Metin Külünk

Avrupa’nın Türkiye karşıtlığında yeni temsilcisi İngiltere

İngiltere’de büyük bir kesim ve siyasetçiler AB’nin, son dönemlerdeki politikalarıyla artık yolun sonuna geldiğini görmüş olmalılar. Bu referandumdan Türkiye’ye çıkarılacak not ise; AB’den çıkmayı halk oylamasına götürecek kadar ciddi bir adım atan İngiltere’nin AB’nin geleceğinde gördüğü belirsizliğin bizim için ne ifade ettiğidir.

İngiltere; hem AB’den çıkalım diyor, hem de “Türkiye’nin AB üyeliği bir hayaldir” diyor. Bu çelişkili gibi görünen iki farklı bakışın bir ülkeden çıkmasının altında İngiliz Kurnazlığı yatmaktadır. İşin özünde AB’nin Türkiye’ye terörle mücadele gibi bir çok konuda takındığı ikiyüzlü politikanın yeni temsilcisi olarak İngiltere’yi görebiliriz. Zira, Avrupa’nın Türkiye karşıtlığı konusundaki temsilcisi yakın zamana kadar Almanya idi, ancak mülteci kriziyle koltuğu sallanan Merkel ve sözde ermeni soykırımı yalanını mecliste onaylatan Alman vekiller, Türkiye’nin sabrını da tahammülünü de çoktan aşmıştı. Böyle bir zamanda Almanya, açıktan daha fazla Türkiye aleyhtarlığı yapamayacağını biliyordu. Ancak aynı zamanda Türkiye’nin de bir şekilde önünün alınması gerekliydi. İşte tam da bu aşamada Avrupa Haçlı zihniyeti devreye girerek, Almanya’yı bu zorlu görevden kurtarmak için İngiltere devreye sokuldu.

Düşünün bir kere, ortada hiçbir şey yokken Cameron’un “ Türkiye AB’ye 3000 yılında ancak girer” demesi ne ile izah edilebilir.

Olay çok karışık değil, Türkiye, Almanya’yı siyasi olarak kıskaca almıştı. Fransa’nın, Almanya’nın ve birkaç Avrupa ülkesinin Türkiye’ye yönelik tavırlarında meydana gelen ani yumuşama ve teyakkuz çağrısının nedeni ne olabilir ki? Türkiye Avrupa’nın istediği gibi terörle mücadeleden ödün mü vermiştir? HAYIR. Türkiye Avrupa’nın bağrına bastığı terörle adı anılan partiye ve vekillerine tolerans mı geçmiştir? HAYIR. Türkiye, gezi parkı olayları ile başlayan süreçte Avrupa’nın direktiflerine göre mi hareket etmiştir? Yine HAYIR. Peki O halde ne oldu da Berlin ve Paris, Ankara’ya “zeytin dalı” uzatmaktadır?

İşin özünde Avrupa’nın Türkiye’ye zeytin dalı uzattığı yok. Sadece Türkiye karşıtlığında temsilci değişikliği yapılmıştır. TÜRKİYE KARŞITLIĞI DÖNEM BAŞKANLIĞI İNGİLTERE’YE VERİLMİŞTİR.

Türkiye bundan sonraki süreçte de politikalarında taviz vermeyecektir. Avrupa, Almanyaile Türkiye’ye diz çöktürmek istedi ancak başarılı olamadı. Fransa buna teşebbüs etti ancak Türkiye’nin kararlı duruşu ile bu mümkün olmadı. Şimdi aynı şeyi İngiltere deniyor. Hepimizin göreceği gibi ileriki günlerde İngiltere Türkiye karşıtı söylemlerinin dozunu artıracaktır. Bunun farkında olarak Ankara’nın İngiltere’nin kışkırtmalarını da tıpkı Berlin ve Paris’te olduğu gibi kursaklarda bırakacak iradesi ve caydırıcılığı vardır. Bu konuda en küçük bir tereddüte yer yoktur.

Şu iyi bilinmelidir. Türkiye’nin geleceği AB’ye bağlı değildir. AB, bizim olmazsa olmazımız değildir. Bunun yanında, Avrupa’nın Türkiye’ye istikamet çizme dönemi bitmiştir. Ankara’nın atacağı adımlar, Ankara’da kararlaştırılır.

Diğer Yazıları