13 Aralık 2018
5 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
3 sa 15 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 06:41 Güneş 08:13 Öğle 13:04 İkindi 15:22 Akşam 17:43 Yatsı 19:09
Gündem

Kaos planı devrede...

Amaç İsrail ve enerji havzalarının güvenliği!

Şenol Göka, SuperHaber için yazdı...

Amaç İsrail ve enerji havzalarının güvenliği!

Her Şey Enerji Havzaları ve İsrail’in Güvenliği İçin

ABD Suriye’de belirlediği noktaları vurdu, İngiltere ve Fransa’yla birlikte Rusya’ya karşı kendi
ülkelerinde kamuoyu oluştursalar da Rusya’nın Suriye’deki hiçbir varlığını hedef almadı…

Rusya ve İran ABD’nin müttefikleriyle birlikte girişecekleri saldırılara çok sert cevap vereceklerini bildirmelerine rağmen, saldırı sonrası yine sert demeçler vermekle yetindi…

AB ülkeleri İran, Suriye, ABD arasında ikili ilişkilerden elde edilecek çıkarlara göre savruluyor.

Suudi Arabistan Ortadoğu’da bir koç başı rolüne çok ısınmış görünüyor. Zaman zaman ABD’den gelen talimatlar, olayların hızına yetişemediği için çelişkili durumlar ortaya çıksa da Veliaht Prens’in devirdiği çamları Kral toparlıyor.

Rusya kendine uygulanan ambargonun ve ülkede kötü giden ekonomik durumun etkisini hafifletmek için bir taraftan yeni müttefikler diğer taraftan Suriye rejimi dengesini gözetiyor. Bu sayede Suriye’nin doğal kaynaklarına uzun yıllar el koyabilmeyi sağlama alma gayretlerini sürdürüyor.

İran etik ve etnik ayrılığını ve aykırılığını her fırsatta kendisi için bir avantaja dönüştürme isteğini Ortadoğu’da kalıcı bir barışa çoktan tercih etmiş durumda.

Mısır Ortadoğu’dan Kuzey Afrika’ya geçişlerde ve karşılıklı ilişkilerde hem kapı hem engel
pozisyonunu koruyor. Bu pozisyonunu güçlendirmek için zaman zaman rolünü büyütmeye kalksa da sicili sıkıntılı olduğu için yeterli desteği göremeyip var olan durumunu korumayı önemli bir kazanım olarak değerlendiriyor.

Fransa, Ortadoğu hisselerindeki payını arttırmak için boyundan büyük rolleri üstleniyor. İngiltere’nin olmadığı yerde ABD’nin başat müttefikliğini ve vazgeçilmezliğini ispatlamanın hevesini yaşıyor.

Aslında uluslararası arenada önemli bir ülke olduğunu zaman zaman birçok olayda göstermek istedi ama çok ciddi bir iltifat görmediği için hep geri çekildi. Hem eski gücü ve saldırganlığı sayesinde BM Daimi Üyesi olacak, hem de dünyada esamesi okunmayacak… Fransa yıllarca bu çelişkinin ezikliğiyle olaylara müdahil olmaya çalışıyor ama olmuyor, olamıyor. Yalnız bu defa ABD bu kartı iyi kullanacak gibi görünüyor. Birçok açıdan küçük Macron’a büyük roller verilerek büyük laflar ettiriliyor. Böylece ülkesini yüzlerce sorunla karıştıran küçük Macron, dünyayı karıştıracak büyük işler ve büyük laflar
peşine düştü yada düşürüldü. İngiltere’nin yerine geçebilmek ve ABD’ye daha yakın durabilmek için çok iştahlı görünüyor.

AB’nin lider ülkesi Almanya her yerden dışlanmanın şaşkınlığıyla, AB’yi kontrol altında tutmakla dünyada öne geçecek hamleler yapmak arasında sıkışıp kaldı. Tek seçeneği Türkiye’ye yüklenmek, hem AB’ye hem Ortadoğu’ya hem de dünyaya Türkiye için tercih ettiği içerik üzerinden mesaj vermek.

Balkan Ülkeleri haddinden fazla şaşkın. Yutulma korkusu günlük hayatlarının önemli bir bölümünü işgal ediyor. Öyle gergin halde bekliyorlar ki, en küçük bir kıvılcım patlamaya dönüşebilir.

Filistin ve Kudüs için daha çok açıklama, daha çok gösteri, toplantı ve zirve yapılacak gibi görünüyor.

İsrail kendisinin Filistinliler üzerinde vahşet uygulamasından kaynaklanan hiçbir tepkiden rahatsız değil. Bunu tam bir güç gösterisine ve meydan okumaya dönüştürmüş durumda… Yemen’den Suudi Arabistan’a arada bir atılan füze, İran ve Suudi Arabistan’ın karşılıklı atışmaları bu ülkelerden değil de İsrail’de bir sette yapılıyor gibi bir izlenim bırakıyor insanda…

Çin, her şeyin çok uzağındaymış gibi tutulmaya çalışılmasına, ajanslarda arada bir hatırlanacak bir unsur gibi gösterilmesine rağmen aslında her şeyin çok içinde. Ezeli ve ebedi rakibi Japonya’yı çok gerilerde bıraktığı yetmiyor gibi süper güç olarak hatırını saydırmak için görmezden gelinmesine rağmen her olayın içinde görmek isteyenlere bir şekilde görünüyor.

İngiltere İpek Yolu Projesi’nden ve Doğu Akdeniz Enerji Havzası’ndan kısmen dışlanmışlığın acısını ve zararını Çin, İran ve Türkiye ile iyi geçinerek, ilerideki muhtemel ticari partnerlerini korumak suretiyle telafi etme çabası içinde, tabii bu arada fırsatını bulursa Suriye ve çevresinden de ne koparabilirse kar görme peşinde…

Nedense kim ne hesap içinde olursa olsun, sanki önceden kurgulanmış gibi, her şey bir şekilde İsrail’in ve enerji havzalarının teminat altına alınmasına yarıyor.

İsrail’in ve enerji havzalarının güvenliğinin teminatı daha çok kaos ve karşılıklı sürtüşmeyi gerekli kıldığından Ortadoğu daha uzun süre karışacağa/karıştırılacağa benziyor. Karşılıklı sürtüşmeler ve çatışmalar sürerken adı geçen Ortadoğu’ya perde gerisinden binlerce asker konuşlandırdığı dikkate alınırsa Ortadoğu daha uzun süre huzur bulamayacak gibi görünüyor.

Ve Türkiye…

Zaman zaman Yunanistan’ı Türkiye’nin dikkatlerini dağıtacak şekilde üzerine salsalar da Türkiye’yi yöneten irade oyunun farkında. Elbette Ortadoğu’da hakim bir güç olmadıkça bu kargaşanın çok kolaylıkla kaosa dönüşebileceğini de 15 Temmuz’daki FETÖ hainliğinin Türkiye’yi zayıflatarak devre dışı bırakma girişimi olduğunu da biliyor. Medya aracılığıyla yayılan algı operasyonlarının ve kamuoyu oluşturma çabalarının da ayırdında… Türkiye ağır bir gayrımilli ana muhalefet sorunu yaşamasına rağmen, milli bir duruş sergileyen medya sayesinde bu sorunun krize dönüşmesinin önüne geçebiliyor. 15 Temmuz hain girişimini bertaraf eden halkın özgüveni yüksek, operasyonlara birlik içinde gösterdiği refleks mükemmel. Oynanan her oyun onlara tarihi sorumluluklarını hatırlatıyor.

İsrail’in ve enerji havzalarının güvenliği için kaos planı yaparken Türkiye’nin bu ‘dirilişi’ öngörülebildi mi bilemiyoruz ama yaratılan krizin Türkiye’ye karizmasını yeniden hatırlattığı kesin…

Japonlar boşuna söylememiş: “Karizma Krizden Doğar”