Gündem

Artık "solcu" da sayılmıyor! Deniz Baykal'a "Türk, Sünni, beyaz" yakıştırması

Sosyal medyada uzun süredir devam eden eğlenceli bir trend var... Türkiye'de yaşanan bazı olumsuz olaylar, komşu ülke Yunanistan'a atfedilip "Burası Türkiye değil, Yunanistan" anlamı taşıyan bazı 'caps'lerle sosyal medyada paylaşılıyor. Bu sorumluluktan sıyrılma taktiğini son olarak CHP'liler deniyor... Sedat Peker'in Baykal mesajları sonrası CHP'liler, kurt politikacının aslında "sağcı" olduğunu keşfetti!

İçerik: SuperHaber
İçerik: SuperHaber

Birleşik Arap Emirlikleri'nde firari olarak bulunan Sedat Peker’in Deniz Baykal-Korkmaz Karaca ilişkisine dair iddiaları CHP'de büyük rahatsızlığa neden oldu.

Parti tabanından CHP yönetimine Baykal'ın ihracına yönelik çağrılar gelse de şu ana kadar bu konuda bir adım atılmadı.

Bu konuda müzisyen ve yazar Zülfü Livaneli'den de ilginç açıklamalar geldi.

Livaneli ocak ayında sosyal medya hesabından "Göbek içeri kol dışarı" notuyla yaptığı çıplak paylaşımıyla gündeme gelmiş, son yıllarda ciddiye alınmadığı için dikkat çekmeye çalıştığı yorumları yapılmıştı.

Duvar'dan İrfan Aktan'ın "ciddiye alarak" mikrofon uzattığı Livaneli, Baykal'ın "solcu" olmadığını savundu ve "Tipik bir Sünni, sağcı, Ankara politikacısıdır Baykal. Baykal pekâlâ DYP’de, ANAP’ta, DP’de görev yapabilirdi ve çok daha başarılı olurdu." dedi.

Baykal'ın laiklik savunusunun da "çok sevimsiz" olduğunu belirten Livaneli "Kızlara zulmeden rektörler, ikna odaları, sadece beyazlık üzerinden yürütülen bir laiklik vurgusu AKP’nin de işine geliyordu." ifadelerini kullandı.

"TÜRK, SÜNNİ, BEYAZ" ETİKETİNE İTİRAZ VAR

Zülfü Livaneli'nin bu değerlendirmelerine tepkiler gecikmedi. Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan köşesinde Livaneli'nin yakıştırmalarını sert bir dille eleştirdi.

"Özenti bir tanımlama: Türk, Sünni, beyaz" başlığın taşıyan yazısında okurlarına öncelikle, "WASP"ın kelime anlamını açıklayan Hakan şunları kaydetti; ABD’de 'WASP' diye bir sınıfsal niteleme var. Yani... Beyaz, Anglosakson, Protestan. Amerika’nın elitleri bunlar. Sınıfsal üstünlük bunlarda. Bunların dışında kalanların tümü alt sınıf. Yani Katolik, Yahudi, siyahi, Müslüman, Hispanik, Uzakdoğulu falan.

ABD’de ne varsa ille bizde de olacak ya... Bu tanımlamanın bir benzerini bize de uyarlamışlar. “Türk, Sünni, beyaz” diye bir şey uydurmuşlar. Ben hayatımda böyle özenti bir tanımlama görmedim."

ÖZENTİ!

Ne Türkiye'nin toplumsal yapısının, ne de siyasal geçmişinin böyle bir tanımlamaya uygun olmadığının altını çizen Hakan, "Ne siyahlarımız var ne de gizli ya da açık Sünniliği bir üstünlük vesilesi sayanlarımız. Yok. Hiçbiri uymuyor. Ama özentilik o derece ki... Uysa da uymasa da “Türk, Sünni, beyaz” diye bir tanımlamayı boca ediyorlar üstümüze." dedi.

Zülfü Livaneli'yi, Deniz Baykal için kullandığı benzer tanımlamalar için eleştiren Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni şöyle devam etti;

"Bakmayın Zülfü Livaneli’nin bu uyduruk ve özenti tanımlamayı Deniz Baykal’a uyarlama gayretine.

İddia ediyorum:

Eğer Türkiye’de “WASP” benzeri bir tanımlama geçerli olsaydı. Zülfü Livaneli, kesinlikle en kallavisinden “WASP” olurdu."