15 Aralık 2018
12 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
1 sa 13 dk
İmsak'a kalan süre
İmsak 06:42 Güneş 08:15 Öğle 13:05 İkindi 15:23 Akşam 17:43 Yatsı 19:10
Sevda Noyan

Sevda Noyan noyansevda@gmail.com

AK Parti 31 Mart’ta derede boğulur mu?

AKPARTİ kuruluşundan beri belki de en zor seçime gidiyor… AKPARTİ Genel Başkanı aynı zamanda ülkenin Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın üstüne basa basa yaptığı uyarılar, halkın haklı serzenişleri, teşkilat tarafından dikkate alınmazsa şayet, okyanusları aşan AKPARTİ korkarım ki, derede boğulur gibi görünüyor…

Geçtiğimiz günlerde yaptığım bir günlük Ankara gezisinde kısa bir süre AKPARTİ genel merkezine uğradım… Burada görevli dostlarımla kısa sohbetler yaptık...Yerel seçimleri konuşurken söz hep aynı noktaya geldi: “Adayların seçimi”!!!

İşte bütün mesele burada kilitleniyor...

Güç zehirlenmesine yakalanmış, kibirli, kendi çıkarını ülke çıkarlarının üzerinde tutan, iki kelimeyi bir araya getiremeyen, astığı astık-kestiği kestik, onun bunun yakını olan tüm adaylar ciddi bir operasyonla mutlaka kapı dışı edilmeli!

Aday olacak kişilerin sicilinde gölge dahi bulunmamalı!

O şehrin seveceği, sayacağı, çalışkan, genel başkanını anlamış, vizyon sahibi adaylar aranıp, bulunmalı!

Bu adayların bulunması kadar önemli olan diğer mesele ise, bu adayların ekibinin de aynı niteliklere sahip olmasıdır! Bu elzemdir, hattâ kaçınılmazdır!

Şu anda yapılması gereken en önemli çalışma AKPARTİ’nin tekrar “milletin partisi” olduğunu hatırlamak ve de hatırlatmaktır!

Yeni dönem, mütevazı ve güzel vasıflara sahip güzel insanların dönemi olmalı…

Bunlara dikkat edilmezse, en azından müslümanların “Dünya Lideri” olabilme çapına ve niteliklerine sahip bir genel başkanı olan AKPARTİ’nin işi çok zor görünüyor!

Milleti tekrar kazanmanın yolu, yine onlarla aynı sofraya oturup, dertlerini, fikirlerini, önerilerini ciddiye almaktan geçiyor…

Yoksa o 31 Mart gecesi altından kalkamayacağınız bir vebalin altında kalırsınız!

MACARİSTAN ve YAKUP GÜL...

Geçtiğimiz yıllarda TRT'ye bir proje çekmek için gittiğim Budapeşte'de tanıştım Yakup Gül’le...

Yakup Gül, Yunus Emre Enstitüsünün başında olan genç çalışkan bir kardeşim...

Budapeşte'de kaldığımız süre içinde Yunus Emre Enstitüsünün kapılarını bizlere açıp en güzel şekilde ev sahipliği yapan Yakup kardeşimin Macar gençlerin Türkiye'ye olan ilgisini ve sevgisini nasıl harekete geçirdiğine tanık olduk... Budapeşte'nin muteber bir semtinde bulunan ve muhteşem bir mimari dokuya sahip olan Yunus Emre Enstitüsü gün boyunca Macar gençlerin uğrak mekanıydı…

Gördüğümüz tablo bende şöyle bir his uyandırdı: "Bir kişinin yaptığı doğru ve güzel işin yansıması binlerce olabiliyor!”

Demirperde ülkesi olmanın izlerini hâlâ taşıyan, kendi içine kapalı ve ekonomik olarak oldukça sıkıntılı olan Macar halkının gençleri için bir umut kapısı olmuş bu mekan...

Başkan'ımızın Macaristan ziyareti ve Gül Baba türbesinin açılışındaki çoşkulu sevgi gösterisi beni Yakup Gül kardeşimin ismini zikretmeye itti…

Bu sabah Star gazetesi köşe yazarı Halime Kökçe'nin "Bir Çocuğun Gönlüne Girebilmek Bazen Ülke Fethetmekir" başlıklı yazısı duygularımı teyid etti...

Kolay gelsin sevgili Yakup kardeşim ve senin gibi tek başına ülkesini en doğru şekilde temsil eden bütün kardeşlerime selam olsun!

KADEM VE YENİ BAŞKANI SALİHA OKUR

Genç yaşımdan beri -yetiştirilme tarzımdan mı yoksa karakter yapımdan mı bilemiyorum- nerede bir haksızlık görsem onu defetmek için üzerine çullanırım; nerede bir hayır işi varsa balıklama dalarım ve önlenemez enerjimle bir şekilde bu alanlarda birşeyler yapma, soruna çözüm bulma derdine düşerim… İşte bu yüzden özellikle kadın sorunlarının çözülmesi için kurulmuş derneklerde genç yaşımdan itibaren yer aldım… Örneğin, seküler bir anlayış ile yaşadığım günlerde kurulan KADER derneğinin 6 numaralı kurucu üyesi olarak uzun yıllar çalıştım… Yıllar içinde yolum değişince, çalıştığım STK’lar da değişti...

Son yıllarda KADEM’in (Kadın ve Demokrasi Derneği) kurulmasıyla doğal bir akış içinde koşa koşa giderek oraya üye oldum… Yapacakları projeler beni heyecanlandırdı ve çalışmalara katılmak, yeni projelerde yer almak için beklemeye başladım… Bu süreç içinde maalesef birlikte bir çalışma yapma imkanını bulamadık - nasip değilmiş diyelim…

Elbette yaptıkları tüm güzel işlerde elimden geldiğince yanlarında oldum ve olmaya devam edeceğim… İşte bu şiarla KADEM'e yeni başkan olarak atanan Saliha Okur'a hayırlı olsun ziyaretinde bulundum… Bir kahve içme süresinde de olsa samimi ve beni tekrar heyecanlandıran bir konuşma yaptık...

Genç yaşına rağmen oldukça donanımlı olan Saliha Okur kardeşime yolun açık, sevapların bol olsun duasıyla kolay gelsin diyorum…

İnşaallah Rabbim bizleri güzel işlerde, hayırlarda buluştursun...

NOT: Son günlerde ihtiyaçlarımızı karşılamak için markete gitmekten kaçar hale geldim… Her gidişimde mutlaka sinirlerimi zıplatacak bir durumla karşılaşıyorum… Neredeyse paranoyak oldum… Raf fiyatı ile kasa aynı mı, hangi markette hangi ürünün fiyatı daha uygun, gramajlarda azalma var mı, kalitede bozulma var mı… Son açıklamalara göre indirim kararı alınmış da… Acaba önce bindirip sonra indirim mi olacak hep olageldiği gibi… İşte kafamı kurcalayan deli sorular… Eyvah! Evde tuvalet kağıdı bitmiş! Yine markete gitmek zorundayım...

Diğer Yazıları