Mikrobiyotanın önemi...

Diyetisyen Nur Şahin merak edilen soruyu yanıtladı

Diyetisyen Nur Şahin, obezitenin önüne geçmenin en önemli faktörlerinden biri olan bağırsak mikrobiyotasının düzenlenmesine dikkat çekti.

Başarılı Diyetisyen Nur Şahin, günümüzde en çok karşılaşılan sorunlardan olan "Aynı şeyleri yememize rağmen ben daha çok kilo alıyorum" konusuna dikkat çekti.

Bağırsak mikrobiyotasının beslenme ile düzenleyerek fazla kiloların önüne geçilebileceğini söyleyen Nur Şahin şunları söyledi:

Hepimiz farkındayızdır; aynı besinleri tükettiğimiz, aynı hayat temposuna sahip olduğumuz, hatta genetiğimizin bile aynı olduğu, yaş ve cinsiyet uyumuna da sahip olduğumuz kişilerle; farklı kilolara sahip olduğumuzu.

Burada farklı olan ve farklı kilolara sahip olmamızın nedeni farklı bağırsak mikrobiyotalarıdır.
Gün geçtikçe katlanarak artan obezitede de bağırsak mikrobiyatasının etkisi yüksektir. Obez bireyler; beden kitle indeks değerleri normal olan insanların tükettiği gibi besin tüketimi gerçekleştirmiş olsalar bile daha fazla kalori alıyorlar ve bunu bağırsak mikrobiyotasını beslenme ile düzenleyerek yenebilmek mümkün. Bağırsak mikrobiyotasının kilo kontrolünde etkisi vardır.

Sadece obezite, diyabet tarzı metabolik rahatsızlıklardan ziyade psikolojik kronik hastalıklarda da bağırsak mikrobiyota içeriğinin etkisi yüksektir. Bağırsak mikrobiyotasının insan sağlığı üzerine fiziksel ve mental sağlığı etkisi üzerine özellikle son birkaç yılda çok fazla araştırma ve deneyler yapılmış bunun üzerine binlerce makale devamlı olarak yayınlanıyor. Bu araştırmalarda; farklı ülkeler de yaşayan insanların bağırsak mikrobiyotasında genetik ya da beslenmeyle alakalı farklılıklar mevcut fakat bağırsak mikrobiyatası beslenmeyle kısmen değiştirebilir olduğu ve tabi bu benimsenen beslenme düzeninde mikrobiyota değişimi için süreklilik olmalısı gerektiği vurgulanmış.

Şizorfeni, depresyon, anksiyete, otizm ve bunlar gibi mental hastalıklarda bağırsak mikrobiyatasının probiyotiklerle deslenmesi faydalı sonuçlar vermiş.
Ayrıca inflamatuar bağırsak sendromunda ve tekrarlayan kolon polipleri varsa bu kronikleşen hastalıklarda mikrobiyota testi yaptırılmalı ve beslenme düzeni fermente yiyeceklerle ve probiyotiklerle desteklenmelidir.

Bazı besin gruplarının yoğun olduğu; anlık uygulanan, popüler diyetler de bağırsak mikrobiyotasını bozar. Özellikle etojenik diyet tarzında belli grupların hakim olduğu diyet modellerini kısa süre uygulamalı ve mikrobiyatanın bozulmasına izin vermemeliyiz. Anlık yarardan ziyade sürdürülebilir fayda sağlayan, sağlıklı ve dengeli beslenme modellerini benimsemeliyiz. Ülkemizde rahatlıkla uygulanabilen akdeniz tipi beslenme modeli; sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme modeline güzel örnek sayılabilir.

Festival başladı, her yer kırmızıya boyandı! Michael Jackson'ın büyük hilesi ortaya çıktı! Arda Turan-Berkay davasında karar! 19 Eylül 2019 bugün hangi maçlar var? 20 Eylül bugün hangi diziler var? Ünlü sunucuya müstehcen fotoğraf şoku! ABD'nin Patriotlarını madara eden saldırı! Müge Anlı'da açıkladı! İzmir'de bir kadınla... Bu fotoğraftaki bir başbakan!