“Fitneci”den uyarı!

Sevda Noyan noyansevda@gmail.com

Arkadaşlar! 

Bu kadar çabuk unuttuğumuzu zannetmeyin yaptığınız operasyonları!

Daha düne kadar bağıra çağıra tek hedefiniz halk tarafından seçilmiş ilk CumhurReisimizi saf dışı bırakıp, ortalıkta at koşturmaktı. 

Bunun için elinizden gelenin çok daha üstünde çaba sarf ettiniz; bunları gördük yaşadık.

Recep Tayyip Erdoğan adının yanına “diktatör”ü eklemek için her türlü taklayı attınız. 

“Recep Tayyip Erdoğan gitsin de sonrası evelallah!” diyenlerle kanka oldunuz, yediğiniz yemek, içtiğiniz su ayrı gitmiyordu.

Sosyal medya cengaverlerine çuval dolusu para akıtıp algı operasyonları yaptınız. 

AB ile birlik olup kendi liderine saygısızlık yapan ve kendi ajandası doğrultusunda engel tanımayan Ahmet Davutoğlu'nun hatalarını, cesaret gösterip yazan tek tük gazetecileri FİTNECİ yaftası ile hedefe oturttunuz…

Recep Tayyip Erdoğan'ın sizlere gösterdiği vefanın karşılığını ona ihanet olarak vermekten hiç utanmadınız. 

Ey siz ekranlarda boy gösteren koca koca adamlar (bu tabir cinsiyet içermez) kendinizi ne önemli sayıp hep akıllar verdiniz Recep Tayyip Erdoğan’a!

Açıkça Recep Tayyip Erdoğan'sız bir ülke için canhıraş bir şekilde yazılar yazan, her mecrada konuşan Etyen Mahcupyan'ı danışman yapan Ahmet Davutoğlu'nu alkışladınız…

“Karar” adında tek hedefli bir gazete çıkardınız…

Ahmet Davutoğlu'ndan kahraman bir “hoca” çıkartma operasyonları yaptınız, yetmedi yanına bir de “bilge”yi de eklediniz....

Ülkeyi koalisyonlar batağına çekmekte hiçbir beis görmeyen Davutoğlu'nu öve öve bitiremediniz…

Bu listeyi sayfalarca uzatabilirim...

Tamam, bütün bunları yaptınız da ne oldu?

Halk bunları yedi mi?

Yaşanan 15 Temmuz ihanetine ortam hazırladınız!

Hâlâ da utanmadan sıkılmadan “Acaba bu bulanık ortamdan kendi lehime nasıl bir yarar sağlarım?” derdindesiniz.

Bak kardeşim!

Size anladığınız dilden yazayım: Bırakın bu ayakları!

Artık kimsenin bunlar umrunda değil!

Yok bilgeymiş, hocaymış, üç dil biliyormuş, yemiyoruz, yemiyorlar!

Neye bakıyor halk biliyor musunuz (hala anlamamışsınız ki, ben bu yazıyı yazıyorum): Adam “adam” mı? “Delikanlı” mı? Kimseden korkmadan konuşuyor mu? Ne üst, ne alt hiçbir aklın güdümüne girmiş mi girmemiş mi? İşte buna bakıyor!

Size yazmakla anlatamayacağımızı denedik gördük. 

“Yapmayın, Reis'e vefasızlık yapmayın” dedik! 

“Bu halk yemez” dedik!

“Bırakın bu işleri” dedik!

Dedik de ne oldu? Sonucunda “fitneci” olduk!

Ben kendi adıma “fitneci” damgası yemeye, sizin tarafınızdan “fitneci” olarak yaftalanmaya razıyım… 

Hain olmadım ya!

Bu yeter bana!

ÖNEMLİ NOT:Bu  köşe yazımı 2016 yılının eylül ayı da farklı bir mecrada yazmıştım ...Aradan üç yıl geçmiş...Son günlerde geldiğimiz noktanın başlangıç günlerini hatırlatma bağbında tekrar yayınlıyorum...Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan ve daha saymakla bitmeyen davayı çıkarları uğruna satanlar...Bu halk size hak ettiğiniz cevabı hak ettiğiniz şekilde verecektir...Zaten amacınız iktidara gelmek olmadığını biliyoruz...Amacınız kasaba kurnazı seviyesindeki, ufak hesaplar....Gerçekler elbette her zaman ortaya çıkar, pisliklerimiz ortaya dökülür... Son tahlilde sizler Türk siyaset tarihinde birer hain  olarak yer alacaksınız...



Tüm yazılarını göster