Demet Cengiz'in 'Adımı Deniz Koydular' kitabı okuyucuyla buluştu

Demet Cengiz’in üç yıl önce gerçek hikayelerden yola çıkarak yazdığı ilk romanı “Adımı Deniz Koydular”, okurla buluştu. Roman, Türkiye ve İngiltere’den iki ayrı çocuk öyküsünü anlatıyor.

This browser does not support the video element.

Demet Cengiz, romanının yer aldığı kareyi Instagram hesabından paylaşarak şunları söyledi...


''Bu kitap anneli öksüzler, babalı yetimler için yazılmıştır. Dünyanın bütün hırpalanmış çocuklarına adanmıştır. Yazılmasaydı, adanmasaydı lal olurdum. Üç yıl önce gerçek hikayelerden yola çıkarak ilk romanımı yazmaya koyulduğumda bu cümleyi kurdum. Adımı Deniz Koydular yarın raflardaki yerini alıyor. Ne yazık ki dünya en sevdikleri ve onları en sevmesi gerekenler tarafından yaralanmış çocuklarla dolu. Dün Elmalı Davası, başka bir gün başka bir dava… Ve hiçbir davaya konu olmamış binlerce acı, yara… Çocuk susar, biz konuşalım. Kendini çocukları korumaya adamış kanatsız kahramanlar, pelerinsiz savaşçılar ve romanlar konuşsun. Hiç kimsenin ama hiç kimsenin küçücük çocuklara bunları yapmaya hakkı yok!''






'ADIMI DENİZ KOYDULAR' HAKKINDA

Demet Cengiz yeni kitabı “Adımı Deniz Koydular”da kaderleri çocukluklarında birleşmiş biri İstanbul’dan diğeri İngiltere’den iki insanın hikâyesini anlatıyor. Buluşmaları olgunluk dönemine gelse de bu iki insanın kaderlerinin ortaklığı hırpalanmış, horlanmış çocukluklarında gizli. Romana adını veren Deniz, Seyrantepe’nin köyden hallice bir mahallesinde çok çocuklu bir evde doğuyor. O kadar umursanmıyor ki ki ona ad koyma gereği bile duymuyor ailesi, adını babasının deyimiyle “anarşik” olan akrabaları Süleyman amca veriyor. Tüm çocukluğu da annesinin karnında ona hükümranlık kuran ikizi Yeter’den eziyet görmekle geçiyor. Annesi altı çocuk doğuruyor, kürtajlar da cabası. Hiç sevgi görmüyor annesinden Deniz. Sadece en küçük çocuğu kızıl kafalı Kerim’i seviyor her daim hastalıklı, her daim mutsuz anne. Baba ise sürekli işinden olan, varken eziyet eden, yokken süründüren bir adam. Deniz’e adını veren Süleyman amcanın kızı İclal’in üniversite kazanıp İstanbul’a gelmesi ve çaresizlikten onlarda kalmasıyla kaderi değişiyor Deniz’in. İclal sayesinde “kardelen” oluyor Deniz. Türkan Saylan’la tanışıyor. Onun elini tutmasıyla üniversite okuyor, İngiltere’de öğrenim görüyor. Ve bir avukat olup istismar edilen çocukları, kadınları koruyup kolluyor. Bir gün sıranın kendi annesine ve kendine geleceğini bilmeden…

İNGİLTERE'DEKİ MUTSUZLUK

Coğrafya kaderdir derler ya, Deniz’inkine benzer hikâyeler sadece bize ait sanırız. Ama Cengiz, romanında Deniz’in yanına James’i ekliyor. İngiltere’de doğan James’i. Anne ve babası tarafından sevilmeyen hatta daha küçücük bir çocukken kız kardeşiyle birlikte evden kapı dışarı edilen, tek başına hayatta kalmayı öğrenmek zorunda kalan James’i. Onun da Deniz gibi bir şansı oluyor, doğru yolu izlemesine yardım eden bir büyük çıkıyor karşısına. Kardeşi sevgisizliğin boşluğunu yemek ve seksle doldurmaya çalışırken James kendine yeni bir aile buluyor. Himayesine girdiği zengin sevgilisi ve onun ailesinde çocukluğunu arıyor. Büyümesi gerektiğini anlayana kadar…


USTALIK İSTEYEN KURGU

Bu iki insanın yolları bir şekilde kesişiyor ve birlikte mutlu olmanın yollarını arıyorlar. Ancak çocukluktan gelen horlanmışlık, sevgisizlik onların hikâyesinin mutlu sonla bitmesine izin vermiyor. Kitap her ne kadar Deniz ile James’in hayatları etrafında dönse de arka fonda dünyada neler olup bittiği var. Ve dünyanın en uzak köşesinde yaşanan bir olayın bile bizlerin hayatını nasıl etkilediği. Cengiz, 50 yıla yakın bir dönemde dünyaya damgasını vuran olayları arka fona alarak Deniz ile James’in yaşadıklarını anlatırken ustalık isteyen bir kurgu yaratıyor. Büyük resimde olanların insanların o günlerini nasıl şekillendirdiğini kör göze parmak sokmadan yapıyor. Kitapta en çok çocuk istismarı, aile içi şiddet, tecavüz ve bunların kurbanlarının yaşadıklarına odaklanarak en derin yarayı bir kez daha, üstelik birebir yaşamış insanların deneyimleriyle gösteriyor. / Milliyet



DEMET CENGİZ KİMDİR?

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni 1999’da bitirdikten sonra Londra Westminster Üniversitesi’nde ‘British Journalism Studies’ eğitimi aldı. 1996’da gazeteciliğe başladı. Sırasıyla Yeni Günaydın, Global, Business Week, Hürriyet gazete ve dergilerinde çalıştı. Ekonomi haberleri ve yazılarının yanı sıra yaşama dair kalem oynattı. Patronların DNA’sını çıkaran kitabı Patron Çıplak ilgiyle karşılandı. Hayata dair denemelerden oluşan ikinci kitabı Turuncu Yazılar ise 2014 yılında yayınlandı. Patronlardan başarının sırlarını ve kulağa küpe önerilerini derlediği üçüncü kitabı PATRONCA Ocak 2016'da yayımlandı. Otobiyografik kesit olarak adlandırılan kitabı Aşk Seni Bulur, yoğun bir ilgiyle karşılandı. İki ayda 5 baskı yaptı.

Demet Cengiz aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nin düzenlediği konferanslara gönüllü içerik danışmanlığı yaptı. Bu kapsamda Ekonomi Zirvesi, Kariyer Zirvesi, Liderlik Zirvesi, Eğlence Ekonomisi Zirvesi, İtibar Zirvesi, Lüks Zirvesi'nde MC, moderatör ve konuşmacı olarak yer aldı. Ayrıca Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Çukurova Üniversitesi vb. pek çok üniversitede öğrencilerle söyleşilere katıldı ve konuk hoca oldu.

Marka Konferansı’nda son yıllarda Leyla Alaton ve Ömer Taviloğlu gibi iş dünyasının önemli simalarıyla sahne söyleşileri yaptı.

Neşet Ertaş, ölümünün 9. yılında baba ocağında anıldı ‘DUALİTE’ SuperHaber’de... Hulki Cevizoğlu ile Fikri Akyüz SuperHaber’de buluşuyor! "Asla Unutma" belgeseli, TRT Belgesel ekranlarında izleyiciyle buluşuyor Salda Gölü yine büyüledi: İnanılmaz bir ekosistem! Ferhan Şensoy hayatını kaybetti 1970'lerden bugüne bisikletin gelişimi bu sergide!