Yaşam

Aile içi şiddete sessiz kalmayan iki kadın kabus gibi geçen yılları anlattı!

Annesinden gördüğü şiddetten çocukluğundan beri kaçmaya çalışan 35 yaşındaki E.B yaşadığı dehşeti anlattı. Yanına 15 yaşındayken sığındığı abisinin tecavüzüne uğrayan talihsiz kadın, ne olduğunun farkına varmadan babası tarafından ‘ailenin haysiyetini temizlemek’ maksadıyla hiç sevmediği birisiyle nikahlandırıldı. Kocasının babasıyla ilgili itirafı karşısında ise genç kadın neye uğradığını şaşırdı.

Şiddet gören kadınların yaşadıklarını kesinlikle gizlememesi gerektiğini belirten uzmanlar, saklarlarsa bunun şiddeti uygulayanın yanına kar kalacağına dikkat çekiyor. Destek görerek yeni bir hayat kurmayı elde etmiş kadınların anlattıkları, aile içi şiddetin nerelere varacağının korkunç boyutlarını gözler önüne serdi. Mücadele eden kadınlar bugün evlatlarının aynı zorlukları yaşamaması için bir yandan psikolojik tedavilerini sürdürürken diğer yandan da çalışıp, kimseye muhtaç olmadan kendi ayakları üzerinde durmayı öğreniyor.

Şiddete karşı sessiz kalmayarak çabalayan kadınlar yeni bir hayat kurmak için büyük emek sarf ediyor. Yaşadıkları ağır travmayı aldıkları desteklerle geride bırakmayı başaran şiddet mağduru iki kadın dehşet yıllarını anlattı.

ŞİDDET MAĞDURU KADINLARIN YÜREK BURKAN HİKAYELERİ

Çocukluğundan beri annesinden gördüğü şiddetten kaçmaya çalışan 35 yaşındaki E.B, hayatını altüst eden anlarını 15 yaşındayken yanına sığındığı abisinde yaşadı. Abisinin tecavüzüne uğrayan talihsiz kadın, daha ne olduğunu anlamadan babası tarafından ‘ailenin haysiyetini temizlemek’ maksadıyla hiç sevmediği birisiyle nikah masasına oturtuldu. İntihara kalkışan E.B, yine de evlenmekten kaçamadı.

Eşi ve ailesinden şiddet gören H.G ise, annesi vefat ettikten sonra babası yeniden evlendiğinde henüz 4 yaşındaydı. Üvey annesinden şiddet gören H.G.'nin okumasına izin verilmedi. Baba evindeki şiddetten kurtulsun diye akrabaları, 17 yaşında evlendirdi. Akraba evliliği yapan H.G, eşi ve ailesinden de şiddete maruz kaldı. Şiddetin küfür ve hakaretle başladığını ifade eden H.G, çocuklarını görmek istediğinde bile dayak yediğini söyledi. 5 yıl evli kalan ve 13 yıldır ayrılmaya çalışan genç kadın, 9 ay sığınma evinde kaldı. Şimdi bir iş bulan genç kadın, kendisine yeni bir hayat kurdu. Talihsiz kadının en büyük hayali de evlatlarıyla yaşamak ve 5 yıldır her acısını yazdığı günlüğünü, diğer kadınlara cesaret olsun diye kitap haline getirmek.

“ANNEM SİNİRLİYDİ, SÜREKLİ ŞİDDET UYGULUYORDU”

Kabus dolu bir çocukluk yaşadığını anlatan iki çocuk sahibi E.B, “Ben 1,5 yaşındayken annem ile babam boşanmış. Annem, babam şiddet uyguladığı için ondan nefret ediyordu. Şiddet dolu bir çocukluk yaşadım. Üç kardeştik, en küçükleri bendim. 16 yaşına gelen evden kaçıyordu. Annem öfkeliydi, sürekli şiddet uyguluyordu. Niçin şiddet uyguluyordu bilmiyorum, babamla yaşadıkları problemlerin ve kardeşlerimin gitmesinin acısını benden çıkarıyor olabilir. Küçücük bir sebepten dolayı bile dövüyordu. Artık nefret etmeye başlamıştım, abim başka bir ülkede yaşıyordu, kurtulmak için onun yanına gittim. Kendisi de kaçıp gitmişti. Sığındığım abimin yanına gidince tecavüzüne uğradım, adımı kötüye çıkardılar. Anneme söyledim, ‘benim oğlum öyle bir şey yapmaz’ dedi. Suçlu ben çıktım, ‘birileriyle birlikte olmuş’ oldum. Beni ‘ailenin haysiyetsizliğini’ kapatmak amaçlı birisiyle nikahlandırdılar. 3 gün içinde karar verildi ve evlendim” diye konuştu.

'KOCAM, BABAMLA BERABER OLDUĞUNU ANLATTI'

Evliliğinde yaşadıklarını anlatan E.B, şöyle konuştu:

“İlk çocuğum doğdu, 1,5 yıl sonra ikinci çocuğum dünyaya geldi. İkinci çocuğum 2 aylıktı kocam bana babamla beraber olduğunu anlattı. Çocuklarımın babasına, ‘ben babasız büyüdüm, çocuklarımın babasız büyümesini istemiyorum, baba figürü olarak kal, ben de anneleriyim ama sen bana dokunmayacaksın’ dedim. Kabul etti ama bir yere kadar zaman geçtikçe annesine ‘beni yanına almıyor’ diye şikayet etti.”

YAŞADIKLARIMI UNUTMAK İSTİYORUM

7 senedir kendisine yeni bir hayat kurduğunu belirten genç kadın, yaşadıklarını atlatmak için psikolojik tedavi görüyor. E.B. en büyük hayalini ise şu sözlerle anlattı;

“Unutmak istiyorum yaşadıklarımı. Çünkü hayatımda çok büyük etkileri var. İkili ilişkilerde güven sıkıntısı yaşıyorum, kimseye güvenemiyorum. Güçlü olmam lazım çünkü çocuklarım için bir şeyler yapmadan ölmek istemiyorum. Çok yorgunum ama yaşadıklarımı kimse bilmez.”

"KADINLAR ‘BAŞARAMAM’ DİYE DÜŞÜNMESİN"

Şiddet görüp, ayrılmaya cesaret edemeyen kadınlara da seslenen E.B, “Yalnız kalınca mutsuz olacaklarını düşünmesinler. Daha mutlu olurlar, ‘başaramam, el alem ne der’ gibi düşüncelere de kapılmasınlar. 1 lira için yerlere bakıp gezdiğim, evimin kirasını, faturaları ödeyemediğim günler oldu. Simit aldığım zaman içini bugün, dışını ertesi gün yiyordum. Zorlukları yaşamadan da bugünün kıymetini bilmiyorsun. Yapacağıma inandım ve başardım. Vazgeçmedim, şu anda güzel bir evim var, sakin ve huzurlu yaşıyorum. Kendi işimi kurdum ama daha çok şey yapmam lazım” şeklinde konuştu.

HER ŞEY BABASININ YENİDEN EVLENMESİYLE BAŞLADI

H.G’nin gördüğü şiddet ise annesi öldükten sonra babasının yeniden evlenmesiyle başladı. 3 kardeş olan ve varlıklı bir aileye sahip H.G, üvey annesinin kendilerini dövüp, babalarına vücutlarındaki morluğu ‘düştü’ diye açıkladığını belirtti.

Üvey annesinden odunla dayak yediğini söyleyen 36 yaşındaki H.G, “Annem kanserden vefat etti. Ben 4 yaşındayken babam tekrar evlendi. Üvey annem ilk başta iyiydi, sonra bize kötü davranmaya başladı, şiddet uyguladı. Babamıza anlatmamız halinde bizi öldürmekle tehdit ediyordu. Bir defasında kafama taşla vurmuştu, kanadı. Derin bir yara açıldığını hatırlıyorum. Kan durmadı, babama düşüp kafamı taşa vurduğumu söyledi” ifadelerini kullandı.

"HEM FİZİKSEL HEM PSİKOLOJİK ŞİDDET GÖRDÜM"

Evleneceği kişiyi hayatında bir kez gördüğünü söyleyen H.G, “17 yaşına geldiğim zaman akrabalarım beni evlendirmek istedi, kaçış olarak düşündüler. Ama evliliğimde de hem psikolojik hem de fiziksel şiddet gördüm. Akrabam olduğu için zarar gelmeyeceğini zannettiler. Üvey annemden kurtarmak için beni evlendirdiler. Evlenmeden önce sadece bir kez gördüm. Babam evlenmemi istemedi ama akrabalar her şeyi yaptı. Yaşım küçük olduğu için evlilik hayalim yoktu. Arkadaşlarım çeyiz olduğunu söyledi, üvey annem bana çeyizlik hiçbir şey yapmadı. Evliliğimde ilk şiddet ‘neden bunu yapmadın’, ‘şunu niye böyle yaptın’ diye ailesinden başladı. Önce bağrışmalar oldu, sonra fiziksel şiddet gördüm, dövüyorlardı. Daha sonra en ufak bir şeyden bahane üretip dövmeye başladılar. Kayınpederim, görümcem, kaynım beni döverken eşim hiçbir şey yapmıyordu. Evlendiğimiz zaman ailesiyle yaşamaya başladık. Çocuklarım olunca onları bana göstermemeye başladılar, onları görmek istediğimi söyleyince daha çok şiddet gördüm” diye konuştu.

"AİLEME SÖYLEDİM AMA..."

Ailesinin kendisine sahip çıkmadığını ifade eden H.G. “Şiddet gördüğümü ilk başta aileme söylemedim. Evlendiğim için babam benimle iletişimini kesti, hiç görüşmedi. Halama, amcama ve babaanneme sonra söyledim ama bana ‘böyle şeyler olur’, ‘bu da geçer’ dediler. Onlar şiddeti normal karşıladı. Senin dayanılmaz noktaya geldiğini, görmüyorlardı” dedi.

İNTİHARA KALKIŞIRKEN BİR KADIN HAYATINI KURTARDI

13 yıldır ayrılmaya çalıştığını aktaran H.G, ilk seneler maddi imkansızlıklar sebebiyle dava açamadığını vurguladı.

H.G, “Ailemin maddi durumu iyi olmasına rağmen bana destek olmadılar. Çalışmaya başladım, babaannem de psikolojik şiddet uyguluyordu. Onun yanına geldim 2 ay sonra beni yeniden evlendirmek istedi. Artık son noktaya gelmiştim, canıma kıymaya çalıştım. Her yönden dayanılmaz bir noktaya geliyorsunuz. Tam hayatıma kıymak üzereyken komşumuz olan bir kadın bana sahip çıktı, intihar etmeme engel oldu. Bana kızı gibi davrandı, şehir değiştirdik. Yeni bir hayat kurdum, olan ailemle iletişimimi kestim” şeklinde konuştu.

"YAŞADIKLARIM HAYATI ÖĞRENMEMİ SAĞLADI"

Kardeşinin çağırmasıyla onun yanına gelen H.G, bir süre sonra anlaşamadığı için sokakta yaşamaya başladı. Ardından sığınma evine yerleşen H.G, “Sığınma evinde kalırken kendimi geliştirmek için kurslara gittim. İlkokul mezunuydum, açıktan eğitimime devam ediyorum. Belli bir süre kaldıktan sonra sığınma evinden ayrıldım. Şimdi çalışıyorum, kendi ayaklarımın üstünde duruyorum. Çocuklarımla bir hayat kurmak istiyorum. Yaşadığınız acılar size hayatı öğretiyor, güçlü olmanızı sağlıyor” diye konuştu.

5 SENEDİR YAŞADIĞI HER ACIYI YAZIYOR

5 senedir yaşadığı her acıyı yazdığını söyleyen H.G, “Deste deste peçete yazıları var, 2 defter bitirdim. Sayfalarla dertleşiyorum, yazdığım zaman sanki karşımdaki beni dinliyormuş gibi mutlu oluyorum. Bugün buralara geldiysem kan bağı değil, can bağı olan insanlar sayesinde geldim” dedi.

KADINLARA SESLENDİ: KORKMAYIN

Şiddet gördüğü halde evliliğini bitiremeyen kadınlara seslenen genç kadın, “Korkmasınlar, bir yerden sonra kendinizi güçlü hissedeceksiniz. Kadın istedikten sonra her şeyi yapabilir. Her zorluğun üstesinden gelebilir” ifadelerini kullandı.

PSİKOLOG KARAAHMETOĞLU: ŞİDDETE SESSİZ KALMAYIN

Eyüpsultan Aile Danışmanlığı ve Eğitim Merkezi Birim Sorumlusu ve Klinik Psikolog Berat Karaahmetoğlu da eşinden veya bir yakınından şiddet gören kadınlara önerilerde bulunarak, yapılması gerekenleri anlattı.

Karaahmetoğlu, “Kadına şiddetin nedenleri arasında kişinin içsel problemlerinden kaynaklı karşı tarafı ezme çabası, ekonomik sorunlar, aile içinde şiddetin öğrenilmesi bulunmaktadır. Kadına şiddet temel hakların ihlalidir yani büyük bir suçtur. Psikolojik ve fiziksel olmak üzere iki türlü şiddet var. Şiddete uğrayan kişide travmatik sonuçlar ortaya çıkıyor. Kişi kendini değersiz hissediyor, özgüveni düşüyor yoğun korku ve panik yaşıyor. Yoğun korku ve panik hali psikolojik sorunlara neden oluyor. Depresyon, intihar düşüncesi, kaygı bozukluğu bunlardan bazıları” dedi.

"YAPTIRIMLARIN ARTMASI GEREKİYOR"

Şiddeti önlemek için hem bireysel hem de toplumsal olarak çalışmak gerektiğini vurgulayan Karaahmetoğlu, “Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) bir araya gelmesi, kadın dayanışma derneklerinin sayısının artması lazım. Şiddete yönelik farkındalık çalışmalarının daha fazla yapılması gerekiyor. Hukuk açısından da yaptırımlar artırılmalı” ifadelerini kullandı.

"ŞİDDETİ GİZLEMEYİN"

Şiddete maruz kalınca kesinlikle bunu gizlememek gerektiğini vurgulayan Karaahmetoğlu, “‘Çocuklarım var’, ‘kocam beni seviyor’ diye düşünmeyeceğiz. İlk başta en yakınlarımıza, şiddete uğradığımızı söylemeliyiz. Şiddeti gizlerseniz uygulayanın işine gelir. Emniyete gidip durumunuzu anlatıp, destek isteyin. Gerekli önlemler alındıktan sonra da muhakkak psikolojik destek alınmasını öneriyorum” diye konuştu.

DHA

Sitene Ekle