Gündem |

Alevi siyasetçinin Türkiye'de seçim kazanma şansı yok mu?

2019 yılındaki kritik Cumhurbaşkanlığı seçimine yaklaşılırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşısına çıkacak muhalefet adayının kim olacağı tartışılıyor.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun şimdiye kadar adaylık sinyali vermemesi ise soru işaretlerini artıran bir başka etken...

Bu noktada Habertürk yazarı Sevilay Yılman'dan ilginç bir tespit geldi. Türk toplumunda Alevilere bakış konusunda bazı önyargıların halen varlığını sürdürdüğüne dikkat çeken Yılman, "En usta siyasetçi de Alevi olsa kazanamaz" diye yazdı.

İşte o çarpıcı köşe yazısı;

- En usta siyasetçi de Alevi olsa kazanamazdı!

HAYATTA en ama en nefret ettiğim şeylerden biri söylediklerime başka manalar yüklenmeye kalkışılmasıdır. Biliyorsunuz, önceki gün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Habertürk TV’de 2019’da cumhurbaşkanı adayı olabileceğine dair verdiği sinyaller üzerine yorumumu aktardım. Kendimin de bir Alevi olarak aktardığım yorumda söylediğimse Kılıçdaroğlu’nun Alevi olması sebebiyle zafer kazanmasının, cumhurbaşkanı seçilmesinin mümkün olmadığıydı. Esasında biliyordum bu yazım üzerine epeyce sert reaksiyonla karşılaşacağımı ama işe bakınız ki o beklediğim reaksiyon beklediğim taraftan yani Aleviler ve sosyal demokratlardan çok, muhafazakâr, özellikle de AK Parti’ye oy verenlerden geldi.

Sanki yazdıklarımla Kılıçdaroğlu’nun dört dörtlük bir cumhurbaşkanı adayı olduğuna filan inanıyorum ama sırf Alevi olması sebebiyle kazanmasının mümkün olamayacağını iddia ediyormuşum gibi garip yorumlar yaptılar. Kılıçdaroğlu’nun zaten kazanma şansının olmadığını bilmeme rağmen buna Aleviliğini bir kılıf olarak sunduğumu öne sürdüler.

Ne garip ama bunu öyle beş on kişi falan değil, binlerce kişi söyledi.

Hal böyle olunca tabii konuyu tekrar ele almam gerektiğini gördüm ve demek istediklerimin daha net kavranabilmesi için de onların çok iyi bildiği, tanıdığı bir isim üzerinden meseleyi örneklemeye karar verdim. Aslında bir önceki yazımda da Kılıçdaroğlu değil, her kim olursa olsun Alevi tarafı kamuoyu tarafından bilinen bir siyasinin bu ülkeye şu an için cumhurbaşkanı olmasının imkân dahilinde olmadığını anlattım, ama işte anlamamışlar tam olarak ne demek istediğimi.

O nedenle, ekstrem olacak belki bu örnek ama, iddia ediyorum Recep Tayyip Erdoğan gibi siyasetin tüm inceliklerini bilen bir politikacı, en usta siyasetçi bile, Alevi olsa bu ülkede cumhurbaşkanı olamazdı! İllaki CHP’nin başında olmasıyla alakalı da değil kastettiğim.

Peki neden?

Çünkü cumhurbaşkanının belirleneceği toplam oy oranına tekabül edenlerin kafasında, Aleviliğe bakışında ne yazık ki hâlâ bir blokaj var.

Ha, bazıları da Kılıçdaroğlu’nun inançlarına, köklerine, mezhebine vurguyla yaptığım bu yorumla ayrımcılık yapıp fitne ateşini yakmaya çalıştığımı filan söylediler. Onlara da iki çift lafım var: Ayrımı ben yapmıyorum değerli okurlarım. Bu ayrım zaten var bu toplum içerisinde ve ben de bu ayrıma dikkat çekmeye çalışıyorum. Ve kimse kusura bakmasın ama tamamen Türkiye’nin bir gerçeği olan bu durumdan dolayı bir Alevi olarak büyük üzüntü ve utanç duyuyorum.

Şimdi bu tezimi kuvvetlendirmek için iki başka örnek vereceğim. Önceki gün İYİ Parti’nin Genel Başkanı Meral Akşener şöyle bir açıklama yaptı: “İkinci turda CHP’nin adayını destekleriz.”

Açık açık yazıyorum; bu aday Kılıçdaroğlu olursa belki Sayın Akşener ve üç beş arkadaşı oy verir ama hiç kusura bakmasın onu destekleyen tabanı asla vermez!

Çünkü tabanı evvelden ya AK Parti’ye ya da MHP’ye oy veren taban. Ve adım gibi eminim o tabandakiler sandığa gittiklerinde Kılıçdaroğlu’nun karşısındaki Erdoğan’a “Yine de bizden!” deyip oyunu verip çıkar işin içinden!

İkinci örneğim ise CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın söyledikleriyle ilgili olacak.

Ağbaba demiş ki Kılıçdaroğlu’nun aday olmasıyla alakalı: “Genel başkanımızın kararının arkasındayız. Yapacağımız tek şey referandumda alınan ‘Hayır’ oylarını bir tık üzerine çıkarmak!”

Eğer Sayın Ağbaba 2019’daki seçimi buna göre kazanmayı hesap ediyorsa vah vah diyorum. Çünkü referandumda “Hayır cephesi”nin aldığı sonuca neden olan dinamikler de, etkiler de çok ama çok başkaydı. Hatırlatırım kendisine, Saadet Partisi ve AK Parti’ye kızgın olan Kürtler, bazı muhafazakârlar da “Hayır” dedi. Gerçekten 2019’da bu kesimlerin Erdoğan karşısında en nihayetinde Kılıçdaroğlu’na oy verebileceklerine ihtimal veriyorsa Ağbaba çok büyük hayal kırıklığı yaşar şimdiden diyeyim. Zaten böyle bir çıkarımı yapabilmek için de ancak hayalperest olmak gerekiyor. Hayal kurmak iyidir ama Türkiye’de gerçek tablo bu iken, bunu görmeyip böyle hayaller kurmak da az sonra yere çakılacağını bile bile kendini kuş sanıp uçmak gibi bir şeydir. Bunu da belirteyim...