Gündem

Aşılama ile ilgili çok kritik uyarı: En başta aşı yaptıranlar antikoru kaybedebilir

Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan aşılama çalışmaları ile ilgili hayati bir uyarı yaptı. Ceyhan, "Aşılama bu şekilde yavaş devam ederse, ilk başta aşılananlar da antikorunu kaybedecek" dedi.

Yenişafak gazetesi yazarı Mehmet Acet bugünkü köşe yazısında Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan'ın açıklamalarına yer verdi. Ceyhan, toplumun yüzde 80'inin aşılanması gerektiğinin altını çizerek, aşılama çalışmaları hız kazanmazsa şubat ve mart aylarında aşı olanların kazandığı antikorların da tehlikeye girebileceğinin altını çizdi.

Dünyadaki vaka/ölüm oranlarını inceleyen Acet, "Aşılamada ciddi mesafe kat etmiş ülkelerde artan vaka sayılarına rağmen ölüm sayılarının ciddi anlamda düşük olması dikkat çekiyor. Pandeminin ilk aylarında en büyük kabusu yaşayan İspanya, İtalya, Fransa gibi ülkelerde günlük ölüm sayıları 30'ların altında seyrediyor. Bu durum, aşıların, hastalığın ağır seyretmesini ve ölümleri azalttığının en net göstergesi" dedi.

Konuyu Türkiye'ye getiren ve "toplumda yaygın anlamda bir bunalma var" diyen Acet, "Bu bunalma hali nedeniyle en güçlü silahımız olan tedbirli olma durumunda gevşeme oldu. Aşılamada, haziran ortasından itibaren hızlı bir ivme yakalamamıza rağmen, devamında aynı tempoyu sürdüremedik. Aşı sırası geldiği halde, yaptırmayan 23 milyon kişi var. Bu ciddi bir rakam" ifadelerini kullandı.

Aklındaki sorular için Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan'ı arayarak bilgi aldığını aktaran Mehmet Acet, Ceyhan ile yaptığı görüşmenin detaylarını şu cümlelerle anlattı:

"Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, sürecin yönetiminin kolay olmadığına değindikten sonra, 'Bir tarafta turizm var, ekonomi var ama bir taraftan da biraz daha kontrollü olmalıydık' görüşünü dile getiriyor.

Ceyhan Hoca, birkaç ay öncesine kadar yüzde 70 aşılama oranını yakaladığımız takdirde toplumsal bağışıklığın kazanılabileceğini, salgının hayatımızdan çıkıp gideceğini dile getiriyordu.

Delta virüsü nedeniyle bu görüşünü güncellemiş.

Artık, yüzde 80'ı bulmamız gerektiğini düşünüyor.

Takvim olarak da yılbaşını işaret ediyor.

Haziran ayında aşı bolluğu ile talep yoğunluğunun kesiştiği günlerde, Türkiye rekorlar kırarak günlük aşılama yapmayı başardı.

Günlük bir buçuk milyonu bulan aşılamalar yapıldı.

Ancak, bu hız, devam eden günlerde aynı temposunu koruyamadı.

Prof. Ceyhan, son görüşmemizde, bir süre önce dile getirdiği görüşünü tekrarladı, 'günlük 500 bin, 600 bin civarında ortalama aşı yaptırabilirsek, istenilen hedefe ulaşabiliriz' dedi.

AŞILAMADA HIZLI DAVRANMAK NEDEN ÖNEMLİ?

Aşılamada hız önemli.

Neden derseniz, her aşının bir koruyuculuk süresi var.

Belli bir süre geçtikten sonra yapılan aşının bu etkisi kaybolmaya başlıyor.

Üçüncü doz aşılamaya geçilmesinin temel gerekçesi de bu zaten.

Prof. Ceyhan, aşılamanın uzun sürmesi riskine işaret ederek, 'Bu böyle devam ederse ne olur ilk başta aşıladıklarınız antikorunu kaybeder, iş uzadıkça virüs hala mevcutsa toplum da ağır geçirmeye başlar' diyor.

Burası önemli.

Aşılamayı zamana yayarak sürdürmemiz halinde, karşımıza çıkacak olan durum şöyle olacak:

Aşı yaptıranlar, belli bir süre kendilerini büyük ölçüde koruma altına almış olacaklar.

Ancak, zaman geçtikçe salgın kontrol edilemediği sürece antikor seviyesi düşecek, aşının etkisi kaybolmaya başlayacak ve önceden aşı yaptıranlar için de yeniden yüksek risk durumu ortaya çıkacak.

Türkiye'de şubat ve mart aylarında aşı yaptıranlar bu anlamda şimdiden risk altına girmiş durumdalar.

Bu nedenle, hiç aşı yaptırmamış olanların ilk doz aşıyı yaptırmaları kadar, erken dönemde aşılananların, özellikle de sağlık çalışanları ve 65 yaş üstü insanların üçüncü doz aşı için randevu almaları önem taşıyor."