Check-up'lar güvenilir mi, boşuna mı para ödüyoruz? Osman Müftüoğlu anlattı...

Hastalıkları önlemek ve erken teşhisin yolunu açmak için yapılan 'check-up'lar ne kadar güvenilir? Hürriyet yazarı Osman Müftüoğlu anlattı...

Hürriyet yazarı Osman Müftüoğlu, check-up'ların yeterli olmadığına vurgu yaptığı yazısında şu ifadelere yer verdi:

"Sağlığımız önemli. Her şeyin başının sağlık olduğu kesin. Hastalıkları önleme ve erken teşhisin yolunun fiziksel ve kimyasal beden taramala-rından geçtiği şüphe götürmez. Bu taramalara kısaca “check-up” deniyor. İmkânı olan herkes bu taramalardan yılda bir defa geçiyor. Neticede sağlığının ne durumda olduğunu anlayıp -varsa eğer- bazı tehlikelere karşı önlem alıyor. Peki yeterli mi? Bence değil. Nedenine gelince... Buyu-run...

BİR ÖRNEK | DÜN SABAH TOPAÇ GİBİYDİ AMA...

Bay A.D., geçtiğimiz hafta ünlü bir hastanede yıllık check-up incelemesini yaptırdı. “Maşallah topaç gibi olduğu” söylenince arkadaşları ile birlikte güzel bir kutlama yaptı. Yedi, içti, biraz da abarttı. Aynı gecenin ortasında ciddi bir göğüs ağrısı, bulantı, kusma ve terlemelerle uyandı. Acil serviste tanı kesindi: Kalp krizi! Hani daha bu sabah sapasağlamdı? Hani daha bu sabah o ünlü check-up merkezinden neredeyse “alkışlanarak” yollanmamış mıydı? Peki, sorun ne? 9. Cumhurbaşkanımız rahmetli Süleyman Demirel’in ünlü bir cümlesi var: “Meseleleri mesele yapmazsak, ortada mesele yapacak mesele de kalmaz!” Ben bugün ilk defa o güzel insanı dinlemeyecek, çok canımı sıkan bu olayı “mesele yaparak” haftaya başlayacağım.


VARAN 1 | FABRİKASYON CHECK-UP’A HAYIR

Yıllık sağlık taramaları yapılırken “kişiye özel” yapılanmalar oluşturmak yerine, daha önceden belirlenen standart ve sıradan testlerle yetiniliyor. İnsanlar ciddi bir fiziksel muayene, sağlık geçmişi araştırması ve genetik sorgulamalardan geçirilmeden aynı tetkikler tekrarlanıp duruyor. Bu tetkiklerin ciddi biçimde değerlendirilip değerlendirilmedikleri de ayrı bir konu. İşin bir de “endüstriyel tıp” yani “ekonomik köpürtme”si var. Testlerdeki bazı önemsiz bulgular gereksiz yere şişiriliyor. Sayısız yeni konsültasyon ve tetkiklerle süreç abartılıyor. Neticede de check–up merkezinden “sabah turp gibi” uğurlanan biri aynı gün aynı hastanenin acil servisine “gece yarısı kalp krizi” ile dönebiliyor. Tavsiyem şu: Fabrikasyon check-up’lardan vazgeçin, check-up değil “sağlık riski taraması” yaptırın. Nedenini merak ediyorsanız yarınki kutuya daha bir dikkatle bakın.

BİR SORU | NASIL ŞAMPİYON OLDUK?

Üzülerek belirtirim ki standart check-up’larda ne insülin değerleri ne de HbA1C seviyeleri araştırılıyor. Açlık şekerine, kolesterol rakamlarına bakmakla yetiniliyor. Netice mi? Bir anda nüfus oranına göre dünyada en hızlı obezite ve diyabeti patlatan, en çok koroner BT ve anjiyografi yapılan, en çok stend takılıp baypas operasyonu uygulanan, karaciğer yağlanması, safra taşı sorunları yaşanan ülkelerden biri haline geliveriyorsunuz. Oysa problem erken dönemde anlaşılıp “beslenme-aktivite” ikilisi devreye sokulsa, koruyucu önlemler maksimize edilse bunların çoğuna gerek kalmayabilecek.

KESİP SAKLAYIN

Açlık şekeriniz 100’den, tokluk şekeriniz 140’dan; açlık insülininiz 5’den, HbA1C’niz ise 5.8’den yüksek olmamalıdır.

BİR ÖRNEK | ŞEKERLİ MİSİN VAY VAY

Bedende şeker dengesinin bozulması, yani “şekerlenmek”, kronik hastalıkların en önemli nedeni. “Glikasyon tehlikesi” bilinen en güçlü “kronik hastalık davetçisi”. Bana göre de en etkili “kötü yaşlanma” parametresi. “Şekerlenme/glikasyon” doku ve organlarda daha hızlı bozuşma, iltihaplanma ve paslanmaya yol açıyor. Obeziteden karaciğer yağlanmasına, kalp krizleri ve felçlerden bunamalara, görme kayıplarından hipertansiyona pek çok süreç glikasyon meselesi ile bir şekilde bağlantılı. Peki standart check-up’larda sizin “glikasyon meseleniz” hakkında yeterince bilgilenmeniz mümkün mü? Hayır. Neden mi? Nedeni şu...

ÖNEMLİ | ŞEKERLENME NASIL ÖLÇÜLECEK?

Sadece açlık şekerine bakarak “glikasyon tehlikesi” hakkında doğru bilgi edinemezsiniz. Çünkü açlık şekeriniz normalken tokluk, yani yemek sonrası şeker seviyeleriniz yüksek olabiliyor. Ayrıca “açlık ve tokluk şekerine” birlikte bakmanız da yeterince aydınlatıcı değil. “Açlık ve tokluk insülin rakamları”nı da bilmeniz lazım. Sadece bunların aşırı yüksekliği bile glikasyon tehdidine işaret ediyor. Bitmedi. Glikasyon meselesini tam ve eksiksiz anlayabilmeniz için “glikolize olmuş hemoglobin” (HbA1C) seviyesini de bilmeniz lazım."

 Yazının tamamını okumak için tıklayınız...

İSO: Sanayide işgücü yerinde sayıyor erken emeklilik zarar veriyor BAHÇELİ ÜZERİNDEN ERDOĞAN’I TASFİYE PLANI! Kaçak sigara satan şüpheliler yakalandı
Sonraki Haber