Gündem

'Amaçları mafya elebaşının çanak tutulmasıyla 15 Temmuz'u itibarsızlaştırmak!'

SuperHaber programcısı - Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ve SuperHaber programcısı - Hürriyet yazarı Nedim Şener ile “Memleket Aşkına”nın yeni bölümü SuperHaber YouTube kanalında yayında…

İki usta isim SuperHaber programcısı - Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ile SuperHaber programcısı - Hürriyet Gazetesi yazarı Nedim Şener, “Memleket Aşkına” programının yeni bölümünde, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 5. yıl dönümünde 1944’ten bu yana kayıp olarak belirtilen silahlar tartışmasını konuştu.

"GERÇEKLİKLE İLGİSİ YOK. BİR ALGI OPERASYONUYLA KARŞI KARŞIYAYIZ!"

Nedim Şener, "Kayıp silahlar tartışması neredeyse Osmanlı'daki kayıp kılıçlara kadar gidecek. Bu konu İçişleri Bakanlığı tarafından daha önce cevaplanmış bir soruydu. 106 bin silahtan bahsediliyor. 1944'ten beri demek, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana olduğunu gösteriyor. Zor şartlarda birçok silahın dağıtıldığı ve Türkiye'nin işgal edilmeye çalışıldığı zamanlardı. Bu silahlar II. Dünya Savaşı sonrasında harap olmuş bir ülkede o koşullarda silahlar envanterden çıkmış, kaybolmuş. Ancak bu demek değil ki bugün kullanılıyor. Bu konuyu gündeme getirenler özellikle 15 Temmuz'u itibarsızlaştırmak için yapıyor. Buna da mafya elebaşı çanak tutuyor. Amacını git gide siyasileştiriyor. Siyasi bir muhalif haline geldi. 106 bin meselesi Osmanlı'daki kayıp kılıçları, kılıç kalkanları da hesaba katarsanız bir orduyu donatacak düzeyde, tugayları değil. Osmanlı'daki kılıç kalkanlar, mızraklar ve kayıp oklar dahil olmak üzere hesaplarsak aslında bir orduya yetecek kadar silah kayıp demektir. İnsanın muhalefet edeceğim diye olguları ve rakamları çarpıtması gerçekten doğru bir şey değil. 15 Temmuz ile ilgili yapılan açıklamada 14-15 silahın kayıp olduğu söyleniyor. '15 Temmuz gecesi şu kadar insan öldü. Bu kayıp silahlar kullanıldı' havası yaratmaya çalışıyorlar. Çok itibar ettiğiniz mafya elebaşını doğru dinleyin. O 'demokrasi nöbetleri sırasında böyle bir olayın olduğunu iddia ediyor. Darbe gecesinden bahsetmiyor. İddia doğruysa, hangi akıllı bunu yaptıysa, bir kutu silahlar arabadan arabaya nakledilip dağıtıldıysa bu nasıl bir zekadır? Daha sonraki demokrasi nöbetlerinde demokrasinin kurtulması için bir kutu kalaşnikofa ihtiyacı yok. Mangal gibi yüreği olanlar insanlar sokağa çıktı, 1 aydan fazla nöbet tutuk. Hepimiz sokaklarda yatıp kalktık, kimsenin elinde kalaşnikof görmedim. Dolayısıyla ortada itibar ettikleri mafya elebaşının tam ne demek istediği insanlarla oldu. 15 Temmuz gecesi 30 dolayında FETÖ darbecisi ölü ele geçirildi. Buna karşı on katına yakın 251 insanımız şehit oldu. 106 bin silahın kullanıldığını düşünelim, 30 darbeci mi şehit edilir? Tamamen bir nefret ortamı doğmuş, bunun üzerine ne koyabilirim diyorlar. 1944’ten bu yana kayıp olarak belirtilen silahların tamamına yakını 15 Temmuz ile ilgisi olmayan süreçler. 15 Temmuz ile ilgili devletin kayıtlarında kayıp olarak görülen silahlar 14-15 tane. Bunun arkasında 15 temmuz gecesi yorganın altına saklanan korkaklar, belli bir saatten sonra tweet atanlar, sözüm olan muhalifler utançlarından bu milletin o direnişini görmek istemiyor, anılsın istemiyor. Onu unutturmak istiyorlar. Bu yüzden de itibarsızlaştırıyorlar. Bir mafya elebaşının söyledikleri ile birlikte 15 Temmuz'u lekelemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Gerçeklikle ilgisi yok. Bir algı operasyonuyla karşı karşıyayız. Hakikati söyleyeceğiz.

"EY TÜRK YARGISI; 15 TEMMUZ'UN BİR İZZET-İ NEFSİ YOK MU? GÜRKAN'A CEZA VERDİNİZ, BU TWEETLERİN KARŞILIĞI OLMAYACAK MI?"

Recep Gürkan gibileri çok iyi tanıyorum. 15 Temmuz gecesi ne olduğu ortaya çıkınca tweet atıp böyle tavır alınca çok tanıdığım Atatürkçüler bunlar ne yapıyorsun, 'bunlar Atatürkçü mü?' diyip ona göre destekleyecek olanların ikiyüzlülüklerini o gece çok net anladığım o güruhun çok insanı var. Sadece Gürkan değil, 15 Temmuz gecesi kadeh kaldıran çok vardı. Kamuoyunda görüntüleri çıkınca Edirne belediye başkanı ceza aldı. Bazılarının tweetleri de orada duruyor. İsimler hiç önemli değil. İYİ Parti'nin Bursa'daki yönetim kurulu üyelerinden Levent Özeren, avukat Sibel Sevinç Deveci darbe gecesi destek tweetleri atıyor. Bu insanların o tweetleri orada duruyor, bir tartışma nedeniyle bu tweetleri hatırlattığım için onlar tarafından mahkemeye verilmiş hala yargılaması süren ve yaptıkları şikayet nedeniyle yeni ifadeler vermek zorunda kalan biri olarak şuna üzüldüm, ey Türk yargısı; 15 Temmuz’un bir izzet-i nefsi yok mu? Gürkan’a ceza verdiniz, bu tweetlerin karşılığı olmayacak mı?" sözlerini kullandı.

"1944'TEN BU YANA KAYIP OLARAK BELİRTİLEN 106 BİN SİLAH DEVLETE DEĞİL, ŞAHISLARA AİT SİLAHLAR!"

Mete Yarar, "İçişleri Bakanı'nın açıklaması netti. Aslında kayıp olan malzeme devlete ait olan malzeme değildi, şahıslara ait olan kayıp silahlardan bahsediliyor. O rakamın toplamı şahıslara ait olan silahlar. 1944'ten bugüne kadar olan silahlar. Ruhsatlı av tüfekleri, normal tabanca bulundurma ve taşıma gibi verilen silahlar, beylik tabancalarından toplam kayıp olanlardır. Bazısı çalınabiliyor. Kişiye zimmetli bir silah varsa kaybolduğunda ilgili birime bildiriyorsun. 'Kaybettim, çaldırdım' diye bir evrak gönderiyorsun. O evrakta kayıtlara işleniyor. Burada söylenen 106 bin rakamı bu, 1944'ten beri insanların kaybettiği av tüfekleri de dahil olmak üzere o. Zimmetli silahlardan bahsediliyor, zimmetsiz değil. Zimmetli olarak şahıslara verilmiş, kendi isteğiyle almış veya devletin beylik tabanca olarak verdiği silahlar. Bu silahların toplamı 106 bin. Bu silahlara 15 Temmuz gecesi kaybolan silahlar dahil değil. 15 Temmuz ile ilgili meclis araştırma raporu vardı, orada da o gece çalınan götürülen zırhlı araçlar vardı. Onların bir kısmı geldi, yurt dışına götürülen helikopter de daha sona teslim alındı. 100 bin rakamına nasıl gelindiğini sormak istiyorum. Bu silahlar kaç sandık, kaç kamyon eder, nasıl dağıtılacak? Her birinin kullanımı için 100 mermi vardır. Şarjörler beraber verilir, 500 bin de şarjör yapar. 500 bin şarjör ile birlikte her silah için 100 tane mermi verirseniz 10 milyon mermi dağıtılmış olması lazım. Nasıl askerde depodan silah çıktığında zimmet ile veriliyorsa aynısı birlikler için geçerlidir. Bir şey teslim edildiğinde devletin envanterine girdiği andan itibaren onu alan şahsı sorumludur. Kendisinden sonra gelene ilk yaptığı işlem budur. Oturup silahları tek tek numaralandırır, namluların içini tek tek kontrol edersin. En son kurul tarafından onaylanır, devreder gidersin. 2015'ten beri 100 bin silah kayıpsa bu silah kayıplığı ile ilgili her tarafta, 100 bin rakamı 20 tugay yapıyormuş. 20 tugayı onatacak kadar silah kayıpsa, otomatik olarak devletin envanterinde 100 bin tane silahın devredilememiş olması lazım. Birlikler devredilirken o tutanaklarla teslim alınması gerekir." dedi.

Mete Yarar ve Nedim Şener ile “Memleket Aşkına”nın tamamını SuperHaber YouTube kanalında izleyebilirsiniz...

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN

Sitene Ekle