden fazlasının aynı masada oturmasına izin verilmemeli, sandalye ve masalar arasındaki sosyal mesafeler çok daha ciddi bir biçimde yeniden ve çok daha ciddi bir şekilde kontrol edilmelidir. Çok daha önemlisi de şudur: 50 kişiden fazla insanın katılacağı toplantılara kısıtlama konulmalıdır."

5) YAZLIKÇILAR DÖNMESİN: Haziran başında yazlıklarına, köyleri, kasabalarına gitmelerine izin verilen 60-65 yaş üstü kişilerin zorunluluklar dışında büyükşehirlere yeniden dönmelerini önlemek için uyarılar yapılmalı, mümkünse dönüşü engelleyici teşvikler gündeme alınmalıdır.

 YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Yorumlar