Gündem

Antalya yangınında 6'ncı gün! Alevler sürekli yön değiştiriyor...

Antalya'daki yangın 6. gününde Manavgat ve Gündoğmuş ilçelerinde etkisini sürdürüyor. Kuvvetli rüzgar nedeniyle alevler sürekli yön değiştirdiği için müdahale güçlükle yürütülüyor. Bölgede vatandaşların tahliye edilmesi için çalışmalar devam ediyor.

Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlayan orman yangını 6 gündür devam ediyor. Kentte 6 gündür 12 farklı noktada çıkan yangınlardan Manavgat ve Gündoğmuş dışındaki yerler kontrol altına alındı. Manavgat’ta Sırtköy, Gündoğmuş’ta ise Ümütlü, Senir mahalleleri tahliye edildi. Ormanlık alanlardaki yangının rüzgarın etkisiyle hızla ilerlediği görüldü.

RÜZGARLA YAYILIYOR, SIKLIKLA YÖN DEĞİŞTİRİYOR

Antalya'nın Gündoğmuş ilçesindeki orman yangınları kontrol altına alınmaya çalışılıyor.

Gündoğmuş Ortakonuş Mahallesi'ndeki ormanlık alanda 29 Temmuz'da çıkan yangın rüzgarın etkisiyle yayıldı. Sarp bölgede yer aldığı için alevlere müdahale güçlükle yürütülüyor.

Yüksek sıcaklık ve düşük nem nedeniyle yayılan alevler, Ortakonuş'un yanı sıra rüzgarın da etkisiyle Çarızözü, Senir, Narağacı, Balkaya ve Ümütlü mahallerine sıçradı.

Bu mahalleler tahliye edilerek, vatandaşlar Milli Eğitim Müdürlüğünün yurtlarına yerleştirildi. Alevlerin, Gündoğmuş ilçe merkezini de tehdit ettiği öğrenildi. Yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

Kuvvetli rüzgar nedeniyle alevler sürekli yön değiştirdiği için müdahale güçlükle yürütülüyor.

AKSEKİ'DE MÜDAHALE SÜRÜYOR

Antalya'nın Akseki ilçesindeki orman yangınına havadan ve karadan müdahale devam ediyor. Kepezbeleni Mahallesi'ndeki ormanlık alanda 29 Temmuz gecesi çıkan yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor. Gece boyuna karadan yapılan müdahale, sabah saatlerinden itibaren havadan da başlandı.

Hocaköy Mahallesi'ne kadar ilerleyen alevlerin, yerleşim yerlerine ulaşması yoğun müdahaleyle engellendi. Ancak olası bir riske karşı mahalle sakinleri sık sık uyarılıyor. Yangının Güneykaya Mahallesi'nde de yayılmaması için alevlerle mücadele devam ediyor. Söndürme çalışmalarında vatandaşlar da ekiplere destek veriyor.

Bölgedeki Gülen Dağ'da ise yüksek sıcaklık ve düşük nem nedeniyle yangın etkisini sürdürüyor, alevlerin sınırdaki Manavgat'a bağlı mahallelere sıçramaması için de havadan müdahaleye devam ediliyor. Akseki Kaymakamı Volkan Hülür, yangının kısa sürede kontrol altına alınması için cansiparane çalıştıklarını bildirdi.

GÖLE AÇILDILAR, ALEVLER ARASINDA 6 KURTARILMAYI BEKLEDİLER

Antalya'nın Manavgat ilçesinde yangının etraflarını sarması nedeniyle 14 kişi, gezi teknesiyle Manavgat Baraj Gölü'ne açıldı. Etraftaki tüm ormanlık alanlar yanarken, dumanlar arasında kalan 14 kişi, tekneyle 6 saat boyunca gölde dolaştı. Korktuklarını anlatan Hatice Enhoş (57), “Sosyal medyadan 'Bizi kurtarmayın; 2,5 yaşında bebeğimiz var, onu kurtarın. Ya dumandan ya ateşten öleceğiz' diye yardım istedim" dedi.

Yaklaşık 6 saat sonra sabahın ilk saatlerinde grup, tekneyle restorana döndü. Karaya indiklerinde birbirlerine sarılıp ağlayan gruptakiler, yangının restoranın yanına kadar geldiğini ancak iş yerlerine hasar vermediğini görünce sevindi.

"GÖLÜN DÖRT BİR TARAFI YANMAYA BAŞLADI"

Yangının kendilerine doğru geleceğini düşünmediklerini söyleyen Hatice Enhoş, “O gece burada yangın yoktu ama rüzgardan dolayı tekneyi beklemek için uyumadım. Bir anda karşıdan siyah duman yükseldi. Eşimi uyandırdım ve çocuklarımızı çağırdık hemen. 2,5 yaşında torunum ve yaşlı annemi gitmeleri için arabaya bindirdik ama araç, alevler nedeniyle gidemediği için geri döndüler. Onlar da burada kalmak zorunda kaldı. Alevler üzerimize doğru gelince bota binerek tekneye gittik ve açıldık. Tekneye binip açılınca gölün dört bir tarafı yanmaya başladı" dedi.

"BÖYLE YANGIN HAYATIMDA GÖRMEDİM"

Yardım için birçok yeri aradıklarını ama dönüş alamadıklarını söyleyen Enhoş, “Böyle bir yangın hayatımda görmedim. Gitmeyi düşündüğümüz yerlerde de yangın başlayınca bu mevkide dolanmaya başladık. Herkesin elinde birer telefon ile 112'yi aradık. Gölün üstündeki dumandan alevler dahi gözükmüyordu. İnsanı zehirleyecek cinsten duman ve neredeyse 80 kilometre süratle esen fırtına vardı. Allah'tan teknemizin gündüzden deposu doluymuş ve yedekte de 50 litre yakıt varmış. O an mazotun bittiği yere kadar gideceğiz, dedik. Herkesi aradık ama bize ulaşan olmadı" diye konuştu.

"YA DUMANDAN YA ATEŞTEN ÖLECEĞİZ"

Kurtarılmak için sosyal medyadan mesaj yazıp, yayın yaptığını belirten Enhoş, “'Beni kurtarmayın; 2,5 yaşında bebeğimiz var, onu kurtarın. Ya dumandan ya ateşten öleceğiz' dedim. Gölde tur attık sürekli. Mevkimizi soruyorlardı ama bilmiyorduk çünkü sadece caminin minaresini görüyordum. Bir arkadaşımız 'Bottaki can yeleklerini kesin. İçerisindeki süngerleri ıslatıp ağzınızı ıslatın' dedi ama o fayda olmayınca minderleri kesip süngerlerini bu şekilde kullandık" dedi.

"GÖLDEKİ KÜLLÜ SUYU İÇTİK"

İskeleye çıkınca çok sevindiklerini söyleyen Enhoş, “Dumandan boğazlarımız kuruduğu için gölün içerisindeki küllü, kömürlü sudan içtik. Kabus gibi bir geceydi. Herkes 'imdat' dedi ama imdada yetişen olmadı. Sabah yine her yer dumanlıydı. Gidelim restorana bir bakalım, dedik. Biraz yaklaşınca restoranın yanmadığını fark ettim. Çok sevindim. Gölden çıktığımızda elemanım bana 'Sana sarılmak istiyorum' dedi. İkimiz sarıldık 15 dakika kadar birlikte bağırarak ağladık. İskeleye hepimiz üst üste yattık" diye konuştu.

Yaşadıkları için şanslı olduklarını belirten Enhoş, “Çocuklar ağlıyordu 'Anne bu ne zaman bitecek' diyorlardı. Hiç kimseye ulaşamadık. Biz ölseydik 'Allah rahmet eylesin. Niye tekneyle çıktılar ki' diyeceklerdi. Sebebini bilmiyorlar ki sebebi bulunduğumuz yerden hiçbir çıkış noktası olmadığı için göle atladık. Yerimiz göle sıfır olduğu için dört bir tarafımızdan yangın sardığı için göle çıktık. Sabaha kadar dolandık, mazot bitmedi, kıyıya çarpmadık" dedi.

ALANYA'DA 2 MAHALLEYE TAHLİYE

Alanya'da Güzelbağ ve Bayır mahalleleri için dün akşam saatlerinde, yangının yerleşim yerlerine yaklaşması nedeniyle tahliye kararı verildi. Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, tahliye kararıyla evlerini boşaltmak zorunda kalan ve kalacak yeri olmayan vatandaşlar için Güney Hüddoğlu Düğün Salonu, Nebahat Şifa Öğrenci Yurdu ve Oba Kız Öğrenci Yurdunu hazırlattı. Vatandaşlar, belediye otobüsleri, TIR ve kamyonlarla riskli bölgeden uzaklaştı. Ayrıca, yangın bölgesindeki hayvanlar da belediye araçları ile güvenli alanlara taşınıyor.

Başkan Yücel, "Bütün gün hem havadan yangın uçakları, hem de arazinin elverişli olduğu alanlarda ekipler, yangını söndürmek için çalıştı. Gündüz kontrol altına alınan yangın akşam saatlerinde rüzgarın da etkisiyle yeniden büyüdü. Can kaybı yaşanmaması için hem insanlarımızı hem de bölgedeki tüm hayvanları belediye araçlarımızla güvenli bölgeye taşımak zorunda kaldık" dedi.

Başkan Yücel, 2 bin 500 nüfuslu Güzelbağ Mahallesi'nde yangının kontrol altına alındığını belirtirken, ilçede yangının etkili olduğu tek noktanın Susuz Yaylası olduğunu söyledi. Başkan Yücel, "Güzelbağ ormanlık alanda etkili olan yangının tekrar alevlenmemesi için soğutma çalışmaları sürüyor. Hava şartları nedeniyle kontrol altına alındı, söndürüldü dediğimiz yangınlar tekrar alevlenebiliyor. O yüzden konuşmak için erken" dedi. Bölgede hasar tespit çalışmalarına da başlandı.

BİBERONLA BESLEDİĞİ OĞLAĞIYLA KAÇTI

Manavgat'ta 6 gündür devam eden yangın nedeniyle birçok ev ve ormanlık alan yandı. 7 kişinin hayatını kaybettiği yangında yüzlerce hayvan da öldü. Değirmenli Mahallesi Selimli Mevkii'nde çiftçilik ve hayvancılık yapan 2 çocuk annesi Zeynep Yüksel, yangının 2'nci gününde evinde uyurken, kızının uyarısıyla bir anda alevlerin evine yaklaştığını gördü. Ailesiyle birlikte canlarını kurtarmak için evinden çıkan Yüksel, bu sırada kaçmaları için koyunlarının bulunduğu ahırın kapısını açtı. Koyunlar alevlerden kaçarken, ahırda bulunan yavru oğlak ise kaçamadı.

Yüksel, 4 ay önce annesi ölen ve o günden bu yana her gün biberonla 2 litre süt içirerek beslediği 'Akkız' adlı oğlağını geride bırakmaya gönlü razı gelmedi. 'Üçüncü kızım' dediği oğlağı araçlarına alan Yüksel, evini geride bırakıp ailesiyle birlikte alevlerin arasından kaçtı. Alevlerin sönmesiyle birlikte evine dönen Yüksel, Akkız'ı da tekrar biberonla beslemeye başladı. Akkız ise karnı doyduktan sonra Yüksel'in kucağına çıkıp omzuna başını koyarak yatıyor.

Akkız'ı bırakıp gitmeye gönlünün razı gelmediğini söyleyen Yüksel, "Uyuduğumuz sırada yangının arasında kaldık. Kızım uyandırdı bizi. Baktığımızda alevlerin evimize kadar geldiğini gördük. Yapacak bir şey bulamadık ve hayvanları salıp kaçtık. Bir oğlağımız vardı, o da gitmiyordu. Ya arabanın altında kalacak ya da yangında kalacak diye kıyamadık, bırakıp gidemedik, onu da arabaya aldık. 2 kızım var benim, bir kızımız da o. Annesi öldü zaten, 4 aydır sütle besliyoruz onu. O da ailemizin bir ferdi" dedi.