Dünya

Avusturya'nın Müslümanlara ait kurumları fişlediği haritayı paylaşmasından sonra saldırılar arttı

Avusturya'da Müslümanlara ait 600 kurumun işaretlenerek gösterildiği, tartışmalı ve amacı belli olmayan bir harita paylaşıldı. Bu haritanın paylaşıldığı 27 Mayıs'tan beri Müslümanlara yönelik ırkçı saldırılar arttı. Özellikle camiler ırkçı çetelerin hedefi haline geldi.

İçerik: SuperHaber
İçerik: SuperHaber

Avrupa kıtası genelinde giderek artan İslamofobi ve her yerde mantar gibi türeyen ırkçı çeteleri görmezden gelen Avusturya, adeta hedef gösterip göz kırparcasına hazırladığı tartışmalara konu olan online bir harita hazırladı.

İktidardaki merkez sağ Avusturya Halk Partisi (ÖVP) ve Yeşiller Partisi, koalisyon hükümetinin öncülüğünde kurulan Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi, Müslümanlara ait 600'ün üzerinde cami ve eğitim merkezi gibi çeşitli kuruluşların hangi çatı derneğine bağlı olduğu, dünya görüşleri, yöneticileri ve adresleri gibi detaylı bilgilerin yer aldığı "İslam-Landkarte" adı verilen bir dijital haritayı kamuoyuyla paylaşmıştı.

İşte o harita:

Harita yol gösterdi, ırkçılar fişledi

HARİTADAN BERİ SALDIRILAR ARTTI

Avusturya İslam Cemaati (İGGÖ) Başkanı Ümit Vural, Müslümanlara ait kurumların fişlendiği "İslam Haritası" adlı uygulamanın derhal önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, "Bu olaydan sonra Müslümanlara yönelik saldırılar arttı. Camilerimize çirkin levhalar asıldı." dedi.

Ülkede 27 Mayıs’ta Müslümanlara ait 600’ün üzerinde kurumun fişlendiği dijital haritanın kamuoyuyla paylaşılmasının ardından, Müslümanlara yönelik ırkçı saldırılar artarken, özellikle camiler ırkçı grupların hedefi haline geldi.

SON 48 SAATTE CAMİLERE İSLAM KARŞITI TABELALAR ASILDI

Başta Viyana olmak üzere ülkenin çeşitli şehirlerindeki camilere son iki günde İslam karşıtı provokatif levhalar asıldı. Yaşanılan olayların zamanının haritanın halk ile paylaşılması tarihi ile uyumu, aralarındaki bağlantıyı açıklar nitelikte.

MÜSLÜMAN OLMAYAN AVUSTURYALILAR DA ŞİKAYETÇİ

Viyana Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Heinz W. Engl, Viyana Belediye Başkanı Micheal Ludwig ve son olarak ülkedeki en büyük dini cemaatin lideri Kardinal Christoph Schönborn’un da tepki gösterdiği dijital harita baskılar nedeniyle şimdilik çevirim dışı olsa da son olaylar, iddia edildiği üzere haritanın toplumda şeffaflığa değil ırkçı grupların amaçlarına hizmet ettiğini göstermiş oldu. 

SİYASAL İSLAM DÖKMANTASYON MERKEZİ

Avusturya'da Müslümanları temsil eden İslam Cemaati Başkanı Vural, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Müslümanlara ait kurumların fişlendiği "İslam Haritası" adı verilen dijital çalışmanın yeni bir durum olmadığını ancak iktidarın Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi eliyle buna sahip çıkmasının konuyu çok farklı bir boyuta taşıdığını anlattı.

 

"MÜSLÜMANLARI TEHLİKELİ OLARAK GÖSTEREN BİR ADIM"

Başkan Vural, Müslümanlara ait bütün kurumların Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi tarafından bir haritada toplanmasının kendileri için kabul edilemez olduğunun altını çizerek, "Bu, Müslümanların genel olarak tehlikeli olduğu anlamına gelebilecek bir adım. Biz bu internet sitesini biran evvel çevirim dışı olması gerektiğini, tehlikeli olabileceğini söyledik ve üzgünüm ama bütün endişelerimiz haklı çıktı. Bu olaydan sonra Müslümanlara yönelik saldırılar arttı. Camilerimize çirkin levhalar asıldı." diye konuştu.

DÜZELTME TALEPLERİMİZ DİKKATE ALINMADI

 

Vural, fişleme çalışmasının şeffaflık ya da bilimsellikle izah edilebilecek bir yanının olmadığını belirterek, söz konusu çalışmayı yapan ekibin hazırladıkları içerikleri ilgili derneklere gönderdiğini, bu derneklerden gelen düzeltme taleplerinin dikkate alınmadığını ifade etti.

Haritanın tamamen tek taraflı verilere dayanarak hazırlandığını belirten Vural, "Burada Siyasal İslam ifadesi öyle bir hale geliyor ki, tabiri yerindeyse kafalarına göre inananları siyasal İslam’ın temsilcisi olarak gösteriyorlar." dedi.

ÜLKEDEKİ DİĞER 15 İNANÇ TOPLUMU İLE AYNI MUAMELEYİ HAK EDİYORUZ

Vural, Avusturya İslam Cemaati’nin ülkedeki 16 inanç toplumundan biri oluğunu, son yıllarda Müslümanlara yönelik siyaset ve müdahalelerin diğer cemaatlere göre farklı olduğunu kaydetti.

İlkokullarda başörtüsü yasağı, Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi’nin kurulması gibi çeşitli konuların yanlışlığını siyasi muhataplarına anlatamadıklarını dile getiren Vural, şöyle devam etti:

"Müslümanların farklı bir muameleye tabi tutulduklarını çok net bir şekilde görüyoruz. Biz burada eğer resmi olarak tanınmış bir din isek diğer 15 inanç toplumuna karşı muamele nasılsa aynı muameleyi istiyoruz, farklı veya özel bir muamele istemiyoruz."

BAŞBAKAN KURZ KİMLİKÇİ SİYASET İZLİYOR

Avusturyalı aktivist ve eğitmen Martin Weinberger ise Başbakan Sebastian Kurz ve ekibinin, bilimsel olarak tanımı yapılmamış siyasal İslam ifadesi kullanılarak, belirli bir kimliği ön plana çıkartan ülkedeki diğer unsurları yok sayan "kimlikçi siyaset" yaptığını, İslam Haritasıyla bu siyasi tutumun doruğa ulaştığını anlattı.

Weinberger, iktidarın siyasal İslam ifadesini kullanarak ülkedeki Müslümanları potansiyel şüpheli olarak göstermeye çalıştığını, Müslümanların ise siyasal İslamcı olmadıklarını kanıtlamak için çeşitli niyet okuyucu yaklaşımlarla karşı karşıya bırakıldığını, bu durumun çok kaygı verici olduğunu ifade etti.

FİŞLEME YAPILIYOR İDDİASI

 

İktidardaki merkez sağ Avusturya Halk Partisi (ÖVP) ve Yeşiller Partisi, koalisyon hükümetinin öncülüğünde kurulan Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi, Müslümanlara ait 600'ün üzerinde cami ve eğitim merkezi gibi çeşitli kuruluşların hangi çatı derneğine bağlı olduğu, dünya görüşleri, yöneticileri ve adresleri gibi detaylı bilgilerin yer aldığı "İslam-Landkarte" adı verilen bir dijital haritayı kamuoyuyla paylaşmıştı.

YOLSUZLUKTAN KAÇMAK İÇİN MÜSLÜMANLARI KULLANIYORLAR

Viyana Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ednan Aslan'ın öncülük ettiği ekibe hazırlatılan çalışmaya tepki gösteren çeşitli kesimler, dijital haritanın Müslümanları potansiyel suçlu gösterdiğini, bir tür fişlemeyi andırdığını ve yolsuzluk soruşturmalarından bunalan hükümetin bir kez daha çıkış yolu olarak Müslümanlar üzerinden toplumu manipüle etmeye çalıştığını belirtmişti.

Harita baskılar sonucu kaldırılmış olsa da bilgiler çoktan kaydedilmiş olabilir ve bu Avrupa'daki Müslüman halk için ciddi bir güvenlik zaafiyeti oluşturmaya devam ediyor.