Koronavirüs |

Aşı karşıtları için çözüm bulundu: Yan etkiler şeffaflaşmalı!

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs ile mücadele kapsamında en etkili silah olan aşılama çalışmaları hızla devam ederken aşı karşıtları ile ilgili Aarhus Üniversitesi'nde bir araştırma yapıldı. Danimarka'da bulunan Aarhus Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre aşıların yan etkileri konusunda şeffaf davranmamak aşılanmaya karşı komplo teorilerinin artmasına sebep oluyor.

Danimarka'nın önde gelen üniversitelerinden olan Aarhus Üniversitesi'ndeki Aarhus BSS'nin yeni araştırmasına göre aşıların yan etkileri doğru verildiğinde, insanlar aşı yaptırma konusunda daha istekli oluyor. 

İlk olarak AstraZeneca ve Johnson & Johnson aşıları hakkında düşük trambosit sayıları ve kan pıhtılarıyla ilgili nadir olan yan etkileri ortaya çıkmasının ardında nBioNTech/Pfizer aşısının da nadir olarak ciddi yan etkiler yaratabildiği dile getirildi. 

Donanım Haber'de yer alan yazıya göre; yan etkilerle ilgili olan endişeler Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) küresel sağlığa yönelik on tehdidinden birisi. Ve bu yüzden de aşıya karşı olan çekinceyi artırabilir. Bu anlamda bu şekilde bakıldığında yan etkileri dillendirmek küresel bağışıklığın önünde oluşan bir engel gibi duruyor. Öte yandan bunların gizlenmesi veya hasıraltı edilmesi de vatandaşlarda bir kaygı yaratabilir. Dahası bu etik bir hareket de değildir.

HER ŞEYİN ÇÖZÜMÜ: ŞEFFAFLIK

Siyaset bilimi profesörü Michael Bang Petersen politikacıların bu pandemiyi olabildiğince hızlı bitirme arzusunda olduğunu ve bu yüzden de aşılama karşıtlığını artırmamak için olabildiğince yan etkileri yumuşatmaya çalıştığını söylüyor. Ancak Aarhus BSS'de yapılan araştırmaya göre aşılar üzerinde daha belirsiz bir hava hakim olduğunda, aşılara karşı komplo teorisi beslemenin daha kolay olduğu işaret ediliyor. Yani esasen vatandaşın az bilgi sahibi olması, aşıya karşı olumlu bakışı değil olumsuz bir bilgi üretimini veya bilgi dezenformasyonunu kışkırtıyor.

Aarhus Üniversitesi'nde yapılan araştırmada yarısı Amerikalı ve diğer yarısı Danimarkalı 13.000 kişi üzerinde incelemeler yapıldı. Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi (PNAS) Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayınlanan çalışma aşı için karşılıklı güven olmasının aşıya karşı isteği artırdığını doğruluyor. Ne kadar müphem olursa süreç endişe de o kadar büyüyor. Yani burada politikacıların kamera önüne geçip aşı olması veya her şeyin harika gittiği söylemesi zannedilenin aksine ters etki yaratıyor.

Günün Videosu
Karaman’da koranavirüse yakalandıktan sonra aşı yaptırmadığı için hastalığı ağır geçiren Süleyman Can, hastane odasında çektirdiği görüntülü mesajla ’aşı’ olun çağrısında bulunduktan sonra hayatını kaybetti. Can, "Gerçekten çok zor bir hastalıkmış bu. Kimseye de inanmayın ve aldanmayın." ifadelerini kullanmıştı.