Gündem |

Alaattin Çakıcı'nın babası kim? Ülkücüler için neden önemli?

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından imzalanarak yürürlüğe giren Yeni İnfaz Yasası kapsamında hükümlü bulunduğu Ankara Sincan Cezaevi'nden tahliye edilen Alaattin Çakıcı, sosyal medyanın gündemine oturdu. Çakıcı'nın ülkücülerle nasıl bir bağı olduğu ise merak konusu oldu.

İçerik: SuperHaber
İçerik: SuperHaber

Alaattin Çakıcı, Yeni İnfaz Yasası kapsamında hükümlü bulunduğu Ankara Sincan Cezaevi'nden dün gece saatlerinde tahliye edildi. Çakıcı'ya cezaevi çıkışında avukatları, ailesi ve yakın arkadaşları eşlik etti.

SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU

Koronavirüs gündemiyle çalkalanan sosyal medya kullanıcıları, söz konusu infaz yasasının ardından tahliye olan Alaattin Çakıcı'nın neden ülkücüler tarafından sahiplenildiğini, Devlet Bahçeli ile olan yakınlığının sebebini merak ediyor. 

İşte Çakıcı'nın ülkücülerle olan geçmişine dair bilgiler;

AİLESİ İSTANBUL'A GÖÇ ETTİ

Aslen Trabzonlu olan Çakıcı ailesi, memleketlerinden kan davası yüzünden göç etti.

Baba Ali Çakıcı, İstanbul’da ”Karadenizliler mekanı” olarak bilinen Gültepe semtinde ev kiraladı ve ailesiyle burada yaşamaya başladı.

53 yaşındaki Ali Çakıcı, İstanbul Gültepe'de Talatpaşa Caddesi üzerinde kahvehane işletiyordu. Ailece ülkücü bir görüşe sahiplerdi. 

KOMÜNİSTLERİN SALDIRISINDA ÖLDÜRÜLDÜ

Ali Çakıcı, kimi kaynaklara göre 5, kimilerine göre ise 11 Mayıs 1980 tarihinde, akşam saatlerinde Komünist görüşlü kişiler tarafından işlettiği kahvehaneye baskın düzelenmesi sonucunda öldürüldü.

Türkgün gazetesi temsilcisi İbrahim İspaha, Çakıcı'nın ailesinin Komünistlerle olan meselesini şöyle anlattı:

''18 Eylül 1978 Yılında Komünistler tarafından amcasının oğlu Necati Çakıcı öldürüldü. Aynı yıl kız kardeşi Gamze Çakıcı, Gültepe'de yakılmak istendi. 5 Mayıs 1980 de Babası Ali Çakıcı da aynı amcasının oğlu gibi Komünistler tarafından öldürüldü. Alaattin Çakıcı ülkücüdür. 

BAHÇELİ İLE OLAN YAKINLIĞI

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçtiğimiz dönemde de rahatsızlanan Alaattin Çakıcı'yı hastanede ziyaret etmişti.

Bahçeli, o dönem Habertürk ve Show TV ortak yayınında soruları cevaplamış, Çakıcı'yla olan yakınlığını şu sözlerle ifade etmişti;

''Cumhurbaşkanlığı adaylarının belirlenmesi sürecinde cezevinde tutuklu bulunan birisinin (Selahattin Demirtaş) aday olması ile ilgili gündeme taşınması, diğer siyasi partilerin de demokrasi ve özgürlük adına bu konu üzerinde görüşlerini çok açık olarak ifade etmesi, farkında olmadan Halkların Demokrasi Partisi veya PKK'nın siyasal uzantısı olan kuruluşlara açık destek verme gafleti ortaya çıktı.

Bunu 100 bin imza ile de yapabilirler, grubu olmasa da böyle yapabilirler, böyle gerekçeler ortaya çıktı. Eğer durum böyleyse yani 100 bin imza ile vatan hainleri, bölücüler, buna benzer unsurlar, aday olmayı düşünebileceklerse, o zaman Ülkücü camiada 100 bin imza toplamak suretiyle ülke ve ülkü sevdalısı olarak kabul ettiğimiz Alaattin Çakıcı ve Kürşat Yılmaz için bu gayretin içerisine girebilirler. Bu insanları çok farklı takdim ediyorsunuz. Her defasında söyledim. Bunlar benim ülküdaşım. Bir tanesi şehidimizin oğludur. Devlet ve millet hizmetinde de bulunmuşlardır.''