Ertuğrul Özkök alkolik mi?

Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök bugün köşesinde ilginç bir konuyu gündeme taşıdı.

"Alkolizm" tanımı konusunda dünyada farklı görüşler olduğunu dile getiren Ertuğrul Özkök, kendisinin alkolik olup olmadığı konusunda kafasını kurcalayan bazı sorulara yanıt arayışını okurlarıyla paylaştı.

New York Times’dan Nancy Wartig'in içki sorununu nasıl çözdüğüne ilişkin makalesine atıf yapan ve bu konuda standartların değişmeye başladığını belirten Özkök şu ifadeleri kullandı;

"Bu yeni sistemde yeni bir anlayış geliştirilmiş. Kişinin “ne kadar alkol aldığına” değil, “aldığı alkolün onda ne etki yarattığına, davranışlarında ne değişikliklere yol açtığına” bakılıyormuş. Anlayacağınız alkolizmin paradigmasını tamamen değiştirmişler."

İşte Ertuğrul Özkök'ün yazısının ilgili bölümü;

- Kim alkolik sayılır ölçüsü değiştirildi mi

Önceki gün tam anlamıyla bir “Blue Monday” kararı aldım.

Kendime “alkoliklik testi” uygulayacağım.

Nedeni de pazartesi günü New York Times’ta okuduğum bir yazı...

Gazetenin sosyal editörlerinden Nancy Wartig içki sorununu nasıl aştığını anlatmış.

Bugün şu malum “içki sorunu” üzerine biraz kafa yormak istiyorum.

Kim alkolik sayılır ölçüsü değiştirildi mi

Wartig’in yazısından ilginç bir şey öğrendim.

“Kimlerin alkolik sayılacağı” konusunda dünyada yeni bir eğilim başlamış.

Yazıda “alkolikliğin” ölçüsünü belirlemek için uygulanan iki testten söz ediliyor.

Birincisi Dünya Sağlık Örgütü’nün AUDİT Quiz’iymiş.

Sizi 100 üzerinden skorluyormuş.

Nancy Wartig bunu yapmış ve 100 üzerinden 40 skor yapmış.

Sağlık Örgütü’ne göre bu tür insanlar “risk taşıyan orta içici” grubuna giriyormuş.

*

Amerikan Psikiyatri Derneği 1980 yılında iki kategori oluşturmuş.

Biri “alkol kötüye kullanımı”...

Öteki “alkol bağımlılığı”...

Dernek 2013 yılında bu iki kategoriyi birleştirip bir “alkol kullanım düzensizliği” skalası çıkarmış.

Bu yeni sistemde yeni bir anlayış geliştirilmiş.

Kişinin “ne kadar alkol aldığına”
değil, “aldığı alkolün onda ne etki yarattığına, davranışlarında ne değişikliklere yol açtığına” bakılıyormuş.

Anlayacağınız alkolizmin paradigmasını tamamen değiştirmişler.

BORDERLİNE KADIN VE ERKEK HAFTADA KAÇ BARDAK İÇER

AMERİKAN Psikiyatri Derneği paradigmayı değiştirmiş ama dünyanın birçok sağlık kuruluşu alınan alkol miktarını esas almaya devam ediyor.

Buna göre:
Kadınlar için haftada 7 bardaktan çok içki kötü...
Erkekler için ise bu miktar haftada

14 bardak...
Ancak Stanford Üniversitesi’nin 2016 yılında yaptığı bir araştırmaya göre bu standartlar da ülkeden ülkeye değişiyor.

Mesela Kanada ve

Fransa’da bunun üzeri de düşük risk sayılabiliyor.

Kendi payıma bir

“borderline erkeğim”...

Yani sınırdayım. Her akşam 2 duble viski içiyorum ve duruyorum.

Bu da 14 bardak ediyor....

Ama mesele burada bitmiyor.

Bardak ölçüsü nedir?

Kim alkolik sayılır ölçüsü değiştirildi mi

7 ERKEK 7 KADIN ANLAŞAMADIK: ‘KADEH’ NE, ‘SHOT’ NE, ‘DUBLE’ NE

GEÇEN cuma akşamı bir arkadaş grubu bir araya geldik.

Masada 7 kadın var,

7 de erkek.

Hepimiz viski içiyorduk.

Aramızda Türkiye’nin en büyük viski şirketlerinden birinin yetkilisi ve bir viski ambassadoru da vardı.

*

Onlara sordum:

“Bir kadeh nedir?”

5 santilitreymiş.

Peki duble ne?

Normal olarak onun iki katı...

*

Ne var ki, Google’a girip baktığınızda görüyorsunuz ki bu konuda uluslararası bir standart yok.

Türkiye’de “tek” veya “kadeh” diye bir kavram var.

Batı’da ise shot...

*

Buna karşılık Türkiye’de “Bir tek atmak” kavramının yerini ölçü olarak “bir duble rakı” aldı.

BARDAK YERİNE ŞİŞE HESABI DAHA İYİ Mİ

KADIN ve erkek haftalık rasyolarını öğrendikten sonra bardak hesabından şişe hesabına geçmeye karar verdim.

70’lik bir şişeyi 7 günde içersen, her gün iki tane 5 cl içmiş oluyorsun.

Yedi günde 14 bardak...

En kolay uygulanacak standart bu değil mi...

Bundan böyle pazartesi akşamı şişe açılıyor...

Pazar akşamı son

bardak konuyor...

Standart yani...

‘İÇKİ SORUNUMU ŞUTLADIM’ CÜMLESİ NE ANLAMA GELİR

GELELİM son meseleye... Terminoloji...

Nancy Wartig’in New York Times’taki yazısının başlığı şuydu:

“İçki sorunumu nasıl şutladım...”

*

Önce bu cümle ne anlama geliyor diye düşündüm.

İçkiyi bırakmak mı?

Kadın meslektaşım içkiyi bırakmamış, makul seviyeye indirmiş.

Tabii orada asıl soru önüme geliyor.

Makul seviyede içmek nedir?

Ben kendime göre makul seviyede içiyorum.

Birçok arkadaşım da benim makul seviyede içtiğimi söylüyor.

Ama her gün içiyorum...

Bu makul bir şey değil...

*

İşte o nedenle önce bu yazının yazarının yaptığı gibi kendime ciddi bir alkoliklik testi uygulamam gerekiyor.


YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Dünyayı şoke eden ölüm Ankara Kuşu kimin için ötüyordu? Koronalı iki kişi hastalık belirtilerini anlattı İki ülkedeki görüntüler durumu gözler önüne serdi! ABD'de morglar doldu! Koridorlarda ceset torbaları Profesör Taşçıoğlu'ndan sonra bir acı haber daha! Ahu Tuğba: ABD'de paran yoksa sokakta ölüyorsun İngiltere'den yardım çığlığı: Cenazelere boğulduk Ankara Üniversitesi duyurdu: Koronavirüsü izole ettik