9 Nisan 2020
9 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
3 sa 41 dk
Öğle'ye kalan süre
İmsak 04:58 Güneş 06:27 Öğle 13:11 İkindi 16:50 Akşam 19:44 Yatsı 21:08

İzzet Çapa

Ahmet bunlara verecek bir cevabın var mı?

Çınar Oskay’ın diken com. tr’de yayınlanan röportajını okudunuz mu…

Hürriyet’in Demirörenler’e satışı ve kendisinin gazeteden apar topar gönderilişiyle ilgili çok önemli detaylar var elbette…

Ama asıl Ahmet Hakan’la ilgili çok önemli saptamaları var Çınar’ın…

Çok ağır tespitler…

Mesela diyor ki…

‘Ahmet satıştan sonra aylarca aramamış Aydın Bey’i. Demirörenler geldiğinde yöneticilerle tanışma yemeği oldu. Gergindik çoğumuz. Ahmet Hakan güle oynaya geldi, Yıldırım Demirören’le önceden iyi tanışıyor gibiydi. Ve ilk iş tavla konuşuldu, biliyor musunuz? Yine tavla oynanmış!’

Hakikaten öyle mi…

Yıllarca birlikte çalıştığın patronlarına en ufak bir vefa göstermedin mi Ahmet!

Bir telefon bile açmadın mı…

Sonra diyor ki…

‘Ben mutfaktan gelen biriyim. Ahmet’in nasıl bir gazete yapabileceğini aşağı yukarı tahmin ediyordum. Başlıkları toparlayacağını, içeriğe bir şekilde zekasının yansıyacağını öngörüyordum. Manşetler fena değil, sayfayı tutuyor. İç sayfalara da biraz renk geldi. Fakat genel vizyonu sandığımdan çok zayıf çıktı.

Getirdiği yazarlar ve sonrasında kadın gazetecileri duyurma biçimi vahimdi. Gazetenin kadınlara verdiği önemi “Hürriyet’e kadın eli değiyor” başlığıyla duyurursanız, değişen dünyayı, onca yıldır yandan kaynak yapmaya çalıştığınız moderniteyi hiç anlamamışsınız demektir.

Şiraze de tutmuyor artık sanırım. “Üç gün şöyle yazayım, iki gün böyle yazayım, üç kutuda iktidarı övüyorsam bir kutuda da muhalefeti öveyim” diye tombalacı numaralarıyla gazetecilik yapınca şiraze kaçıyor, saçmalıyorsunuz.’

Ne diyeceksin Ahmet!

Var mı bir cevabın…

Peki ya bunlar…

‘Ekranda gördük geçenlerde. Cumhurbaşkanı bile şaşırdı bence bu kadarına, gülümsüyordu. Böyle yaparak konumunun hakkını vermiş oluyor ama zeka düzeyini o kadar düşürüyor ki bahsettiğimiz tarz bir strateji kurma şansı kalmıyor. Sadece yukarıya “Bakın, kendimi ne güzel kullandırıyorum” demiş oluyor. Artık eleştirilerden, hakaretlerden de rahatsız olmadığını düşünüyorum, tersine bunları kullanıyor olabilir.’

Vay be Ahmet…

Artık rahatsız olmuyor musun eleştirilerden…

Umursamıyor musun hakkında söylenenleri…

Nerden nereye geldin be Ahmet…

Sen bu yolda devam et...

Yorumlar
Diğer Yazıları