17 Nisan 2021
9 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
3 sa 51 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 04:43 Güneş 06:15 Öğle 13:09 İkindi 16:52 Akşam 19:52 Yatsı 21:19
Gündem

Biden'ın Türkiye planı

‘AMERİKA, TÜRKİYE’Yİ YENİDEN UYDUSU HALİNE GETİRMEK İSTİYOR!’

SuperHaber programcısı - Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ve SuperHaber programcısı - Hürriyet yazarı Nedim Şener ile “Memleket Aşkına”nın yeni bölümü SuperHaber YouTube kanalında yayında...

İki usta isim SuperHaber programcısı - Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ile SuperHaber programcısı - Hürriyet Gazetesi yazarı Nedim Şener, “Memleket Aşkına” programının yeni bölümünde, ABD’nin yayınladığı Cemal Kaşıkçı raporu üzerinden Biden yönetiminin Türkiye planlarını masaya yatırdı.

ŞENER: ABD KENDİSİ İLE EŞİT BİR TÜRKİYE İSTEMİYOR!

Nedim Şener, “Bazı gazeteciler Biden’ı bir özgürlük abidesi haline getirmek için 'Kaşıkçı cinayetinin üstündeki örtüyü kaldırdı’ şeklinde manşet atıyorlar. Yaptıkları da bu cinayetin arkasında emri verenin Prens Selman olduğunu rapora yazmışlar. Bunu da ‘öyle düşünüyoruz’ diyerek yazmışlar. Adı geçen 76 kişi hakkında da ağır yaptırımlar olacakmış. Vize yasağı, ABD’ye seyahat yasağı koyacaklarmış. Emri verdiği söyledikleri Prens Selman ile ilgili de herhangi bir karar almamışlar. Bunu da hem içerideki hem dışarıdaki güya gazeteciler ‘cinayetin üstündeki örtüyü kaldırdı’ diyerek yazıyorlar. Türkiye cinayet sonrasında bütün gerçekleri dünyanın gözü önüne serdi. İfade özgürlüğü için konuşuyorsunuz, siz en ufak bir katkı yaptınız mı? Türkiye bunu aydınlatırken neredeyse Türkiye’yi bile suçlayacak noktasına gelenler oldu. Batılılar somut deliller karşısında çok fazla ses çıkaramadığı için buradakilerin de fazla bir etkisi olmadı. Bir an için bunun aslında İstanbul’da gerçekleşen ve Türkiye’ye yönelik bir komplo olduğu çok açıktı. Kaşıkçı davetli olarak gittiği Suudi Arabistan Konsolosluğu’na giriyor ve iki gün önce gelen ekip onu orada öldürüyor. Buradaki Türkiye’ye karşı olan komplonun en önemli delili Kaşıkçı görüntüsü verilmiş, onun kıyafetlerini giyen birisi konsolosluktan çıkış yapıyor, metroya biniyor, Sultanahmet’e gidiyor, orada üstünü değiştirip oradan ayrılıyor. Bu bütün güvenlik kameralarıyla sonraki süreçlerde ortaya çıktı. Cinayeti planlayanlar şöyle bir algı oluşturacaktı; FETÖ o tarihlerde ABD ve Avrupa’da Türkiye hakkında bir dezenformasyon yapıyordu. ‘Siyah minibüsler geldi, insanlar kaçırılıyor. Türkiye-İstanbul insanların kaybolduğu bir şehir haline geldi’ diyorlardı. Bu aynı zamanda Türk emniyetinin ve istihbaratının yabancı ülkelerle yaptığı anlaşmalar çerçevesinde yurt dışından getirilen FETÖ’cülerle ilgili olarak aynı dezenformasyonu yapıyordu. Türkiye yurt dışında operasyon yapıp, adam kaçıran karanlık bir ülke profili çiziyorlardı. Bunu planlayanlar tam o sürecin içinde bir anda Türkiye’den kaybolmuş' algısı yaratacaklardı. Bu kişi Türkiye’de kaybedilmiş havası vereceklerdi. Türkiye’ye ilişkin komplo kısmı kendini buradan ele veriyor. Prens Selman ve adamları dünyanın başka bir yerinde de bu cinayeti işleyebilirlerdi, farklı kaza süsü verebilirlerdi. Bedeninden bir parça dahi bulunmayacak halde bir cinayet işliyorlar, tam da ‘Türkiye gibi insanların kaybedildiği bir ülkede olur’ havası veriyorlardı o tarihte. Bu Türkiye’nin yetkin istihbarat çalışmalarıyla anında ortaya çıkarıldı. Çok etkili kamu diplomasisiyle bütün dünyaya Kaşıkçı’nın Washington’da çalıştığı New York Times gazetesi başta olmak üzere sağlıklı bilgilerin aktarılmasıyla dünya tarafından anlaşıldı. Oyun bozuldu. Katili beğenmiyorlarsa maktulün önemi yoktur onlar için. Kaşıkçı cinayetinin arkasında İsrail, MOSSAD, Suudi Arabistan ya da onu örten bir ABD varsa onu beğenmiyorlar. Hrant Dink cinayetinde Ergenekoncular denildiği zaman yıllarca kitap yazanlar işin içinden FETÖ’cüler çıktığı zaman tek bir harf oynattıklarını gördünüz mü? Amerika kendisi ile eşit bir Türkiye istemiyor. Siyasi değişiklikle tekrar uydusu haline gelen bir ülke istiyor.” ifadelerini kullandı.

YARAR: 76 KİŞİYE YAPTIRIM VAR, EMRİ VERDİĞİ SÖYLENEN SELMAN’A HİÇBİR ŞEY YOK. BİDEN’IN DEMOKRASİ, İNSAN HAKLARI ANLAYIŞI BU İŞTE!

Mete Yarar, “'Biden ilk geldiğinde ‘Suudi Arabistan’ın Cemal Kaşıkçı ile ilgili raporu açıklanacak' demişti. Gece ABD’de bu raporun detayları açıklandı. Kimler sorumlu, kimler sorumlu değil süreci başladı. Dünyanın en trajik olayı ama yaşanılan süreç tamamen bir komedi haline döndü. Türkiye’de resmen komplo kurulduğu dönemde MİT’in dünyaya örnek bir çalışmayla olayı belgeleyerek ortaya koyarak olayın çok önemli bir olay. Türkiye’de gazeteci haklarını konuşan arkadaşlar neden Cemal Kaşıkçı olayı arkasından İsrail, Suudi Arabistan ve BAE ile ilgili tek bir yazı yazmadılar? Bu katliamın arkasında onların olduğuyla ilgili liberal kesimin bir yazısını gördünüz mü? BM’nin en tepe kuruluşu olan 5 daimi üyeye bakın, bir de yaptıklarına bakın. Dışişleri bakanına soruyorlar 'Bu işte bir tuhaflık yok mu? 76 kişiye çok büyük yaptırım yapmışsınız, işin emrini veren sorumlu tuttuğunuz kişiyle ilgili bir şey geçmiyor' diye. ‘Suudi Arabistan bizim için önemli bir müttefik, onu kaybetmek istemiyoruz. Silah satışlarını tekrar gözden geçireceğiz. Önümüzdeki dönemde Suudi Arabistan’da Körfez’de çok işimiz olacak. O yüzden ilişkileri kopartmak istemiyoruz’ diyorlar. Seçimlerin olduğu dönemde Trump mı, Biden mı hikayesi konuşuluyordu. Birisi beyzbol sopasıyla dünyaya dalıyor, diğeri sopanın üzerine kadife sarıp dalıyor. Bir tek birisinde ses çıkmıyor. Biden ses çıkarmadan yapacak. Görünen tablo aynı Obama döneminde olduğu gibi askeri anlamda değil, gayri nizami Obama döneminin taktiğiyle gidecek.“ dedi.

Mete Yarar ve Nedim Şener ile “Memleket Aşkına”nın tamamını SuperHaber YouTube kanalında izleyebilirsiniz..

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN

Sitene Ekle

Yorumlar